Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Bursaspor'a 1-0 mağlup olduğu mücadeleyi köşelerinde değerlendirdiler.
Fenerbahçe'de 4-4-2’ye dönülene kadar topa yüzde 70’lerde sahip gözüküp neredeyse hiç pozisyon üretilememesinin sebebi orta sahadaki renksizlik. Hızlı futbol, sadece hızlı koşanlarla, Volkan’la-Lens’la-Sow’la olmuyor. Esas hızlı futbol, hızlı düşünenlerle oynanıyor.
Bu Fenerbahçe'nin beyni yok; hikaye burda. Oyunu idare edecek, yönlendirecek, yavaşlatıp, hızlandıracak bir hatta iki adama ihtiyaç var. Ama bu Fenerbahçe yönetimi bir antrenörle çalışıyor başka birini alıp gönderiyor, o arada başka bir futbolcu getiriyor. Yani ne yaptıkları belli değil. Böyle olunca sahaya bu tarz bir takım çıkıyor. Futbolcuların bu tabloda fazla suçu yok. Bunun tek anlatımı 'balık baştan kokar' şekli.
Orta alanda oyunu yönlendirecek, şekillendirecek, pas trafiğini yönetecek bir oyuncunun olmayışı da Fenerbahçe adına çözemediğimiz bir taktiksel anlayış çıkardı. Birbirlerinden uzak oynamaları, dikine değil de yana pas yapmaları, hareketsiz oynamaları ve takımın boyunun uzun olması Fenerbahçe’nin çözmesi gereken başlıca sorunları.İkinci yarı sahada tek başına bir şeyler yapmak isteyen, oyun kurucu rolünü üstlenen, her atağı başlatan ve bitirme çabasında olan bir tek Volkan Şen vardı. Advocaat sahaya tüm silahlarını sürse de ne oynadığınızı bilmezseniz bunun da hiçbir anlamı olmaz.
"Yenilenmeye" Lens, "nostaljiye" Sow ile gönderme yaparak formaya rekabet tribüne coşku getirecek diye umulan ve Advocaat'ın "mazaretimiz yok" cümlesini destekleyen "ilk üç maç galibiyet alamadığı olmamış" istatistiğe yaslanan Fenerbahçeli futbolcular "bu şartlarda oynamadan kazanacaklarını" sanıyorlardı galiba!.. Öyle ya... Kendi sahalarında mı kaybedeceklerdi bir de?.. Tarihi mi değiştirecekti Bursaspor?..Nasıl olsa çantada keklikti üçüncü hafta üç puan. İstersen langırt masasındaki tahta bebekler gibi çakılı dur ve kazan!..Sen öyle san
İki sezon başı hazırlığını, daha da kötüsü oyun felsefesini bir çapsıza emanet ettikten sonra, Fenerbahçe'nin en az beş yıl geriye gittiğini çokça belirttik. Ve bu erozyonu tamir edip, normale döndürecek vakit ve kadro şu anda yok. Dün görüldü ki; Advocaat da bu çaresizlik içinde akıl yerine, çok forvet-çok pozisyon kolaylığına düşen, klasik bir tribün hocası. O'nu bize sistem hocası veya oyuna akıl koyan olarak anlatan klişeler de eskinin hikayeleri.
Sarı-Lacivertliler 24 maç sonra “mavi ekran” verdi. Hiç değilse yeni isimler diyorsanız, boşa sormayın! Tamam Lens biraz hareketli, Sow ise bıraktığı yerden en azından fizik olarak çok gerideydi. Ama zaten onlar da kurtarıcı olarak gelmedi ve beteri, bu berbat oyunun personelle açıklanabilecek bir yanı yok. Yapısal sorunlar daha büyük. Ve bu da salgın gibi yayılıyor!
Neustadter-Emenike değişikliği yerine servis oyuncusu sayısını artırmak çok daha iyi bir tercih olabilirdi. Misal Salih oyun girse van Persie’yi kaleye yaklaştırmak mümkün olabilirdi. Emenike’nin girişiyle 3’lü savunmaya dönmek ise Fenerbahçe baskısını kırdı. Köşeye sıkışmış ama direnen Bursa köşeden çıktı. Fenerbahçe geri koşmak zorunda kaldı. Advocaat sanırım artık 2. yarı üzerine çalışır. Ancak Salih’i bu kadar unutacak lüksü yok.
