Takımımız bu pazar günü sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en önemli 5-6 derbisinden birisi olan maça çıkacak. Heyecanımız hakikaten büyük. Geri sayım başladı.
Samandıra'nın moral motivasyonu son derece yüksek. Derbiye hazır bir atmosfer mevcut. Ellerinden gelenin fazlasını yapacaklar. Futbol şansı da diliyorum bizim yanımızda olur.
Futbolculardan, teknik adamlardan, takımlardan daha çok sorumluluk hakemlere düşüyor. Onların sorumluluğu kritik. Tek bir talebimiz var. Hakemlere sesleniyorum. Hiçbir atmosferden etkilenmeden, hiçbir baskının etkisinde kalmadan yönetim bekliyoruz. Objektifliği elden bırakmasınlar. Sahada futbolun oynandığı, pozisyonlara yönelerek odaklanılmasını istiyoruz. Hem arzu ediyoruz, hem de takipçisiyiz.
Derbiler idare edilmemeli, yönetilmelidir. Objektif, adaletli, tarafsız ve baskı altında kalmadan yönetilmelidir. Adalet çok daha önemli bu noktada. İdare eden bir hakem görmek istemiyoruz.
Hayatta da sahada da adaletin kuvvetli, kuvvetlinin adaletli olması gerektiğini düşünüyorum. Derbinin yıldızları hakemler değil futbolcular olsun. Derbi bitince hakemi değil futbolu konuşmamız gerekiyor.
Hayatın bir kuralı var. Nereye bakarsanız oraya giderseniz. Biz Fenerbahçe olarak baktığımız tek yol şampiyonluk. Şampiyonluğa bakıyoruz, şampiyonluğa gideceğiz.
Kazanan 3 puandan fazlasını almayacak tabii ki. Biz 3 puanı almak ve galip gelmek istiyoruz. Fenerbahçemize canıgönülden başarılar diliyorum. Yönetim olarak tam tekmil Galatasaray'ın stadyumunda olacağız. Keyifle döneceğimiz bir akşam diliyorum.
Günün sonu itibarıyla futbolcular gladyatör değil. 100 yıllık formalarını giyen insanlar demektir. Sorumluluk dahilinde oynayacaklar. Terimizin son damlasına kadar 90 dakika savaşan 11 tane futbolcumuz olacak. Bunun bir bayrama, şölene dönüşmesi gerekir. Bizim pazar günü saat 21.00'de, maç bitiminde sadece takımları konuşmalıyız, hakemleri değil. Hakemler hiçbir tribün baskısı altında kalmamalı. Objektif, baskıyı hissetmeden, adil bir atmosferde yönetmeliler.