Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Braga'ya elendiği UEFA Avrupa Ligi maçının ardından hakem Ivan Bebek'e ağır ve sert eleştirilerde bulundular.
Fenerbahçe, 135 dakika sonunda turu geçmişti ama sahneye kahraman olmak isteyen hakem Ivan Bebek çıktı. İki gol öncesi ofsaytlar var. Penaltı akıl almaz. Bir maçı hakem üstünden okumak istemem ama gerçekten bu müsabakada oynayan üç ayrı takım vardı. İkisi birleşip, diğerini yendiler maalesef.
Uzun zamandır Avrupa’da oynanan bu tür bir müsabakada ilk defa böylesine rezil maç yöneten hakem üçlüsü gördük. Bir defa Ivan Bebek, sahadaki tavrı ve hareketleriyle tam tetikçi bir görüntü ortaya koydu. Özellikle Fenerbahçeli oyuncuları sindirme ve tahrik etmek için elinden geleni yaptı.
Bebek... Ayrıca Bebek gibi tertemiz bir yüzü var. Ama kalbi kapkara. Spor ahlakı kapkara. Ve Fenerbahçe'nin turu kaybetmesinin tek sorumlusu da o. Bazı maçlar vardır; kötü oynarsın, hakeme sığınırsın. Ama dün geceki karşılaşmada Hırvat hakem kelimenin tam anlamıyla Fenerbahçe'nin turunu çaldı. Hem de bilerek, isteyerek çaldı. Yaptığı hatalara asla masum hatalar diyemem. Maç amatör bir maç değil. Hakem de yeni yetme bir hakem değil. Böylesine nice maçlar yönetti. Topal'a verdiği penaltı, tam bir yüz karası...
Sahadaki 2 takıma bakınca 60 dakika boyunca aslında daha kaliteli olan net biçimde F.Bahçe’ydi. Portekiz temsilcisi İstanbul’da F.Bahçe’yi daha fazla zorlamıştı. Skandal hakem kararları, futbolcularımızın sinirli tavırları turun kaybedilmesine ve bu hezimetin ortaya çıkmasına neden oldu.
Elinde düdük vardı, diğerlerinde de bayrak. Kararlıydılar. Sahadakiler bir rakibe karşı oynuyorlardı, onlar ise rakipsizdi. "Emir" almışlar gibi yönettiler maçı... Ofsaytı atladılar, golü attırdılar. Sevinç gösterisinde yerlerinde kalmak zorunda olmaları, zorlarına gitti. Zor tuttular kendilerini öpüşmek, sarılmak için. Yetmedi elbette.
Türkiye, siyasette, sporda, sanatta ve eğitimde dünyanın her yerinde yalnız bir ülke. Hiçbir alanda ne desteğimiz var ne de lobimiz. Her gelen ‘vurun abalıya’ misali tekmeleyip geçiyor. Bu Ivan Bebek, herhangi bir İtalyan, İspanyol hatta Yunan takımının maçını böyle yönetsin de göreyim. O yakasındaki FIFA kokartını, onun gözüne sokarlar. Biz ise sırtını sıvazlayıp duruyoruz, belki az canımızı yakar diye. Bebek, Allah’ından bulsun, başka söyleyecek bir şey yok.
Maçın dengede gittiği dakikalarda her kararını Braga’dan yana kullandı. Rakibin taktik faullerine devam derken, Portekiz takımına dokunulmazlık uyguladı. Fenerbahçe rakibin oyununa karşı mental olarak hazırdı. Ancak hakem kararları ile sakinliklerini koruyamadılar. Bunu eksi olarak yazmak gerekir. Mehmet Topal penaltı pozisyonunda hakemin elinden alıp kırmızı kartı hakeme gösterse yeriydi!..