Fenerbahçe gibi ilk 2 maçta 5 puan kaybeden büyük bir takımın evinde favori olduğu, kazanmak zorunda çıktığı bir maça nasıl başlamasını beklersiniz? Müthiş bir baskıyla. Ancak beklenti ve plan böyle olmasına rağmen ilk yarıda rakip kaleyi bulan tek bir şut vardı Fenerbahçe hesabına. İlk 45 dakika kendi sol kanadından 3 kez Volkan Şen ile rakip ceza sahasına top taşıyan Fenerbahçe, Batalla’nın attığı golle 1-0 yenik duruma düşünce bu kez de daha telaşlı bir oyun ortaya koymaya başladı
Lig tarihinde ilk 3 hafta sonunda Fenerbahçe'nin galibiyet alamadığı bir sezon başlangıcı olmamış. Dün akşam, sarı-lacivertliler Bursaspor önünde de galibiyete ulaşamadılar ve bir ilki gerçekleştirdiler. Advocaat'ın dün akşamki oyundan sonra yapması gereken ilk hamle kesinlikle orta saha kurgusunu değiştirmek olmalıdır. Geçen sene söylemekten dilimizde tüy bitti. Bu kadar aynı özellikte ve hücuma katkısı zayıf orta saha oyuncularıyla Fenerbahçe'nin üretken olması mümkün değil.
Fenerbahçe lig tarihinde ilk kez ilk 3 haftayı galip alamadan geçirdi. Dışardan bakıldığında camia için moral bozucu, ancak lig uzun maraton. Dün akşamki mücadele ve istek bu yarış için yeterli görünse de, şampiyonluk için iyi bir takım olmak gerekli. Advocaat, kariyerinde benzer yarışların içinde yer alıp başarıya ulaşmış bir hoca. Tren kaçmadan, elini çabuk tutması lazım. Sözün özü, Fenerbahçe’nin hem saha dışı, hem de saha içinde iyi bir ‘şef’e ihtiyacı var...
Koskoca Fenerbahçe ligde 3 haftayı geride bıraktı ama sadece bir puanı var. Belki yarım yüzyıldan beri yaşanmamış bir tablo. İstatistiklere de bakmak lazım. Sadece 3 puan değil Fenerbahçe çok şeyini kaybetmiş durumda. İnanın bana Volkan dışında maçı kazanmak için bir şeyler yapmaya çalışan, gayret eden tek futbolcusu yok. İkinci yarıdaki baskı biraz umut verdi ama sonuçta baktığımızda puan kayıpları art arda geliyor.
Takımın neredeyse tümü umarsızlığa mensup dernek üyeleri gibiydi. Sadece Volkan Şen'i parantez içine aldım. Kişisel reflekslerle geceyi hareketlendirmeye çalışan adam. İlk yarıda rakip kale önünde 3 pozisyon vardı, üçünde de Volkan'ın adam eksilten ve kale önünü zenginleştiren bindirmeleri.
Bu haftadan itibaren Fenerbahçe yönetiminin işi çok zor. Ekibi toparlamak, onları takım haline getirmek ve maç kazanma alışkanlığını sağlamak teknik ekibin işi. Bu ekip bunu tecrübesiyle yapabilir. Ama tribüne zar zor gelen ve dünden sonra kolay kolay dönme ihtimali bulunmayan seyirciyi, bu yönetim nasıl tribüne çekecek çok merak ediyorum. Ligin daha üçüncü haftası Fenerbahçe çoktan havlu attı. Sarı-lacivertliler için bu sezon sanırım çok zor geçecek.
Dick Advocaat ile ligde 3. maç. Fazlasıyla puan kaybı var. Artık iskeletin oluşması, takımın önce galibiyet, sonra da yol alması lazım. Lakin takım yine değişik. Yeni transferler Lens ve Sow ilk onbirde. İyileşen De Souza hemen ön liberoya yerleştirilmiş. İyi de Salih sezona kötü başlamadı ki. Stoch görev aldığı her maçta faydalı. Bu neyin arayışı. İyi performanslar varken daha iyisini aramak niye? Yeni bir sistem ya da oyun anlayışı da gözükmüyor. Yazık, çok yazık...
3 santrforun aynı anda oynadığında azalan ve kötüleşen orta sayısı da ayrı bir tuhaflıktı. Seyirci sonda iyi oynayan Volkan'ı alkışladı. Fenerbahçe'nin ekim başı ve ortalarından önce mental ve fizik olarak toparlanması zor. O zamana kadar tren kaçmazsa devam ederler.
Fenerbahçe’nin iki maçta 1 puanının karşısına 3 puanlı Bursaspor çıkıyor olsa dahi iki takımın seyrettiğim son maçlarından sonra Fenerbahçe’nin maçı elini kolunu sallayarak kazanabileceği kanaatindeydim. Ama bazı şeyleri de bu görüşümün arkasında unuttuğumu da itiraf edeyim. Hollanda futbolunun emekçisi hocanın Souza, Ozan ve Alper’den bir orta saha kuracağını öğrenebilseydim böyle bir görüşün arkasında durmazdım. Acaba böyle bir orta saha ile iki yeni adamlı yani Sow ve Lens’li forvete kimler top atabilirdi ki?