Spor yazarları, Beşiktaş'ın Galatasaray'ı 1-0 mağlup edip şampiyonluk yolunu açtığı derbiyi köşelerinde değerlendirdiler.
Beşiktaşlı oyuncular, biraz ciddi olsa veya G.Saray’ın adından korkmasa, ikinci yarı Jose Sosa acemi vuruşlarla saç-baş yoldurmasa maç farklı biterdi. Evet G.Saray diğer maçlara oranla kabul edelim disiplinli oynadı, bu maçı kazanmak için çok çabaladı ama hepsi bu. Gücün yoksa veya enerjini ekonomik kullanamazsan çarpılırsın.
Artık Beşiktaş şampiyon oldu, çünkü F.Bahçe bugün Başakşehir’i yenemez. Herkese hayırlı olsun, tebrikler Beşiktaş.
Siyah-beyazlılar gol atıyor, teknik direktör Riekerink Umut’u oyuna alayım, hiç olmazsa bu maçı kaybetmeyeyim diye düşünmüyor. Son 10 dakikada bu oyuncuyu oyuna dahil etse de atı alan Üsküdar’ı geçmişti, geç kaldı. Galatasaray’ın bu mağlubiyetten sonra ligi ilk 5’te bitirmesi mucize gibi bir şey. Avrupa’daki cezanın bitmesi için Fenerbahçe’yi Ziraat Türkiye Kupası’nda yenmesi lazım. Bu futbolcularla bunun da gerçekleşmesi çok zor. Artık mevcut kadronun bu büyük kulübe verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Para edenlerin hepsinin satılması gerekir.
Oyuna bakıyorsun Sneijder çıkıyor, Donk giriyor. Ben bu oyuncunun futbolcu olduğuna bile inanmıyorum. Her ayağına top değdiğinde tribünlerden ıslık sesleri yükseliyor. Düşünebiliyor musunuz, sarı-kırmızılılarda bir futbolcuya tribünler inanmıyor. Gomez’in golünde Donk’un yanından geçiyorlar, Linnes’in yanından geçiyorlar, Hakan Balta Gomez’in arkasında duruyor, şaka gibi bir şey. Sonuçta Alman forvet topla buluşup, takımını galip duruma geçiriyor. Takımın kaptanı Selçuk İnan. Kaptan demek ne demek? Takımını hırslandıracak, derleyecek, toparlayacak... Bu takımın kaptanlığını o değil Sneijder yapıyor. O da sakatlıktan yeni çıktı, 73 dakika oynayabildi. Emre Çolak’ın oynadığı futbol sizi kandırmasın. Galatasaray’dan gönderilir miyim diye bir iki maçta gayret gösteriyor. Sinan Gümüş o kadar güzel kendisine gol pası verdi ki, Emre Tolga’yla karşı karşıya bu golü atamadı. Galatasaray’ın geleceğinde Emre Çolak’lara değil, Sinan Gümüş’lere ihtiyaç var.
Beşiktaş için, 7 yıl aranın ardından yeniden “ŞAMPİYON” diyebilmemiz için bana göre sadece 1 maç kaldı. Haftaya Osmanlı’yı yenerlerse şampiyon olurlar. Organize olamayan, kondisyonu olmayan, kalitesi tartışmalı olan G.Saray, her şeye rağmen azimle ve oyuncuların karakter koymasıyla oyunda tutundu. Ama 0-0 iken 2 pozisyondan birini gol yapamadığı için kaybetti. Bu sonuç ile Beşiktaş yüzde 99 şampiyon oldu; G.Saray da ligde 5.’lik ihtimalini 0’a düşürdü. F.Bahçe açısından bugünkü Başakşehir maçı da bu sonucun ardından daha da zorlaştı
Hakem Mete Kalkavan, çok iyi niyetli ve düzgün bir insan. İyi de hakem. Dün gece Türk Telekom Arena'da her ne kadar bazı faul ve kart hataları yapmış olsa da iki takıma da eşit davrandı diyebiliriz. Böylesine zor bir maç için de performansını ben başarılı buldum. Sahaya taraftarın girdiği anda gelen Beşiktaş golünde kural hatası yok. Böyle durumlarda pozisyon bittikten sonra gerekirse maç durdurulur.
