Galatasaray'ın Brezilyalı yıldızı Gabriel Sara, ülkesinin önde gelen yayın kuruluşlarından Ge Globo'ya bir röportaj verdi. Yıldız oyuncu Galatasaray, Türkiye ve Brezilya Milli Takımı ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Galatasaray ile yaşadığı şampiyonluğa değinen Brezilyalı yıldız, "Büyülüydü. Benim için ikinci lig şampiyonluğu, Türkiye'ye geldiğimden beri üçüncü kupamdı. Kulüp içinse 1997-2000'den beri yaşanmayan dördüncü ardışık şampiyonluktu. Taraftarlar heyecandan adeta coşuyordu. Ve biz de insanların hayallerini gerçekleştirmenin getirdiği o baskıyı biraz da olsa üzerimizde taşıdık. Her şeyin nasıl geliştiği düşünüldüğünde çok duygusal bir geceydi. Derbiyi kazandık ve her şey yolunda gidiyor gibiydi, ancak bir sonraki maçta 4-1 kaybettik ve baskı altındaydık. Şampiyonluğu belirleyecek maçta, oyunun bir bölümünde 2-1 gerideydik. Çok tehlikeli bir durumdu, ama sonunda durumu tersine çevirmeyi başardık. Gerçekten büyülü bir geceydi" diye konuştu.
Brezilya Milli Takımı ile çıktığı ilk maça değinen Gabriel Sara, "Her şey çok büyülüydü. Çocukluk hayalimdi. Fransa'ya karşı ilk maçımı oynadığımda, kaybettiğimiz için maçtan sonra çok sinirlenmiştim. Ancak daha sonra, otelde, neler olduğunu anlamaya başladım. Sonra fotoğrafları ve videoları görmeye başladım ve "Vay canına, Brezilya milli takımında ilk maçımı oynadım" diye düşündüm. Hayal ettiğinizden çok daha iyi. Milli takıma çağrılma ritüeli en gergin anlardan biriydi. Oradaki insanları memnun etmek zor, ama aynı zamanda çok eğlenceliydi." ifadelerini kullandı.
Kaybetmekten nefret ettiğini söyleyen Sara, "Maçlardan sonra, özellikle kaybettiğimde, çok içime kapanıyorum. Kaybetmekten her şeyden çok nefret ediyorum. Fransa maçında, sadece 10 dakika oynamış olmama rağmen, daha iyi nasıl yardımcı olabileceğim konusunda düşünmeye başlamıştım bile. Teknik direktör maçtan sonra benimle konuştu ve oyuna nasıl girdiğimi beğendi.
Yenilgiye rağmen, takım soğukkanlılığını korudu. Birçok oyuncumuz eksikti, Fransa ise neredeyse tam kadroyla sahaya çıktı ve birçok kişi Fransa'nın Brezilya'yı ezici bir şekilde yeneceğini söyledi, ancak bu gerçekleşmedi. Bir sonraki maçta, Hırvatistan'a karşı, takım çok daha iyiydi. Takım çok odaklanmış ve her zaman kazanma hedefine yoğunlaşmış durumda." dedi.
Brezilya ile Dünya Kupası kadrosunda yer almak istediğini söyleyen Sara, "Dünya Kupası kadrosunda kimlerin olacağını bilmek büyük bir beklenti ve hatta endişe yaratıyor. Endişelenmemek için günü gününe yaşamaya çalışıyorum. Brezilya milli takımıyla Dünya Kupası'nda oynamak her oyuncunun hayalidir. Benim için de çocukluk hayali. Bu sezon boyunca bunu düşünerek çok çalıştım, ama ayaklarım yere basıyor. Teknik direktör en iyisini düşündüğü oyuncuyu kadroya alacak. Eğer kadroda olursam, elimden gelenin en iyisini yapacağım. Ve eğer olmazsam, her zaman olduğu gibi Brezilya'yı destekleyeceğim"dedi.
Kariyerinin en iyi dönemini yaşadığını söyleyen Brezilyalı orta saha, "Bence en iyi dönemimi yaşıyorum. Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nden Brezilya milli takımına kadar karşılaştığım rekabet seviyesini göz önünde bulundurursak, şu ana kadarki en iyi performansımı sergilediğimi düşünüyorum. Dünyanın en iyi takımları ve oyuncularıyla karşılaştık. Atlético de Madrid, Liverpool ile oynadık ve hatta milli takım formasıyla Fransa'ya karşı oynama deneyimini de yaşadım." açıklamasında bulundu.
26 yaşındaki yıldız futbolcu, bu sezon sarı-kırmızılı takımla çıktığı 42 karşılaşmada 6 gol ve 5 asist kaydetti.
Öte yandan A Spor ekranlarına konuşan Sara, "Benim için çok özel bir sezon oldu. Şampiyonlar Ligi'nde ilk golümü attım. Brezilya Milli Takımı'na çağrıldım. Hem takım için hem de bireysel olarak inanılmaz bir sezon oldu." dedi.
- Hangi pozisyonda kendini daha rahat hissediyorsun? 8 mi 10 mu?
"Benim için önemli olan ilk 11'de oynayabilmek. Norwich'te yarı sezon 6-8 oynadım. 10 numara ve kanat olarak da oynadım. 8-10 ne olursa olsun fark etmez. Tercih olarak derseniz 6-8 pozisyonunu tercih ederim ayağıma daha fazla top gelmesini sağlıyor. Stoper de oynamak gerekiyorsa oynarım, hocam nerede isterse orada oynarım."
"Osimhen ile aramda hep yarışma oluyor. Ne olursa olsun yarışmaya çalışıyoruz. İyi bir arkadaşım. İnanılmaz bir insan ama bazen beni gıcık ediyor. Yine de onu çok seviyorum." (Gülerek) (A Spor)
"Okan Buruk, Galatasaray'a gelişimde çok önemli. O zamanki durumumdan dolayı Türkiye'ye gelmek istemiyordum. Kızım doğmak üzereydi ve orada yerleşik hayatım vardı. Okan Hoca; Avrupa'da oynamak ve Brezilya milli takımına gitmek gibi şeyleri aklıma soktu. O şekilde beni ikna etti. İki sene sonra hem Şampiyonlar Ligi'nde oynadım hem milli takıma çağrıldım. İyi ki beni ikna etmiş çok mutluyum."