"Babel'in iyi bir oyuncu olduğunu ama onun kökenine sahip bütün oyuncularda olduğu gibi bir ciddiyet ya da meseleyi ele alış biçiminde olduğunu biliyoruz. Donk'ta da bu söz konusu ama onu aşmış gibi görünüyor. Bunu bana söyleyen de Rıza Çalımbay'dır. Babel iyi oyuncu, iyi kumaş isterse böyle oluyor istemezse olmuyor. Babel'in kurtarıcı olması, Galatasaray'ın utanç verici bir futbol sergilemekte olduğu gerçeğini değiştirmiyor"
"Bu maçtaki futbol, Galatasaray'ın son aylarda kaybettiği maçlar dahil en kötü futbollardan bir tanesidir. Gerçek bir utanç vesikasıdır. Gerek futbolcular gerek teknik yönetim açısından... İyi ki teknik direktör değilim. Kulübede veya soyunma odasında Feghouli'ye bir tane patlatabilirdim, o kadar sinirlendim. Sahadaki tavrına... Galatasaray'da bir felaket var. Yönetimden başlayan ve teknik direktörle büyüyen bütün takıma sirayet eden problem var."
"Fatih Terim'in iyi bir Galatasaraylı olarak şunu bırakması lazım: 'Tribünler için oynuyorum' diyor ya, başkan olsam 'Hadi kardeşim o zaman tribüne' derim böyle bir şey olamaz. Aciz bir yönetim... Gitsin Avrupa'da bunun 10'da 1'ini yapsın."
Yaptığı zaman parasını verip kovdular. Her şeyin bir haddi hududu var. İmparatorsun tamam da madem tribünleri bu kadar, taraftarı bu kadar düşünüyorsun bu kadar iyi Galatasaraylısın, kendini yönetim yerine koysun iplemiyor ya, desin ki 'Ben Galatasaray yönetimi olsam teknik direktör olarak Fatih Terim'le çalışır mıyım?' Bunun cevabını versin.
"Yönetime bunları söyleyen, böyle bir top oynatan... Kendini Galatasaray'ın her şeyi olarak görüyor ya böyle bir teknik direktörle çalışır mı? Futbolcu da yönetim de teknik direktör de herkes haddini hududunu bilecek. O yönetimle kavga, bu başkanla kavga, o kötü bu kötü..."
"Yarım ağızla da 'Ben sorumluluğu alıyorum' falan... Ne oluyoruz ya? Futbol bu. Uzaya roket falan yollamıyorsun. Harcadığın büyük paralarla bir takım kurup o kadar para harcamayan takımları yenip o kadar harcayan diğer takımlara yenilmemeye çalışarak şampiyon olmaya çalışıyorsun. Ne yaptın başka?"
"Galatasaray'ın iki sorunu var. Birincisi başkan ikincisi teknik direktör sorunudur. Birbiriyle kavga ve nefret eden yönetim ile teknik heyet beraber iş kotarmaya çalışıyor. Bunun başarı getirdiği dünyada yok. Barcelona'da ne oldu? Başkan gitti. Messi de kaybedecek. Galatasaray'da kendini kulübün üzerinde gören bir teknik direktör, asla oturmaması gereken koltuğa hasbelkader oturduğu için buldumcuk olmuş ve saçmalamanın zirvelerinde dolaşan bir başkan ve onun benzer yönetimi... 'Her ne pahasına olursa olsun ben orada olmalıyım, medyaya kazandığımızda konuşup kaybettiğimizde kaçmalıyım' diyen bir ikinci başkan..."
"Dünya para alıyorsun, dünya para harcıyorsun, hem iyi oynatacaksın hem de kazanacaksın. Şansa kazandın. 45+'da Babel'in şahsi golü sonra Allah'ın koruduğu bir kale... Kalecimiz de yok kaleyi de Allah koruyor. Yedek kalecisi yok... Dünya kadar para harcanmış ortada takım yok..."
"13 milyon Euro verilen ve takıma faydası su götürmez olan Diagne ortada yok... Fatih Terim büyük Galatasaraylı ve Galatasaray'ın her şeyini bilen biri olarak ki Galatasaray'daki etkisine ve Galatasaraylılığına bir şey söyleyemem kendisini takımın başına layık görüyor mu? Yönetimi layık görmeme konusunda hemfikirim onunla."
"Başkanlar Divan'da altyapı oyuncuları alkışlattılar. Nerede bu çocuklar? Yunus, Celil... Barcelona'da 17 yaşında çocuk oynuyor. Ajax'ta oynuyor. 18 yaşında 50-60 milyon Euro'ya transfer yapılıyor Avrupa'da. Ne biçim memleket burası!"
"Abdurrahim Albayrak'ın başkanlık için zemin yokladığı kulağıma geliyor, doğru mudur bilmem. Kaan Kançal'ın başkan olmak istediği ama ortaya çıkmadığı yorumlar var. Burak Elmas'ın aday olduğunu duyuyorum, çok sıkı çalışmalar yürüttüğünü biliyorum. Bunun hangi aşamasında onu bilmiyorum. Bunun yanı sıra her zamanki gibi abuk subuk isimlerin ortaya çıkıp dolaşma ihtimali var. İpini koparan başkan adayı olabiliyor. El birliğiyle bunu başardık. Kendi başıma düşen ayıp varsa üzerime almaya hazırım."