Güntekin Onay: "Beşiktaş'ın 2 maçı da kazanarak gol yemeden turu geçmesi sevindirici ancak doğal sonuç. Dün 90 dakikanın başından son 5-10 dakikalık bölüme kadar siyah beyazlılar sahanın mutlak hakimiydi. Sahayı iyi parselleyen, disiplinli ve enerjik oynayqn Beşiktaş, gerek ön alanda gerekse de 2’nci bölgede rakibine çok doğru ve etkili baskı yaparak hiç çıkartmadı. Rakip ceza sahasına kadar seri ve son derece etkili gelen Beşiktaş, çok fazla gollük fırsat yakalasa da tek golü Olaitan’ın şık ara pası ve Cerny’nin geçiş hücumundaki golüyle buldu. Bu gol sadece maç kazandıran bir gol değil Beşiktaş açısından. Olaitan son 2 maçtır harika oynuyor 2 maçta da gollerin hazırlayıcısı oldu. Cerny de çok eleştiriliyor ama dün harika bir koşuyla topu sol ayağından sağ ayağına vuruş için hazırlaması usta işiydi. Dün Beşiktaş’ın bu kadar güçlü oyuna rağmen sadece 1-0 kazanması aslında Güney Koreli Oh’un yetersizliğinden kaynaklanıyor. Üst seviye bir santrforu sadece istatistikler ile değerlendirenler futboldan anlamayanlardır." [Hürriyet]
Cem Dizdar: "Maçın ilk devresinde top ağırlıklı olarak Beşiktaş’ın kontrolündeydi. Ancak oyun kurulumundaki pas hızı düşüklüğü takımın öne çıkışını yavaşlatıyordu da. Dolayısıyla maçtaki gol beklentisi daha çok rakibin hatalarına bağlı ilerledi. Gol beklentisi ve heyecan yaratan pozisyonların çoğu rakibin pas hataları kaynaklıydı. Hatta gol bile… Kralove gol ararken Rıdvan Yılmaz’a çarpıp, seken top önce Beşiktaş’ın sol bek mevkiisinden Orkun, Oh bağıyla orta sahadaki Olaitan’a ulaştı. Onun gönderdiği derin pas ile de Vaclav Cerny, koca yarı sahayı tek başına kat edip golü attı. Golün de getirdiği rahatlıkla olsa gerek ikinci yarıya da iyi başlayan taraf ev sahibiydi. Topu daha rahat gezdirirken ‘Gol beklentisi’ yaratamadılar ama kalesinde de tehlike görmedi. Yani paslarla fırsat kollarken, pasları ağırlıklı olarak savunma için kullandılar. Yasin, Ndidi ve Trossard’ın 65. dakikada oyuna dahil olmasının ardından oyunun çehresi değişir gibi oldu. Şimdilik çok gösterişli oynamasa da yapması gerekeni yapıyor ve Avrupa’da oynamayı da kazanarak adım adım ilerliyor." [Fanatik]
Turgay Demir: "Yapılan doğru transferler Beşiktaş'ın gücüne güç katarken, önceki sezonlarda performansları dibe vuran oyuncuları da hayata döndürdü. Özellikle Nübel, Salih, Trossard ve Vlahovic transferleri, Beşiktaş'ın yükseklere uçmasını kolaylaştıracak doğru hamleler. Önceki yıllarda ülke dışında galibiyeti hasret kalan Kartal bu sezon rakiplerini ezerek yeniyor ve turları bir bir geçiyor. Kartal geçen hafta deplasmanda yendiği Hradec Králové karşısında da müthiş bir kazanma iştahıyla oynadı. Çek takımı öne çıkmayı denediği anda Olaitan'a gelen top bir anda Cerny'e gitti. Cerny de Redmond misali bir gol atarak aslında tur kapısını ardına kadar araladı. İkinci yarının ilk yarım saatinde rakibe top göstermeyen Kartal, ardından aktif dinlenmeye geçince Hradec Králové kalemizi yoklamaya çalıştı. Ancak Beşiktaş aktif