Spor yazarları, Beşiktaş'ın Kasımpaşa'yı 3-2 mağlup ettiği mücadeleyi köşe yazılarında yorumladılar. Burada kullanılan yazıların tamamını, gazeteleri satın alarak ya da gazetelerin internet sitelerinden okuyabilirsiniz.
"Sergen Yalçın geçen hafta Kayseri'de çok büyük bir hata yaparak riskli oyunda kontratakları önleyen sigorta Necip'i oyundan almıştı. Tahmin ettiğim gibi de herkes yenilginin faturasını Necip'e çıkarmıştı. Üstelik de Necip çıktıktan sonra kaçan iki Kayseri pozisyonu ve iki Kayseri golüne rağmen. Dün de maç berabereyken Necip Uysal girdi, Beşiktaş kazandı. Merak ediyorum bu kez ne diyecekler? Bir paragraf Burak Yılmaz'a açmak istiyorum... 37 yaşındaki Atiba, her maç sahada basmadık yer bırakmıyor, sakatlanmadan oynuyor, Burak daha oyun başında depar atmadan, ikili mücadeleye girmeden adale sakatlığı ile oyunu bıraktı!" (SABAH)
İlk yarıdaki tüm Beşiktaşlılar kötüydü, ikinci yarıdaki tüm Beşiktaşlılar iyiydi. Bu nasıl bir değerlendirme derseniz cevabım yok ama gerçek tam olarak böyleydi. Boateng'in golü, mücadelesi ön tarafı toparladı belki farkı yaratan da buydu. İkinci yarıdaki mücadele, goller, karşılıklı ataklar harikaydı. Son haftalarda izlediğimiz en iyi maçlardan biri oldu. Güven aynı kafayı iki kez vurdu, birinde golü yaptı sonra da göbeğini erittiğini açık-seçik ortaya koydu. Eleştiriler işe yaramış demek ki! Bu galibiyet önemli, Beşiktaş artık üçüncülük için en iddialı takım durumundadır. Haydi hayırlısı. (FOTOMAÇ)
Sonradan anlaşıldı ki devre arasında Sergen Yalçın, Beşiktaş takımına adeta kızgın buhar banyosu uygulamış. İkinci yarı başlar başlamaz müthiş bir silkinişle Boateng’in beraberlik golünü buldular. Bu gol, takımda yeni bir motivasyon etkisi yarattı. Maça da soluk soluğa karşılıklı ataklarla, gol pozisyonlarıyla süslenen bir güzellik geldi. Oyunda eksik-gedik, organizasyon sıkıntıları ve talihsiz sakatlıklar olabilir. Önemli olan bunlara rağmen sindikten sonra da silkinip ayağa kalkan ve maça damgasını vuran takım olmaktır. Beşiktaş, böyle bir kimlik sergiledi. Sezon biterken sahneden inmeyeceğini gösterdi. Evet, son şarkıları bekleyelim… Bakalım neler söyleyecekler? (MİLLİYET)
Uzun süreden yana futbolunu göremediğimiz Boateng, Burak Yılmaz gibi oynadı ve ikinci yarının hemen başında frsatçılığıyla maça dengeyi getirdi. Tabii sıcak havanın etkisiyle son 20 dakikada maç gitti geldi, hatta Rus ruletine döndü. Son sözü çok eleştirdiğimiz Güven söyledi ve çok önemli 3 puan Beşiktaş'a yazdırdı. Ancak bir gerçek var ki; Güven Beşiktaş'ın futbolcusu olamaz. Kaleci Ersin'in zaman zaman topu oyuna sokarken hatalar yapsa da kalede güven vermesi önemliydi. Şimdi ne olacak? Açık ve net söyleyeyim; Beşiktaş 3'te 3 de yapabilir, 3'te sıfır da. Gerçek olan; önemli revizyona ihtiyaç var. Bu takım seneye olmaz, olamaz. Bu arada dün Quaresma'nın Dolmabahçe'deki büyük ihtimalle son maçıydı. (FOTOMAÇ)
"Ben çok Burakçı değilimdir. Burak istiyor ki her maç 1-0 bitsin golü de ben atayım istiyor. Santraforlarda bu normaldir ama takımı biraz Burak'a göre şekillendirmek istiyor kendisi. İstiyor alamadığı zaman sesi çıkıyor. Bu oyuncular yanında ikinci oyuncuyu istemez. O ona göre oynansın istiyor. Yanında bir santrafor senelerdir barındırmadı. Orada hakimiyet istiyor. Tabelada varsa evet Burak diyoruz, tabelada yoksa yok diyoruz. Burak'sız Beşiktaş sıradan bir takıma dönüşüyor. Güven iyi olacak diyoruz ama Beşiktaş'ın 1. santraforu olacak birisi değil şu an için"
Beşiktaş Boyd'un golüyle öne geçtikten sonra Koita'nın 2 golüne engel olamadı. 2. yarıda ise savunma anlamında daha iyi bir Beşiktaş vardı. Boateng skoru eşitledikten sonra gol için daha fazla forse eden Beşiktaş oldu. Net bir pozisyonda golü kaçıran Güven Yalçın, uzatmanın ilk dakikasında Ruiz'in asistinde bu kez çerçeveyi bulunca maç Beşiktaş'ın oldu. Beşiktaş eline bir fırsat geçirdi. Son ana kadar mutlaka Şampiyonlar Ligi'ni kovalayacaklardır. (TAKVİM)
Beşiktaş takımı sezon başı planlamayla, özellikle hücum hattında aynı tip oyuncularla bu üretkenlik sıkıntısı her zaman yaşadı. Dar alan becerisi yüksek oyuncu alınmaması, Beşiktaş'ın bu sezon oyun içinde belki de en büyük handikabıydı. Böyle maçları son dakikaya kadar coşkulu, agresif, golü düşünerek oynamasının Beşiktaş adına mükafatı, üçüncü golü de bulması oldu. Ve 2-1 geriye düştüğü maçta Burak Yılmaz gibi önemli bir oyuncusunun da çok erken çıkmasına rağmen geri dönmesini bilerek; ligi üçünü sırada bitirme hedefinde önemli bin üç puanı hak ederek almış oldu. (FOTOMAÇ)
Lens ender asistlerinden birini yapıyor Boateng tamamlıyor ve Kartal eşitliği sağlıyor. Boateng’in golü kadar ırkçılığı protesto hareketi de güzel. Zaten geçmişte ırkçılıktan çok çekmiş. Ardından Beşiktaş moralleniyor, 3. gol için baskı kuruyor. Ama ilk dokunuş yok, pas yok, bitiricilik yok. Son 20 dakikaya girerken maç adeta “Rus ruletine” dönüyor. Kim atarsa o kazanacak. Ve Beşiktaş 90’da Güven’le atıyor ve kazanan o oluyor. (CUMHURİYET)