Fenerbahçe ile Beşiktaş şampiyonluğa gidiyor ama gündemi Galatasaray belirliyor. Önce Mustafa Denizli’yi gönderdiler, ardından UEFA’dan bir yıl men cezasıyla karşı karşıya geldiler, şimdi de Başakşehir maçıyla manşetlerden inmediler. Milliyet Gazetesi yazarlarından Şansal Büyüka, Bilal Meşe'nin sorularını cevaplandırdı.
SPORX AI BAKIŞI
Açık
Paylaş:
24
Soru: G.Saray'ın son maçı...
-Başakşehir maçını hangi yönden değerlendireceksiniz? Abdullah Avcı’nın dediği gibi 5-0’da olabilirdi, Galatasaray maçı çevirebilirdi de...
Bak Bilal, tek devre oynayarak 5-0 yapamazsın. Başakşehir için ilk yarı tamam ama ikinci yarıda sahada yoktu. Bu maçın en çarpıcı yanı, Galatasaray’ın ikinci yarıda sezonun en duygulu, en coşkulu, en istekli futbolunu oynamasıydı. O zaman bu futbolculara sorarlar; bu duyguyu, bu coşku ve isteği canınız istediği zaman mı yakalayacaksınız? Oysa profesyonellik gereği bunu her maçta yaşamak ve yaşatmak zorundalar. Kazanırsın, kaybedersin, o futbolun içinde var. Ama umursamaz olmaya hakkın yok.
22
Soru: Arena'daki sesler...
-Yapılan protestolar için ne diyeceksiniz? Özellikle Galatasaraylı futbolcular pas yaparken taraftarının “oley oley” diye bağırması çok rencide ediciydi.
21
Selçuk'u savunan yok
Kaptan Selçuk penaltı atmaya geliyor, seyirci o sırada “Sneijder” diye bağırıyor. Bunun Galatasaray’a zarardan başka ne yararı var? Geçen yıl üç kupa kazanılırken bu takımın kaptanı Selçuk değil miydi? Bu sezon tek kötü oynayan Selçuk mu? Melo futbolcuların ısrarı ile gönderilirken, bu ayrılıkta başrolü yabancı oyuncular oynamadı mı? Yabancılara bu kadar engin bir hoşgörü ile bakar, her kötüde faturayı yerli oyuncuya kesersen o takımın birliği, bütünlüğü kalır mı? Oyunculara sorup hoca getirirsen, o hoca mı takımı yönetir, yoksa futbolcular mı hocayı? Selçuk için ciddi bir algı operasyonu yapılıyor ve bu konuda kimse kaptanını savunmuyor? Selçuk bu kadar kötüyse niye hala kaptan, niye kolundan o kaptanlık bandını almıyorsunuz? İyiyse, bu yapılanları hak etmiyorsa, çıkıp niye savunmuyorsunuz?
20
Soru: Umut Bulut
- Psikolojik olarak biten bir Umut Bulut var karşımızda... Zaten düşüşteydi, Burak’ın gidişi sonrasında omuzlarına aldığı yükle dip yaptı.
19
Umut kendini atıyor
Umut daha önceleri hiç olmazsa gol atıyordu. Şimdi kendini atıyor. Aslında ne kadar çalışkan ve iyi niyetli oyuncu olursan ol, bu psikolojide oynamak zor... Sezon sonu bir ayrılık hem Galatasaray’a, hem Umut’a ilaç gibi gelir.
18
Soru: Galatasaray’daki adaylar...
- Galatasaray’da yeni hoca adaylarından sizi heyecanlandıran var mı?
17
Gelse ne olacak?
Adı geçenlerin ahım şahım bir özellikleri yok. Ancak kimse yanılmasın, yanıltmasın. Galatasaray’da şartları değiştirmeden ne kadar hoca değiştirirsen değiştir, bir şey değişmez. Ayrıca “hocaları Sneijder getiriyor, Sneijder gönderiyor” diye bir başka algı da yaratıldı. Bu algı Galatasaray takımının bütünlüğüne, yönetimin otoritesine çok ciddi darbe vuruyor.
16
Soru: Ayrılık
- Peki, size göre sezon sonu bir ayrılık olur mu?