Mete Kalkavan derbinin defosuydu. Galatasaraylı oyunculara yapılan kartlık faullere, ayak basmalara seyirci kaldı ve hiç utanmadı. Sinan'la başlamamak büyük hataydı. Fenerbahçe lobisi bir hafta boyunca, "Galatasaray bize oynadığı oyunu Beşiktaş'a oynamaz" şeklinde algı operasyonu yaptı. Sosyal medyadaki Beşiktaşlılar da, "Galatasaray, Fenerbahçe'nin 4'üncü yıldızı takmasını ister mi?" fikrini üretti. Bu kötü düşünceleri çöpe atan mücadele gücü yüksek bir derbi izledik. ..
Galatasaray, defans problemleri ayyuka çıkmış, her türlü hatayı yapan, pozisyon alma ve rakibi karşılamada ciddi problem yaşayan bir ekip. Beşiktaş ise, bu problemi daha düşük dozda yaşayan bir takım. Kalesinde Muslera gibi bir duvar olmayınca kolay goller yiyen bir takım oluyor Beşiktaş. Atiba gibi gelen rakip dalgalarına set olan, stoperden daha iyi savunan bir oyuncusu olmasa, Beşiktaş bugün yarışta olmazdı.
Şenol Güneş’in bu senaryoya 70 dakika boyunca razı gözükmesi şaşırtıcı, ama tecrübeli hocanın öyle güçlü bir kulübesi var ki, son yirmide de oyuna girseler maç kaderi değiştirebiliyorlar. Özellikle Cenk Tosun’un bu sezonun kaderine yaptığı etki inanılmaz. Son yıllarda Türk futbolunun gördüğü en iyi yedek. En soğukkanlı adam. Bu kritik katkılarıyla kupa kazanılırsa, kulbunu ilk tutan da o olmalı bence.
Donk'un girişi ve yaptığı hata, Oğuzhan'ın pasına Cenk'in yaptığı savunma arkası koşu ve Gomez'in dokunuşu, bu değişikliklerin sonuca etkisinin göstergesiydi iki takım açısından da... Zaten Şenol hoca, genelde artık ilk tercihini, lig yarışında sona gelirken istediği skoru yakalayamadığı anlarda Cenk'ten yana kullanıyor. Bu maçta ona Gökhan Töre de eşlik etti. Çünkü Olcay'dan da Quaresma'dan da çıkana kadar istediği performansı alamamıştı.
Beşiktaş bu derbi maçta ilk yarıda kendi oyun standardının çok altında kaldı. Beşiktaş alışılmış pas trafiğinden çok uzaktı. Benim anlayamadığım Beşiktaş’ın her defasında kaleci Tolga ile geriden oyun kurma düşüncesiydi. Tolga topları orta alanın ötesine atamazken neden bu ısrar?
Maç tempolu başladı. İki takım da agresif. Karşılıklı pozisyonlar var. Galatasaray’ın önde presi Beşiktaş defansını tedirgin ediyor. Çareyi Tolga’ya geri pası atmakta buluyorlar. Pası geciktirip boşa da çıkmadıkları için Tolga hep uzun vuruyor. Daha doğrusu vuramıyor. Kısa düşen toplar Sarı-Kırmızılılar için tekrar atak şansı. Ancak Podolski’nin durağan oyunu ve neticeye hep şut atarak gitmek istemesi Galatasaray’ın ataklarını tekdüze yapıyor.
İki devreli, iki farklı görüntüde, ilk yarı iyi oynayan Galatasaray, ikinci yarıda Beşiktaş’ın temposuna ayak uyduramadığı için kaybetti. Bence tüm oyuncular bu şartlarda bundan iyisini yapamazlardı.
Beşiktaş’ın kalan iki maçında şampiyonluğu kaybetmesi artık çok zor. Siyah-beyazlı takım Fenerbahçe ile girdiği yarışta ilk kez bu kadar rahat bir nefes aldı. Bu önemli galibiyetin de altında Şenol Güneş’in dokunuşu vardı. Galatasaray’ı bundan sonra zor günler bekliyor.. Fenerbahçe’yi yenip kupayı almak zorundalar. Aksi halde Avrupa hayalleri uzun süre beklemek zorunda kalacak.
Beşiktaş dün gece oyun olarak özel ne yaptı derseniz... Hiçbirşey yapmadı. Cenk Tosun yine oyuna girdikten sonra olumlu işlere imza attı. Galatasaray'ın da gücü çok fazla olmadığından pozisyona girmeden maçı bitirdi... Bunu da belirtmek gerek. Çünkü onlar da pozisyonsuz maçı tamamladılar. Sinan Gümüş oyuna girdikten sonra birşeyler yapar mı diye düşündüm ama o da etkili değildi...