dinlenme halindeyken bile rakibin işi kolay değildi. Yaklaşık 20 metre top süren bir Çek oyuncu, her metrede karşısında başka bir Beşiktaşlı buldu. Birinden kurtulsa diğerine yakalandı. İşte kadro kalitesi ve takım savunması dediğimiz şey tam da bu. Vlahovic'in yanı sıra bir sağ kanat ve bir orta saha daha geldiğinde, ortaya çok daha iyi bir takım çıkacağına şüphe yok. Bu sezon Kartal yüksekten uçar.Hem de çok yüksekten. Sergen Yalçın döneminde gönderilecekler listesinde olan Djialo, sakatlanana kadar sahanın en iyilerindendi. Onu izlerken Sergen Yalçın'ın kulaklarını çınlatmadım desem yalan olur." [Fotomaç]
Fatih Doğan: "Beşiktaş, Kralove'yi eleyerek bir turdan daha fazlasını kazandı: Güven... Ortada ilginç ve altı çizilmesi gereken önemli bir istatistik var. Dört maç, dört galibiyet ve kalesini gole kapatması… Bu turun asıl değeri skordan çok, Beşiktaş'ın oyun karakterinin şekillenmesi. Midtjylland karşısında iki maçta alınan galibiyetlerin ardından Kralove karşısında da 4 maçta 4 galibiyet ve sıfır gol… İtaliano'nun takımı henüz hücumda kusursuz değil ama savunmada ne yaptığını biliyor. Nübel güven veriyor, Djalo-Emirhan ikilisi sağlam duruyor, Orkun ve Salih merkezde oyunun dengesini kuruyor. Şimdi sıra bu savunma disiplinine hücum kalitesini eklemekte. Trossard bunun önemli parçalarından biri olacak. Cerny ise şimdiden 'Ben de buradayım' dedi. Vlahovic oynamak için heyecanlanıyor. Cerny için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çek oyuncu, kendi ülkesinin takımına karşı bu kez sorumluluk aldı. Golü kadar savunma arkasına yaptığı koşu ve doğru zamanda hızlanması önemliydi. Trossard tam olarak hazır olduğunda Beşiktaş'ın hücumdaki seçenekleri ve özellikle son bölgede üretkenliği artacak. Cerny'nin formu ile Trossard'ın kalitesi birleştiğinde kanatlarda ciddi bir rekabet doğacak. Beşiktaş şimdi Kauno Zalgiris ile play-off oynayacak. Her maç zor ama Avrupa'da garanti diye bir şey yok ama artık favori Beşiktaş." [Sabah]
Sinan Vardar: "Beşiktaş, deplasmanda 1-0 galip geldiği maçın ardından rövanşta kendi sahasında sahaya çıktı.
İlk 11'de istikrar Beşiktaş'ta devam ediyor. Yeni transferler takıma katılıyor ancak geçen sezon iyi kullanılamayan oyuncuları bu sezon iyi bir şekilde kullanmak da yeni transferler kadar etkili ve önemli. Djalo, bu sezon transfer olmuş gibi bir etki bıraktı. Emirhan'la uyumları müthiş. Umarım Djalo'nun sakatlığı ciddi değildir. Beşiktaş'ın oynamayı amaçladığı oyunun detaylarını görmek, ortaya konulmak istenen düşünceyi de daha net gösteriyor. Hem bu zamana kadar oynanan maçlarda hem de bu maçın ilk yarısında Salih Özcan, basit oynamanın kıymetini ve pas meziyetinin değerini gösteriyor. Tabii ki rakip, 42 yıl sonra Avrupa kupalarında mücadele ettiğini de dikkate alırsak Beşiktaş'ın dengi değildi. Beşiktaş kazandı, moral buldu ama transferdeki eksikler hâlâ var. Tribünlerin 90 dakika şovu geceye her zamanki gibi güzellik kattı." [Fotomaç]
