beIN Sports Haber'de pazartesinden perşembeye kadar hafta içi her gün yayınlanan beIN Manşet programında Galatasaray'ın 1-0 kazandığı Akhisarspor maçını değerlendirdi.
Maçın adamı son 10 saniyeyi çıkarırsan Lukac, muhtemelen Galatasaray açısından da en çok eleştirilecek oyuncuların başında Mitroglou olacakken bir anda tam tersine döndü. Büyük takımların hikayeleri böyle hikayelerle dolu. Sezonun sonunda bambaşka bir hikayenin başlangıç noktası da olabilir.
Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin tarihini oluşturan onlarca, yüzlerce hikaye var. Galatasaray'ın şampiyonluk mücadelesindeki en büyük avantajı da o. Başakşehir'in hiçbir hikayesi yok. Dezavantajları bu. Olamaz da.
Galatasaray'ın kulübesine bak, sahadaki, oyuncularına. Bir de Başakşehir'in bak. Muhtemelen Başakşehir'de daha fazla Galatasaraylı vardır. Muhtemelen öyledir. Aradaki fark bu. O yüzden, Başakşehir'in en çok bunun eksikliğini yaşayacak. 10 yıllık bir şeyi, üst üste kuramazsınız. Son dönemeçlerde çok yaşadılar. Galatasaray açısından travmatik bir final oldu.
Hepimiz hayatımızda benzer şeyler yaşamışızdır. Belli bir mücadeleye girersin ve bu seni fazla zorlar. Fazla motive olursun. Uzun yol kazalarının büyük bir yüzdesi son 100 kilometrede oluyor. Bitiyor, artık, geçti, atlattık diye. Lukac'ın hatası ona benziyor. Karşıda da tam tersi var. Böyle bir taraf var. Oyundan ziyade bu.
Galatasaray'ın oyununa bakarsak, son birkaç haftadır niye övüyorduk; Galatasaray, son dönemlerde çok orta yapmıyordu. Galatasaray, pasla girmeye çalışıyordu, dün ortaya döndüler. En fazla topa sahip oldukları ve orta yaptıkları maç oldu. Yorgunluk, zemin, hava şartları, Mitroglou'nun varlığı, Akhisar'ın katı savunması, arkadan oyunu kuramama olabilir.
Fakat, Galatasaray kendi oyununun dışına çıktı. Buna rağmen Mitroglou'nun atabileceği bir gol var. Lukac orada iyi yer kapattı. Var 1-2 pozisyon. Galatasaray'ın oyun olarak kendi iç saha standartının dışındaydı.
Bence Mitroglou - Diagne, Diagne - Sinan ikiliye dönmek daha başarılı, daha iyi olacak. Daha çok var ama önümüzdeki 5 hafta belirleyici. Başakşehir'in çok zor bir fikstürü var. Malatya, Fenerbahçe, Kayseri, Konya, Beşiktaş. Yerlerini karıştırıyor olabilirim. Bu 5 kritik maç. Galatasaray'ın bu süreçte ne kadar puan toplayacağı önemli. Çünkü bilemiyorsun, iç saha dış saha. Ne olur biter. Bu 5 haftada Başakşehir'in kaç puan toplayacağı, Galatasaray'ın onu ne kadar kovalayabileceği onlar çok kritik. Bu 5 haftada bence hoca 2 santrafora döner.
Bu önümüzdeki 5 hafta, ligin kaderini belirleyecek. Başakşehir 5 maçtan galibiyetle çıkarsa, söyleyecek bir şey kalmaz. Ama burada ciddi puanlar kaybedebilir. Çok zor 5 maç. Burayı nasıl dönecekler merak ediyorum. Ben zorlanacaklarını düşünüyorum, açık söyleyeyim.
İkinci yarıda baskının artmasının iki nedeni var. Birincisi, Emre Akbaba iyi futbolcu, hiç kuşku yok. Zor sakatlıktan çıktı, psikolojik açıdan da zor bir sakatlık. Kırıktan dönmek kolay bir şey değil. Bir taraftan da kendi oyunu var. Emre'nin önü açık olduğu zaman başka bir oyuncu.
Emre 8-10 numara olarak düşünülüyor, bunları oynar kabul ediyorum ama önü açıkken sağ, sol kanatta o zaman pozisyona girmesi, iş yapması, gol atması, asist yapması daha kolay. Orada daha parlak bir oyuncu. Biraz daha önü açık olması lazım. Uç oyuncu olacak, akıncı. Bence orada daha farklı. Her yerde iyi oyuncu. Oyun zekası yukarıda.
İkincisi, Ndiaye'nin yapamadıkları, Selçuk'un yaptıklarıyla alakalı ikinci yarıdaki baskının artması. Ndiaye'nin temel oyuncu olmadığını düşünüyorum Galatasaray'da, çok iyi yardımcı oyuncu. Geriden oyun kurmaksa işi yapamıyor. Önder Özen de güzel açıkladı, o pozisyon kontrol çıkar, kontrol çıkar. Fernando'nun bütün numarası o. Kontrol etmeden çıkarıyor. Ndiaye dürtüyor, dürtüyor, dürtüyor. Yardımcı oyuncu işte. Bağlantı oyuncusu.
Hücumdaki kimse o oyuncu, Belhanda, arkadaki oyuncu Fernando, bağlantı oyuncusu Ndiaye. Esasında karta çok yakın oynuyor. Büyük takım avantajını yaşamıyor olsa çok kart görür. Büyük takımlarda vardır böyle oyuncular. Daha az kart görürsün. Sertlik dozunu da artırabilirsin. Erken faullerde işin daha kolaydır.
Selçuk İnan, bir noktada geçen sene belki, artık Galatasaray defterini kapatıp kapatmama noktasına geldi. Ondan sonrası bu tip oyuncular için kendine yeni bir oyun bulma işi. Belli bir yaş ve belli bir fizik durumundan sonra. Ayağın iş yapıyor, beynin iş yapıyor hala. Kendine yeni bir oyun bulman lazım. Bu yedek olur. Hoca sende onu görüp böyle bir rol biçmeli. Bu son 2 haftada Selçuk İnan için olumlu şeyler söylemek mümkün. Galatasaray taraftarı, son 2 haftada Selçuk İnan ile ilgili hiçbir şikayette bulunmuyordur.
Akhisar ilk yarıda koşturuyordu, ikinci yarıda koşturamadı. Çünkü, Selçuk topu daha doğru dağıttı. Çünkü, baskılaması gereken oyuncu sayısı arttı. İş daha zorlaştı. Top daha hızlı çıktı savunmadan. Akhisar'ın yerleşmesi zor oldu. Zor olduğu için de çıkamadı diyebiliriz. 1-2 maçta belli olmaz da diyebiliriz. Hangisi daha doğru, onu zamanla göreceğiz.
Fakat, Selçuk şu an için iyi bir piyango. Devre arası gelen kondisyoner ile alakalı olabilir. Zeki oyuncular yeşili hala seviyorlarsa, bazısı sevmiyor, sıkılıyor. Ben bunu gördüm. Dünya Kupası finali oynanıyor, adam kafayı çevirip diğer tarafa bakıyor. Sıkılmış artık. 8 yaşından beri orada.
Bazısında bitmiyor o sevgi. Ölene kadar devam ediyor. Ağabey, hala neyin peşindesin. Paraya mı, şöhrete mi ihtiyacı var, seviyor. Selçuk onun kararını verecek. Hangisi? 40 yaşına kadar oynarsın kendine iyi bakarsan. Sadece gece uykuna dikkat etmek, gıdanı almak değil ki. Bunun psikolojisi de var.