Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, hükümetin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sektör temsilcileriyle yaptığı toplantılar sonrasında bir plan belirledi. Bakan Ersoy'un planı şu şekilde;
Koronavirüs sonrası kademe kademe rahatlama yaşanacak sektörlerin başında gelen turizm için yol haritası belli oldu. Hükümetin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sektör temsilcileri ile yaptığı toplantılar sonrasında belirlenen yol haritasına göre, oteller önlemlerini alarak mayıs sonu açılmaya başlayabilecek. Otellerde açık büfenin açılmaması, kapasitenin yarısının kabul edilmesi ve her şey dahil sisteminden uzaklaşılıp butik hizmet verilmesi planlanıyor. Virüs sonrasında sadece otellerde değil bölgedeki restoran ve eğlence mekanlarında da bazı tedbirlerin alınması planlanıyor. İşletme girişlerinde muayene, özel kıyafet ile servis, sandalyelerde azaltma ve maske kullanım şartı gibi önlemler alınması bekleniyor. Bazı oteller, aileye özel bina ve sahil seçeceği sunabilecek. İşletmelerde sağlık personelinin sayısı da arttırılacak. Sağlık personelinin 7/24 otelde bulunması sağlanacak.
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, salgınla mücadelede bir sürpriz yaşanmazsa iç turizmi mayıs ayı sonunda başlatmayı düşündüklerini söyledi: "Böyle giderse ve gidişatta sıkıntı yaşanmazsa mayıs ayı sonu itibarıyle iç trafik başlayacak. Kontrollü iç hat uçuşlarıyla turizm sezonu açılacak. Bir sertifikasyon kurulu oluşturduk ve konaklamanın kurallarını belirledik. Çok kapsamlı bir kurallar bütünü. Konaklama tesisleriyle görüşmelerimiz sürüyor. Bu kurallara uymayı taahhüt edenlere sertifikasyon vereceğiz. Sertifikasyon alan tesisleri duyurarak, tatilciye 'Buralara gidebilirsiniz' diyeceğiz. Şehirlerarası seyahat ve iç hat seferleri de bu dönem başlayacak. Vaka açısından sıfır olan ülkelerle karşılıklı kapıları açabiliriz"
Kirasının içinde bulunduğumuz günlerde düşürülmesini talep eden kiracılar uyarlama davası açmak için şu koşullara dikkat etmeli:
1- Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalı.
2- Ortaya çıkan durumun kiracıdan kaynaklanmış olmaması gerekir. Örneğin, deprem, sel gibi doğal afetler.
3- Sözleşmenin imzalandığı sırada mevcut şartların, kiracı tarafından kira bedelini ödemesini istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olacak derecede değişmiş olması gerekir. Örneğin, günlük 1000 tane müşterisi olan bir işletme, buna göre 50 bin lira aylık kira öderken, koronavirüs sebebiyle günlük 100 müşteriye düştüğünde aylık ödemesinin yine 50 bin lira olmaması gerekir.
4- Kiracı, kira borcunu henüz ödememiş veya ödediği kira için dava açma hakkını saklı tutması gerekir.