Spor yazarları, A Milli Takımımızın Avusturya'yı deplasmanda 2-1'lik skorla mağlup ettiği maçın ardından değerlendirmelerde bulundular.
Tek bir gol pozisyon yakalamadan Avusturya'yı Viyana'da 2 gol atıp yenmeyi bildik. Peki diyeceksiniz ki, "Gol pozisyonu bulamadık da nasıl iki gol attık?" Cevabı çok basit. Biri dünyanın en iyi frikik ustalarından biri olan Hakan Çalhanoğlu'nun frikiği diğeri de Avusturya Milli Takım kalecisi Ramazan'ın (yanlış okumadınız Ramazan) Arda'nın önüne bıraktığı ve 'Al da at' dediği pozisyon. Bunun haricinde üreterek, pas yaparak rakip kaleye gidemedik. Cenk Tosun didindi durdu, hepsi o...
Artık ofansta etkili oyunculara sahibiz. Arda’yı dünya tanıyor. Gruptan çıkarsak Hakan Çalhanoğlu Avrupa Şampiyonası’nın yıldızı olabilir. Duran toplarda kendisini kanıtladı. Arkadaşlarıyla uyumu sağladığında daha çok şut atma fırsatı bulacak. Emin olun şutları frikiklerinden etkisiz değil. Yeter ki açıyı yakalasın.
Çocuklar sahada istekli ve arzulu olmalarına rağmen, Avusturya kalesine bir planla gidemiyorduk. Bir duran top ve acemi bir hatadan tabela yaptık. Ne Cenk bizi ileriye taşıyabildi, ne de penetreler ile ceza alanına yaklaşabildik.
İsveç maçındaki kurgumuzda da benzerlikler varsa, kazanan haklıdır diyenlerle bayağı tartışırız.
Avusturya’nın yeknesaklığı önce afallattı Ay- Yıldızlıları. Daha zayıf olan İsveç karşısında görünmeyen defolar burada belirginleşti. Ama üçgenler kuruldukça özgüven geldi, oyun dengelendi. Gerçi defans zaafları oldukça endişe de gitmedi. Fakat, yetenekler ve takımın girdiği öyle ya da böyle “yenilmeyiz” havası umut verdi.
Kazanmak çok güzel ama bu hazırlık maçı. Ne için? 2016 Avrupa Şampiyonası Finalleri için. Dünkü futbol kimi tatmin etti? Vur, kır, parçala bu maçı kazan felsefesi dışında... Önce Terim yönetiminde eleme grubu maçlarındaki mucizevi çıkışı artık bir kenara koyalım. Çok yakın gelecekteki gerçeğe bakalım. Bu Milli Takım, Fransa için hazır mı?
İyi de oynasak kötü de oynasak maçları kazanmayı başarabiliyoruz. Bu da doğal olarak oyuncularımızın özgüveninin artmasını ve tüm Türkiye'nin Milli Takıma olan güveninin ve sevgisinin çoğalmasına sebep oluyor. Umarım bundan sonraki hazırlık maçlarını da kaybetmeden tamamlayıp Fransa'ya uzun süreli bir namağlup bir takım ünvanıyla gideriz.
Hakan Çalhanoğlu’nun frikiğine yetenek deyip çıkmamalı işin içinden. Bu çalışmanın karşılığıdır. Bizim mahsül futolcunun yüksek bedelli kontrat sonrası genelde unuttuğu konu. Bizim yetenekli çocuklar Hakan’ın attığı golde bunu görmeli, kendine yazık etmemeli. Çalışmalılar. Hakan Çalhanoğlu geçen sezon Avrupa’nın en iyi frikikçileri listesine yetenekleri kadar bu özelliği ile girdi.
Ernst Happel’deki hazırlık maçı gerçek bir şampiyona mücadelesi çizgisindeydi. Avusturya zorlu, ciddi bir rakipti. Bize ayna oldu, eksiklerimizi apaçık söyledi. Fransa’da başarı için dünkü çizgimizi aşmalıyız. Ki bu da öncelikle iki stoperi devreye sokabilmekle olabilecek.
13 maçtan beri mağlup olmayan bir Milli Takım... Bana göre bu noktaya gelinceye kadar oyuncuların mantalitelerinde önemli değişiklikler oldu. Özellikle Avrupa Şampiyonası Elemeleri'nin ilk beş maçındaki büyük hayal kırıklığından sonra, diğer 5 maçta oyuncuların kazanma arzularını her maç sahaya yansıtmaları ve ardından oluşan özgüven bu tabloyu ortaya çıkaran en belirgin olgudur. Kabul etmek gerekir ki, bunda da en büyük pay Fatih Terim'indir.
Bu takım oynadığı futbolun üstüne koyarak Avrupa Şampiyonası’na gidecek. Gökhan, Volkan Şen, Caner yüzde 50’lerde oynamasına rağmen gene de başarılıydılar. İnanın çok heyecanlanıyorum. Bu milli takım Fransa’da mutlaka derece yapacak. Tek eksiğimiz oyun tempomuzu artırıp, daha hızlı oynamamız lazım.