Fatih Terim, maçtaki tartışılan penaltı pozisyonuyla ilgili, "O konuda konuşmak istemiyorum. Ben konuştuğum zaman ceza alıyorum. Biraz da ceza almayanlar konuşsun" açıklamasını yapmıştı
Bu sözlere içerleyen Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, pazar günü Terim'e cevap verdi:
"Ben herkesin vazifesini yapmasını bekliyorum, özelikle herkes vazifesini yapacak. Herkes vazifesini yaptığında saatin dişlileri gibi çarklar çalışacak ve geçmiş yıllarda olduğumuz gibi biz şampiyonluğa ulaşacağız. Hoca kendi açısından haklı olabilir. Bütün mesele az önce dediğim gibi kendi görevini yapması. Konsantrasyonunu bozmaması. Taraftarın, yöneticinin, teknik heyetin, oyuncuların, yönetimin de görevini yapması… Biz tabii ki hiçbir zaman sahada Galatasaray yönetimi ve kültürü olarak 'Neden şu kişi ilk 11'de, neden şu kişi 90 dakika oynuyor, neden şu kişi oyuna geç alındı?' bir yanlışın, bir müdahalenin içine girmeyiz. Galatasaray kültüründe asla müdahale yoktur. Tüm çarklar görevini yapar ve sonunda zafere ulaşır."
Habertürk'ün haberine göre; Mustafa Cengiz'in bu açıklamaları gündeme bomba gibi düşerken olayın perde arkası da ortaya çıkmaya başladı. Cengiz başkanlığındaki Galatasaray yönetiminin cumartesi gecesi Terim'in sözlerine kızarak takımla aynı uçağa binmediği öğrenildi.
Yaşanan gelişmelerin ardından birkaç gün içerisinde Galatasaray yönetimi ve Fatih Terim'in bir araya geleceği belirtildi. Bu toplantıda Mustafa Cengiz'in Fatih Terim'le görev tanımlarıyla ilgili konuşacağı öğrenildi. Florya'dan gelen haberlerde ise Fatih Terim'in Gençlerbirliği maçının ardından yaptığı açıklamada Galatasaray yönetimini değil diğer kulüpleri hedef aldığı ancak yanlış anlaşılma yaşandığı öne sürüldü.
Sözcü Gazetesi'nden Bahadır Çokişler, kaleme aldığı, "Bu yolun sonu ayrılığa gidiyor" başlıklı yazısında önemli bilgiler verdi. İşte dikkat çeken sözleri...
"Kim dünyayı kurtarmanın kolay olduğunu söyleyebilir ki; Terim ile çalışmanın kolay olmadığı gibi… “Megaloman. Kibirli. Çalıştığı yerde yöneticilerin hükmü yok” denmiyor mu? Ama her defasında kurtarıcı olarak takımın başına getirmediniz mi? “I love you hocam” diye şov yapmadınız mı? Kusura bakmayın ama… Hocanıza saygısızlık yapıldığında ticari bağlantılarınız nedeniyle yeterince güçlü ses çıkaramadığınız, hunharca cezalar verildiğinde ‘Dostlar alışverişte görsün' tarzı açıklamalar yaptığınız çok belli oluyor. Bu yüzden Terim'in çıkıp “Çok ceza aldım konuşamıyorum, biraz da ceza almayanlar konuşsun” demesine bozulmayacaksınız."
"Fatih Terim'den kabadayılık, kalabalıkta efendilik beklenmesi beni şaşırtmıyor. Yıllarca Galatasaray muhabirliği yaptım. Terim, her kötü gidişte taşın altına elini sokar, iyi gidişte yöneticilerin ön plana çıkmasına da göz yumar. Sonra yöneticilerin egoları su yüzüne çıkar ve sonun başlangıcı… Aslında hocanın maç sonrası çıkıp “Ceza almayanlar konuşsun” demesi beni şaşırtmadı. ‘Ağır abi' olması beklenen Terim bile patladı! O hep içine atan, susan ama yaşadıklarını sadece bakışları ile anlatan Fatih Terim gitmiş yerine ‘yalnız adam' görüntüsü veren Terim gelmiş gibiydi"
"Galatasaray, üst üste puan kaybedince gözler doğal olarak Terim'e çevrildi. Açıklamalarını iyi okumak lazım. Takım içindeki performanstan, kazanamamaktan, futbolcuların lakayıtlığından, çalıştırdığı takımlardaki oyun sisteminden uzaklaşıldığından bahsetti" “Güç mü kaybediyor” diyenlere inat konuştu. Haksız cezalara, başkanların hakaretlerine maruz kaldı. Ya yönetim? Hani birlik olma zamanıydı? Sosyal medyanın gazıyla, hocanın pek istemediği ve üst üste oynadığı zaman aşil tendonu ağrılarına maruz kalan Falcao'yu aldılar. Şimdi soruyorum: Fatih Terim'in transfer listesinden hiç mi ilk tercihi alınmaz?
"Fatih Terim yalnız başına mücadele ediyor. Formsuz olduğunu kabul ediyor ama kimse ona cennetten gül bahçesi vadetmemişti. Bu kadar sorumluluk üstlenirse bunlar da başına gelir. Başkan ve yönetim ile küskünlük devam ederse ki Ankara dönüşü uçakta hiç konuşmadılar; altını çizerek söylüyorum, bu yolun sonu ayrılığa gidiyor. Yönetim ile tekrar bağ kurulmalı ve futbolculara gerekirse neşter vurulmalı. Terim ‘Vurdumduymaz' lafını kime söyledi bilinmiyor. Ama hocam… Biraz fazla uzadı bu iş!"