Mustafa Çulcu: "Türk futbolunda ve Beşiktaş tarihinde iz bırakmış Süleyman Seba başkanımızın ölüm yıl dönümüne denk gelmesi maça daha bir anlam kattı. Karşılaşma önü Önder Özen'in ifade ettiği gibi kendini güncelleyen Beşiktaş, tam bir teknik direktör takımı olma yolunda hızla ilerliyor. Vlahovic hazır olup süre almaya başladığında gol yollarında daha etkili olacaklar. Maç ritmini bulduğunda Trossard ile taş gibi bir Beşiktaş izleyeceğiz. Sol bek ve savunma merkezinde stoper hattındaki aksamaları önlemek teknik ekibin ve yönetimin işi. Beşiktaş, cesur oyundan taviz vermeden ön alanda bunaltan baskı ile golü bulana kadar tempoyu hiç düşürmedi. Hem kanatlardan hem merkezden hucüm organizasyonları geliştirdi. Olaitan'ın rakip savunma arasına Cerny'ye gönderdiği öldürücü pas ile kontrataktan gelen golde gördük ki futbolu bilen, güçlenen ve her zaman 'takımda benim yerim var' diyen bir Cerny izledik. Rakip hücumlarında geriye dönüşleri hızla yapan ve savunmada çoğalan Beşiktaş, Orkun merkezli oyun sistemi ve kalitesi ile hücum futbolu oynamaktan keyif alırken biz de bu Beşiktaş'ı izlemekten keyif alıyoruz. Tempolu oyun süresini her maç üstüne koya koya geliştiren bu Beşiktaş alkışı hak ediyor. İsviçreli Urs Schnyder. 19 Kasım 2024'te Karadağ-Türkiye maçını yönetmişti. Teknik direktörler Prosinecki ve Montella'ya itirazdan, rakip oyunculara 6, bize 5, toplamda 13 sarı göstermişti. Ancak bu maçta soğukkanlı, öz güvenli ve kontrolü elinde tutarak çağdaş hakemlikten örnekler verdi." [Fotomaç]
Kartal Yiğit: "Vincenzo Italiano kenarda maçları yaşıyor. Heyecanıyla, motivasyonuyla içerideki oyuncularının da iliklerine kadar bunu yaşamasını istiyor. Ortaya da sezon başından bu yana keyif vermeye çalışan, önde baskı ile rakibi çoğu zaman bunaltan bir Beşiktaş çıkıyor. Dün de Hradec önünde aynı Beşiktaş'ı izledik. Özellikle ikinci yarıda topa daha çok sahip olan, 3. bölgeye yerleşen bir takım vardı. Hoca bunu çok istiyor ama şu an tam kapasiteyle yapılıyor mu? Tabii ki hayır ancak zamanla çok daha iyi olacak gibi gözüküyor. Hele transferler tamamlansın, göreceğiz. Evet, önde baskı, istek çok iyi Beşiktaş'ta. Yalnız yoğun tempo sonrası genel olarak ilk 45 dakikada düşüşler yaşadı siyah-beyazlılar. Ayrıca beklerin çok ileride kalışı ve içeri kat edişleri, böylesine zayıf rakip karşısında bile pozisyonlar verilmesine neden oldu. Italiano'nun oyunu riskli. Bu riske göre de savunma anlayışı olmalı. Özellikle stoperler kusursuz olmalı. Dün Djalo yine bu anlamda çok iyiydi. Bu nedenle daha ciddi rakipler önünde sıkıntı yaşamamak adına önlem alınmalı. Eleştirilen Cerny golünü atıp biraz olsun üzerindeki yükü attı. Ancak hâlâ hazır değil. Hem mental hem fiziksel anlamda. Buraya bir transfer gelecek gibi gözüküyor. Ayrıca Sosa tarzı bir hücumcu orta saha alınırsa bu baskı, pozisyon anlamında çok daha meyvelerini verir. Beklenildiği gibi Beşiktaş turu geçti. Play-off'u da güle oynaya geçip gruplara kalacaklardır. Bunun için de şimdiden hayırlı olsun diyelim." [Takvim]