15
Selçuk, Çin’e kaçar
Bilal bak kardeşim, bazılarının değeri varlıklarında değil, yokluklarında belli olur. Bu takımdan Burak’ı kaçırttılar. Bonservis bedelinin yüzde 25’ini Trabzonspor’a vereceğin düşünülürse, aldığın para 5 milyon 250 bin euro... Bu paraya Burak gibi adam satılır mı? Bu kadar protesto olmasa bu kadar tepki olmasa Burak gider miydi? Benzer şeyler şimdi Selçuk için yapılıyor. Bu algı, bu protesto, her kötüyü Selçuk’tan bilme alışkanlığı devam ederse Selçuk’u da tutamazsın... Selçuk da Çin’e gider. Daha doğrusu Selçuk, Çin’e kaçar. Kaçırtırsın... Gitsin istiyorsan o başka... Ama gidenin yeri de dolmuyor? Ne oldu Melo’nun boşluğu, ne oldu Burak’ın yokluğu?
14
Soru: Oğuzhan ve Gomez
- Maç sonu röportajlara baktığımızda özellikle Oğuzhan ve Gomez, son haftalarda gerildiklerini belirtirken Oğuzhan “Galibiyette çok abartılıyoruz, mağlubiyette çok eleştiriliyoruz” dedi, ne dersiniz?
13
Ağır eleştiri yok
Beşiktaş ligin özellikle ilk yarısında genelde iyi oynadı ama o kadar etkili, o kadar çarpıcı dört-beş maç oynadı ki, bu oyunları doğal olarak abartıldı. Ayrıca abartıyı da hak etti. Ama bu, Beşiktaşlı oyuncuları havaya sokmadı, ayağını yerden kesmedi. Çünkü başlarında Şenol Güneş gibi bir “ciddiyet” var. Son Fenerbahçe ve Konya yenilgileri gelince ki, Beşiktaş bu sezon arka arkaya iki yenilgi yüzü görmedi, doğal olarak bir gerilme oldu, bir “acaba” mı soruları gündeme geldi. Ancak ben gene de okuduğum yazılarda, Beşiktaş’a yönelik yıpratıcı, ağır bir eleştiri görmedim.
12
Soru: Quaresma
- Beşiktaş’ta üstüne koyarak gelen bir Quaresma gerçeği var... Sakatlandığı süreye kadar oynadı, oynattı. Portekizli’yi nasıl buldunuz?
11
Tek başına kazandırır
Quaresma sadece Eskişehir karşısında değil, özellikle son maçlarda takımın en etkili oyuncularından biri, belki de birincisi... Önceleri kendine oynuyordu, şimdi Beşiktaş’a oynuyor. Tek başına maç kazandıracak yıldız bir oyuncu... Yeter ki son maçlarda olduğu gibi kendine değil, takıma oynasın.
10
Soru: Şenol Hoca
- Eskişehir galibiyetinin ardından alışık olmadığımız bir Şenol Güneş ile karşı karşıya kaldık. O her şeyden mutsuz olan hoca gitmiş, takımıyla bütünleşmiş bir teknik adam gelmişti.
9
İnsanın içini ısıtıyor
Sevgili Bilal, Şenol Güneş zaten takımıyla bütünleşmiş, otoritesini kurmuş, prensiplerini ve disiplinini kabul ettirmiş bir hoca... Ancak futbolcularıyla birlikteliğini ve sıcaklığını dışarıya yansıtmıyordu. Bunu ilk kez Eskişehir maçı sonrası saha içine girip, futbolcularının sevincini ortak olmakla kamuoyuna gösterdi. Ancak böyle görüntülere, böyle tablolara ihtiyaç var. Takımın bütünlüğünü arttırır, takıma ve camiaya güven verir, moral verir. Görsel olarak da bize malzeme verir. Fenerbahçe kazanıyor maç sonu coşkulu biçimde kutluyor, Beşiktaş kazanıyor coşkulu biçimde kutluyor. Kötü mü? Bence şahane... Bu görüntüler, öfkeli ve sert futbol ikliminde bahar çiçekleri gibi insanın içini ısıtıyor.
8
Soru: Fenerbahçe...
Böyle bir zeminde, böyle rahat alınan galibiyet Fenerbahçe için ne anlam ifade ediyor?
7
Herkese yazık
Akhisar’a yazık, Fenerbahçe’ye yazık, Türk futboluna yazık... Bu utanç tarlası artık Türk futbolunun gözünden ve gündeminden çıkmalı... Geçen hafta yazdım ve deplasman maçlarını da sıraladım... Ben Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki şampiyonluk yarışını deplasman maçlarının sonuçlarının tayin edeceğini düşünüyorum. Çünkü bu iki takım bir mucize olmazsa iç sahada puan kaybetmez... O bakımdan Akhisar galibiyeti, hele o tarlada, Fenerbahçe için belki de bir galibiyetten daha fazlası...