Prestijin ötesine geçen bir derbi oynanacak. 110 yıllık rekabetin saygınlığı bir tarafa, iki takımın da kazanması "yola devam etmek" anlamına gelecek. Daha oynanacak çok maç olmasına rağmen bugünkü puan cetvelinde üst tarafın (Başakşehir-Beşiktaş) puan farkını açması, beraberliği de iyi sonuç olmaktan çıkarttı. Maç Galatasaray açısından önemli, çünkü sıralamadaki yerini koruyacak; ezeli rakibine karşı üstünlük sağlayacak. Üst üste aldığı yenilgiler nedeni ile yaşadığı "özgüven" problemini çözecek, teknik adamı tartışılmaktan çıkacak. Her şeyin ötesinde 17 yıllık psikolojik ezikliği sonlandırıp, başını dik tutacak.
Fenerbahçe açısından daha önemli, çünkü ezeli rakibini puan cetvelinde ardında bırakacak; Beşiktaş derbisi öncesinde umudunu ve motivasyonunu artırıp "şampiyonluk" kelimesini daha rahat kullanmaya başlayacak. Tribünlerdeki yalnızlığı bitecek, maddi-kalite yönünden en büyük krizi yaşadığı sezonda müthiş bir ivme yakalayacak. Her şeyden önce 17 yılı 18'e çıkartıp Kadıköy üstünlüğünü "reşit" hale getirecek. Son 9 Fenerbahçe-Galatasaray maçındaki gol sayısı 11. Bir zamanlar bir maçta "6 gol" atıldığını düşünürsek, son 4 sezondur iki takım da sanki kaybetmemek için sahaya çıkmışlar. Sistemler ve stratejiler hep "önce yenilmemek" üzerine kurulmuş. Oyuncular da teknik adamlar da "Kaybedip başımıza bela almayalım" demişler. Yoksa bu kadar az golü başka türlü açıklayamayız.. (Gürcan Bilgiç 2)
Riekerink'in Fenerbahçe'ye karşı iki derbide de yenilgisi yok, 1 galibiyet, 1 beraberliği var. Oynadığı futbola bakarsak özellikle Türkiye Kupası finalinde skor avantajını ele geçirdikten sonra alan savunması yaparak, rakibin de hücum zenginliğini kabul ederek iyi bir savunma anlayışı uyguladılar. Bir kere Muslera önemli bir avantaj.
Advocaat'la Fenerbahçe ekibi skor avantajı sonrası oyunu nasıl tutabileceğini öğrendi. Bu da onların bir artısı... Golden sonraki oyun şeklini belirleyebiliyorlar. Önde basarak bir an evvel golü bulma düşüncesi, Kadıköy'de yakın dönemde hep oldu. Lens ve Mehmet Topal'ın olmaması zaten dar kadrosu olan Fenerbahçe için büyük sorun. Galatasaray hesap kitap yaparken en çok korktuğu oyuncu olan Lens'in olmayacağını bilerek sahaya çıkacak. (Levent Tüzemen 2)
Galatasaray, Fenerbahçe maçında kaybederse teknik direktörün görevine son verilebilir, Riekerink'in son maçı olabilir. Fenerbahçe, M.United maçını kaybetseydi Advocaat gidebilirdi. Bazen bazı statlarda gerçekten de şansın tutmaz olabiliyor böyle şeyler. Fenerbahçe senede 1 gün bayram yapıyor. O da Kadıköy'deki Galatasaray maçı. Biz her gün bayram yapıyoruz. Fenerbahçe, Galatasaray seyircisinin Kadıköy'e gelmesini istemiyorsa çıksın söylesin.
Fenerbahçe tarafındaki eksikler dikkat çekici. Mehmet Topal ve Lens'in olmaması... Çünkü biri takımı ayakta tutan diğeri de takımın kendine gelmesini bir tık daha kolaylaştıran bir oyuncu. İkisinin de olmaması olayı sezonun en formda oyuncusu Volkan Şen'in üzerine yıkıyor. Sow gibi etkili oyuncuları var ama Fenerbahçe'de bir şeyleri değiştirecekse Volkan Şen değiştirir
Fenerbahçe derbisi kötü biterse bu anlamdaki sorunlar daha da büyüyebilir. Ama son yıllarda orada yenilmeyen Galatasaray var ve rakibin iki önemli oyuncusunun oynamayacak olması da çok önemli bir avantaj. Galatasaray oraya ligin en fazla pas yapan ve topa sahip olan takımlarından biri olma avantajıyla gidiyor (Hakan Ünsal 2)
Rakipteki o baskıyı yapacak olan oyuncu olan Mehmet Topal'ın da olamayışı bunu kolaylaştırıyor. Selçuk ve Tolga'nın topla oyuna hakim olma özelliğini kullanması lazım. Ama derbiler öyle enteresan hikayeleri ortaya çıkarıyor ki bütün senaryolar boşa gidebiliyor. Bir kırmızı kart görürsün her şey boşa gider. Buna da açık bir derbi. Ben ciddi ikili mücadelelerin yaşanacağı bir derbi bekliyorum. Sezon başından beri özellikle deplasmanlarda iyi olan Bruma'nın Galatasaray adına ciddi iş yapabileceğini düşünüyorum (Hakan Ünsal 3)