Yorumcu Mehmet Demirkol, beIN Sports Haber'de yayınlanan beIN Manşet programında gündeme dair açıklamalar yaptı. İşte Mehmet Demirkol'un değerlendirmeleri...
Obi Mikel büyük bir direnç noktası değildi. Topu iyi dağıtan oyuncuydu, pozisyon almayı iyi bilen oyuncuydu. O eski Obi Mikel değil ama varlığı etki ediyor. Orta sahada opsiyonlar var, Obi Mikel yok ama Sosa, Guilherme ikilisi bile olabilir hatta Sosa, Ndiaye, Guilherme 3'lüsü bile olabilir.
En kötü şey, şampiyon olamayacağına, bizi şampiyon yapmayacaklarına inanmaktadır. Buna inandığın anda iş biter. Toparlayamazsın. Başkan çok bıkkın gibi konuşuyor. Ben bu bıkkınlığı Ersun Yanal'ın konuşmalarında da duyuyorum aynı şekilde. Ve Fenerbahçe'nin futbolunda da görüyorum.
VAR odasının medyaya sızdırılması konusu var. Kim sızdırıyor? Neyi, nereye, nasıl sızdırıyor? Bazı gazetelerde çıkan 'Şöyle oldu, böyle oldu' haberleri mi? 6 hafta önce Mustafa Cengiz de aynı şeyi söylüyor. Geçen sene, şampiyon olana kadar bütün sezon söylediler. Abdürrahim Albayrak 'Kayıtlar var elimde!' diye söylüyordu. Ben desem aynı şeyi, bitmiştim. Sadece işimden falan olmaz, davalık olurdum. Kazandıkça her şey güzel, kaybettiğin anda problem oluyor.
45+1'deki poziyonda, Seri'nin eline top çarptığında, Hala 'El yok.' diyenler de var. Bir VAR incelemesi şart değil mi? Ben de diyorum ki, 'Burada VAR mı çağırmadı, hakem mi gitmedi?' Ben diyorum ki, 'VAR çağırdı', sen diyorsun ki 'Hakem gitmedi mi?' Diyorum ki, anlatın. Şöyle oldu, böyle oldu. O çağırdı, o duymadı. O çağırdı, bu gelmedi. Hangisi? Bunu açıklamakta ne gibi bir sakınca var? Ben bunu anlamıyorum. Bilgi akışı olmadan, şeffaklık olmadan bu iş olmaz.
İşin etrafı şu, herkes aynı federasyon başkanına oy veriyor. Aday da yok. Bir sonraki seçimde yine 1 aday çıkacak ve hep beraber ona saldıracaksınız. O sırada bir günah keçisi seçiyorsunuz, siz de seçmiyorsunuz, atanıyor neredeyse.
Başkanın gene söyledikleri arasında şöyle bir şey var: 'Yöneticiler bir kanalda açık oturum yapsınlar.' Ya bunlar siyasi parti değil ki... 'Mustafa Cengiz beni ikna etti, ben artık Galatasaraylı oldum' mu diyeceğim?
Şu andaki muhabirlik denilen şey, kendini taraftara beğendirmek üzerine ilişki kuruldu. Ben muhabir arkadaşlarımızı suçlamıyorum burada. Yalnız bırakılıyorlar çünkü. Benim çalıştığım gazete boykot yedi, muhabir arkadaş öldü, bitti. 6 ay sonra, o haberi yalanlayan Abdurrahim Bey, çıktı, 'Evet, Gomis bundan oynamıyordu.' dedi. Ne yapsın adam? O muhabir ne yapsın? Adamı perişan ettin. Gazetecilikte soru sormak diye bir şey yok artık. Sormamak üzerine kurulu her şey...
Alper Ulusoy, bu hafta maç aldı mı? VAR hakemi aldı mı? Niye? Birisinden birisinin hatası yok çünkü. Eğer pozisyonda penaltı yoksa ikisinin de hatası yok. O zaman niye maç almıyorlar?
Türk hakemliğinin en önemli problemlerinden biri şudur, olay mahaline, koşarak gitmeyin ya. Adamın nabız 180, orada düşmüş, kalkmış, sen adamın üstüne koşarak gidiyorsun. Benim nabzım 180 olsa, bana sen koşarak gelsen, ayağımı çıkarırım. Gidilmez koşarak.
Falcao oynayacak mı, oynamayacak mı'dan çok, 'hakem kim olacak?' diye merak edenler, kim gelirse gelsin itiraz edecekler var. Öbür taraftan, neredeyse bunun için uğraşan, kapalı, atamalarıyla soru işaretleri yaratan bir MHK var.
Fenerbahçe'de asıl hata, savunmasının sol ikilisinin ideal oyuncular olmayışı. Bir istikrarları yok. Marcao'yu beğen ya da beğenme ama bir istikrarı var. 'Şimdi patlayacak!' demiyorsun sürekli. Fenerbahçe'deki bir diğer problem, Muriqi'yi yedekleyememiş olması. Belli dönemlerde krize girmesi gayet normal. Ayakları titriyor şu anda. Vedat'ın yeri çok garanti'. Olmaz öyle iş. Sturridge geldikten sonra Sörloth başka oyuncu oldu mu olmadı mı? Bir sendeledi, sonra uçuşa geçti.
Duyurulmuş ki: Suat Arslanboğa, en azından bu sene Süper Lig'de maç yönetmeyecekti. Ligin bitmesine 12 hafta kala, her nasıl olduysa, herhalde bu dönemde alt liglerde yönettiği maçlardaki üstün başarıları sayesinde yeniden bu payeye yükseltildi.
Faruk Süren'in tüzükle ilgili açıklamaları üzerine Mehmet Demirkol: "Şey diyebilirler, 'Mustafa Cengiz iyi yaptı, şöyle, böyle yaptı.' Ama bir de tüzük var. Yasanın bir tarafından delik açmaya başlarsan, orası gider. Kuralı bugün uygulamazsan, yarın senin aleyhine aynı şeyi yaparlar."
Haaland, aynı yaşta oldukları döneme göre Ibrahimovic'in iki katı şu anda. Üstelik, 1 senede bu noktaya geldi. Ibrahimovic, 2002 Dünya Kupası'nda İsveç'in elenme nedeni olmuştu.
Jürgen Klopp'u bu kadar sinirli görmüş müydün hiç? Hakem değil bence, Atletico'nun bu oyununa karşılık verememiş olmak onu sinirlendirdi. 0 isabetli şut. Atletico açısından iyi mi oldu kötü mü oldu bilemiyorum. Rövanşta uyuyan devi uyandırmış mı olacaklar yoksa hakikaten deve kelepçeyi taktılar mı?