Hırvat hakemin maçın gidişatına direkt etki eden hatalı penaltı kararından önceki kararları yanlış bulmadım ancak hal ve hareketleriyle Fenerbahçe'ye antipatik bir düşünce içersinde olduğu görüntüsünü veriyordu
Bütün bunlar Fenerbahçe’nin FIFA ya da UEFA düzeyinde hakem seçimi açısından kulis gücünün çok iyi olmadığının açık göstergesi.. Infantino gibi Fenerbahçe’ye sıcak bakmayan bir ismin FIFA Başkanı oluşundan sonra Avrupa Kupaları’ndaki tek Türk takımının bu şekilde kupaya veda etmesi de düşündürücü..
Hakem Bebek'in sonsuza dek tartışılacak penaltısı ve Mehmet Topal'ın atılışı maçı diğer tarafa götürdü. 2-1 de Fenerbahçe için tur anlamına geliyordu. Ancak kenarda Pereira'nın yokluğunun da etkisiyle sarı-lacivertliler tam bir panik havası içinde kalesine gömüldü.
Dün gece Portekiz'de sahada varolmasını kabullenemediğimiz bir mahlukat. Fenerbahçe'yi mahvetti! Hem de öylesine net ve su götürmez biçimde yaptı ki. Cinayeti düdüğüyle üstlendi. O şeytan hakem! Birileri kiralık bir katili hakem diye sahaya sürdü. Kim bilir ülkemizdeki hangi gerçekleri bahane ettiler. Kim bilir Fenerbahçe'yi katletmek için maçtan önce hangi soysuz planı kurdular da, bu maçı böyle bir ahlaksıza emanet ettiler.
Braga tıkımı Fenerbahçe'yi ancak Hırvat hakemle eleyebilirdi. Onu da başardı Hırvat hakem Ivan Bebek'e kocaman alkış. Maçı genel anlamda analiz edecek bir tarafı bırakmadı Hırvat hakem. Adı Bebek ama aslında bir cani! Bize futbol konuşma fırsatını vermedi. Fenerbahçe bu işin takipçisi olacaktır!
Hani Türkiye’de hakemlerimize “ince ince doğrama” edebiyatı yapanlar var ya... Bebek’i görmeleri lazımdı. Bir taç atışını ajitasyon aracına çevirip Souza’ya sarı kartlık işler yaptırmak ve devamında Pereira’yı tribüne yollamak için hakem beceriksizliği yetmez, kötü niyeti de gerekirdi.
Hakem İvan Bebek. Bu bebek ağzındakini emzik zannediyor. Fenerbahçe’nin kanını emiyor. Oysa ağzındaki düdük. Kurallara göre öttürmesi lazım. Din, dil, ırk gözetmeden, gördüğünü çalması lazım. Hırvat hakemin garip kararları maç boyunca devam etti. Bu hakem Avrupa ligini kaldıracak kadar büyümemiş. O daha bebek.
Alper Potuk’un attığı gol, hakemin yanlış kararlarıyla boşa gitti. Vermiş olduğu abuk sabuk kararlarla iş çığrından çıktı. Fenerbahçe’nin yapacak hiçbir şeyi kalmadı. Pereira’yı tribüne yolladı, 3 futbolcumuzu kırmızı kartla oyun dışı bıraktı, bir tek beklentisi daha vardı: Tribündeki Fenerbahçe taraftarlarını da stadın dışına yollamış olsaydı, tam emeline ulaşmış olacaktı!
Samimi söylüyorum hayatımda bu kadar art niyetli bir hakem görmedim. Bu kadar bir takımın aleyhine çalışan kara vicdanlı basiretsiz ve kötü hakemle karşılaşmadım. Fenerbahçeli oyuncuları buraya kadar verdikleri mücadeleden ötürü kutluyorum ve inanıyorum ki adil bir hakemle Fenerbahçe bu turu çok rahat geçerdi.
Futbol adına asap bozucu bir geceydi. Kötü oynarsın olur. Hakem kötüdür olur. Ama bu biraz abartı oldu. Bir tür yanlışlıklar komedyası! Ama en güzel başlığı Ahmet Mümtaz Taylan buldu: “İçimizdeki Portekizliler!”