Arama Logo

Tanman: "Hikayeyi kim yazacak?"

Galatasaray'ın eski sportif direktörü Cüneyt Tanman, Meydan Gazetesi'nde, "Hikayeyi kim yazacak?" başlıklı yazısında sarı-kırmızılı takımın son durumunu değerlendirirken, yönetimi eleştirdi. (Meydan)




SPORX AI BAKIŞI
Açık

Paylaş:

Google News
10
Ana noktalar var
Daha önceki yazılarımda Galatasaray’ın yaşadığı sıkıntıları ve yanlışları yazmıştım. Birçok çelişkili karar ve uygulamayı bu sütunlardan dile getirdim. Bunları tekrarlamak istemiyorum. Ancak ana noktalara dikkat çekmem gerektiğine inanıyorum.
Ana noktalar var
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
9
Söylemlerle icraatlar örtüşmeli
Dursun Özbek TRT’deki bir söyleşide “Bugüne kadar hep gerçekleri söyledim” demiş. Öyle bir şey yok tabii. Doğruları konuşmak bence çok önemli. O söyleşide “Bugüne kadar sportif çok fazla hatalarımız oldu ancak bundan sonra...” diye başlaması gerekiyordu bence. Yine o programda doğru söylediği şey ise Galatasaray’ın kendi hikayesini yazma gerekliliği. Yani popülist politikalar ve söylemlerle devam etmemesi şart. Söylemlerle icraatlar örtüşmeli. Bir kulübün kendi hikayesini yazması için, önce bunu kimlerle yapması gerektiğine karar vermesi gerek. Bu işin bir lokomotifi, lideri olmalı.
Söylemlerle icraatlar örtüşmeli
8
Gerçek lidere ihtiyaç var
Soru şu: Hikayeyi kim yazacak? Mehmet Özbek mi? Fatih İşbecer mi? Dursun Özbek mi? Yoksa lider bu işin uzmanı bir futbol adamı mı? Bu saydığım isimler bugüne kadar sadece kendi doğrularını yapmaya çalıştılar. Bunlar kendi iş alanlarında iyi olabilirler ama futbol başka bir dünya. Sadece izlemekle, meraklı olmakla, özverili olmak, sevmekle iş bitmiyor.
Gerçek lidere ihtiyaç var
7
Gelinen nokta belli
İnanmak zorunda oldukları ve onun arkasında duracakları bir lidere ihtiyaçları var. Ve sık sık karar değiştirmemeye tabii. Deneme yanılma ile gelinen nokta belli. Futbol konusunda deneyimli, çağdaş, bilime inanan bir futbol adamı her şeyi toplamalı, bir eşgüdüm sağlamalı.
Gelinen nokta belli
6
Ayaklar yere basmalı
Kulübün mali durumuna göre bir hikaye yazılacaksa çok uçmadan, ayakların sağlam basacağı bir hikaye olmalı bu. Altyapıdan genç oyuncu çıkarmak o kadar kolay değil. Tabii eğer Avrupa ve ligde zirve hesaplarını düşünüyorsanız. Akademi bir kulübün temelleridir, hiç taviz vermeden yıllar boyu sabredeceğiniz bir uğraştır. Ciddi bir ekip, ciddi bir bütçe, ciddi bir alt yapı ve sabır. Eğer gerçekten bir akademi istiyorsanız bu iş A takımdan bağımsız sadece o işe odaklanan bir organizasyon ister.
Ayaklar yere basmalı
5
Bugünkü noktaya gelirsiniz
Her gelen teknik adamla sil baştan yaparsanız, bugünkü noktaya gelirsiniz. Altyapı uzmanı diye getirdiğiniz birini, A takıma yollayıp iki gün sonra yine akademiye döndürmek mahsurludur.
Bugünkü noktaya gelirsiniz
4
Satılmayacak oyuncu yoktur
Kısa vadede Galatasaray’ın en önemli konusu, elindeki kadronun iyileştirilmesi ve doğru bir transfer politikası olmalı. Ayrıca bu politikanın camiaya iyi anlatılabilmesidir. Satılmayacak oyuncu yoktur. İstemeseniz de bazı oyuncular gidebilir. Melo’da olduğu gibi. Hatta Muslera, Sneijder veya Podolski’yi de çeşitli nedenlerle elinizde tutamayabilirsiniz.
Satılmayacak oyuncu yoktur
3
Beşiktaş’ın “Feda” dediği halde...
Ama eğer gidenin yerine daha değerlisini koyamıyorsanız sorun burada düğümlenir. Beşiktaş’ın “Feda” dediği halde bugün yakaladığı kadro kalitesinin, takım ahenginin nedeni taraftarına açık konuşması, doğru transfer politikası, doğru planlamadır
Beşiktaş’ın “Feda” dediği halde...
2
Macera aramayın
Galatasaray aradığı oyuncuları bulma konusunda gerekli teknik, bilgi ve teknolojik yeterliliğe sahiptir. Çok iyi bir scouting sistemi vardır. Önemli olan sisteme inanmak ve onu doğru çalıştırmaktır. Kısaca anlatmak istediğim uyaracağım konu yeni bir şeyler keşfetmeye, maceralara gerek olmadığıdır. İyi örnekler, doğru isimler, sabır, istikrar sportif başarı için yeterlidir.
Macera aramayın
1
Öyle bir şey yok
Öyle bir şey yok