Rakip takımla ilgili istatistiksel bilgiler, görsel sunum haline getirilen taktiksel ve bireysel davranışlar, sarı-lacivertli oyuncuların odalarındaki televizyondan izlenebilecek. Bunun için tesislerde özel bir sunucu ve 4K yayın yapan kapalıdevre kanallar olacak.
Oyuncular dinlenmek için odalara çekildiklerinde televizyonda 1. kanalda rakibin maçlarını, 2. kanalda ise rakiple ilgili video analizlerini izleyebilecek. Ayrıca her oyuncu, kendi pozisyonundaki rakip oyuncuyla karşılaştırmalı analizini görebilecek. Kocaman Türkiye'de ilk kez bu sistemi Konya'da uygulamıştı.
Rakip takımların ve oyuncuların, zaafları ve güçlü yanları istenilen her an izlenebilecek.
Uzun taktik toplantıları kısalacak. Futbolcuların konsantrasyon kaybı önlenecek.
Kamp ortamlarında oyunculara daha çok çalışma ve dinlenme imkanı sağlanacak.
Rakiplerin verileri görsel hale getirilecek, oyuncuların kavrama oranı yükselecek.
Fenerbahçe geçen yıla göre çok farklı bir formatta yeni sezona başladı. Sert antrenmanlar, değişen oyun sistemi ama bir türlü artmayan üretkenlik. Valbuena ve Dirar’a rağmen sarı lacivertliler hala orta alanda oyunu domine etmesine rağmen üretkenliği yakalayabilmiş değil.
Ya çok yetekenli bir sol kanat alıp Valbuena’ya orta alana kaydırmaları gerek ya da iyi bir orta saha oyuncusu almalılar. Bu da transfer piyasasına bakıldığında görülen yüksek ücretler nedeniyle kolay görünmüyor.
Fenerbahçe’nin Cagliari maçında gözler Eljif Elmas’ın üzerindeydi. 17 yaşındaki oyuncu topu her ayağına aldığında alkışlandı. Türk oyunculardan çok büyük bir farkı vardı. Topu ayağına alıp pas attıktan sonra hızla koşmaya başlıyor ve sürekli hareket halinde. Bu üst düzey futbolcu özelliği...
18 yaşındaki Oğuz Kağan da başka bir önemli yıldız adayı. Alman Ligi’nden bir kulüp Fenerbahçe’nin kapısını 4 milyon Euro’luk bir teklifle çaldı bile…O da bu sezonun sürpriz isimlerinden bir tanesi olacak. Bu iki oyuncuya bakında Fenerbahçe’nin geleceği parlak diyebiliyoruz
Valbuena sadece futbol yetenekleri ile değil saha içinde üstlendiği liderlikle de çok önemli bir rol üstlenmiş durumda. Cagliari maçında frikikten bir fol atarak sıkışan maçlarda skora katkı yapabileceğini de gösterdi.
Fenerbahçe’nin en büyük sıkıntısı ise gol atmak. Un var, şeker var, yağ var…Ama gol atamıyorlar…Sanki gol yollarına gelindiğinde o final pasını atmak imkansız hale geliyor. Orta alanda çok hızlı çoğalıp hücumda aynı şekilde çoğalamıyorlar. Golcüler kalabalık savunmaların arasında kayboluyor. Bunu Aykut Kocaman’ın çözmesi şart…
Volkan Demirel’in Kameni geldikten sonraki tedirgin halleri dikkat çekiyor. Şu durumda kale Kameni’ye doğru gidiyor gibi.
Ancak Aykut Kocaman bunu Volkan’ı üzmeyecek bir formülle yapacaktır. Avrupa’da Volkan’a, ligde de Kameni’ye şans vereceğini düşünüyorum.
Fenerbahçe’nin Terraneo ve Pereira döneminde kuruluna kadrosunda bazı mevkilerde çok oyuncu, bazı mevkilerde ise ya az oyuncu ya da oyuncu yoktu. Kötü kurulmuş bu kadronun hala acıları çekiliyor. Sarı lacivertlilerin 2 stoperi 4 tane ise 6 numarası var. Salih ve Mehmet Ekici’yi 8 numara olarak düşünebiliriz. Onlar da 6 numara oynayabiliyorlar. Aynı aslında aynı mevkinin 6 oyuncusu var. Bu 6 oyuncudan oyun kurucu özelliğine sahip olan 2 isim Salih ve Mehmet. Diğer 4 oyuncu aynı tip oyuncular. Bu da kadronun dengesizliğini gösteriyor.
Fenerbahçe aynı bölgede çok oyuncuya sahip olması alt yapıdan gelen Oğuz Kağan’ın da önünü kesecek. Bu nedenle Ozan Tufan’ın satılması hem FFP hem de kadronun rahatlaması açısından Fenerbahçe’nin önünü açacaktır
Fenerbahçe taraftarı İsla ve Dirar ikilisine şimdiden bayıldılar. Sağ kanat bir makine gibi işliyor. İsla ciğersiz diye tabir edilen durmaksızın koşabilen bir oyuncu. Ayrıca sağ açık ve orta alanın ortasında da oynayabiliyor. Dirar ise tam bir takım oyuncusu. Hücumda etkili olduğu kadar savunmada büyük etkisi var. Futbolu keyif alarak oynuyor ve bunu hissettiriyor