Spor yazarları, Beşiktaş'ın kendi evinde Braga'ya 2-1 mağlup olduğu mücadeleyi değerlendirdi.
Bugüne kadar çok az görev yapmış Rebocho ile Boyd. Ve ilk defa oynayan stoper Roco. Böyle bir tabloda oyunun geneline hükmedebilmek, savunma güvencesi oluşturmak ve de hücum etkinliği sağlamak günümüz futbolunda eşyanın tabiatına aykırı bir durum. (SABAH)
Braga, güçlü bir Avrupa takımı değil. Yıldız futbolcusu da ama oyuncular birbirlerinin özeliklerini iyi tanıyorlar ve takım olarak basit oyun modelini kolektif biçimde sahaya yansıtıyorlar. İlk devre kontrolü ele alıp bir de gol buldular. İkinci devreye beklenilenin aksine ofansif başladılar. 10 dakika içinde 3 gol atabilirlerdi. (SABAH)
Fırsat buldukça alışmış kavisli ortalarını sergileyen Caner'in ortasında Umut skora denge getirdi. Bu moralle seyirci de havaya girdi ve de bir penaltı kazanıldı. Ancak Ljajic direğe nişanladı. Sonrasında da bozulan moralle artan risklerle Braga'nın önce iki gol pozisyonu sonra da ikinci golü geldi. Bu maçla birlikte Beşiktaş'ın da Avrupa defteri de kapatmış oldu. Artık Abdullah Avcı'yı bu kritik durumda çok önemli bir derbi bekliyor. (SABAH)
UEFA Avrupa Ligi'nde Braga önünde belki de tamam ya da devam maçına çıkan Beşiktaş'ta çok büyük sorunlar vardı. Büyük bir sakatlık kriziyle karşı karşıya kalan Beşiktaş her ne olursa olsun iddiasını sürdürmek için kazanmak zorundaydı. Son derece dağınık bir görüntü çizen Beşiktaş çok pas hatası yaptığı gibi golü de bireysel hatadan yedi. Zaten ciddi bir moral çöküntüsü içinde olan Beşiktaş bu golden çok etkilendi. (TAKVİM)
2. yarıda her şey Braga'nın istediği ortamda seyrederken önce Umut Nayir'ın beraberlik golü ardından da kazanılan penaltı herşeyi değiştirdi. Ama ne varki Ljajic'in kullandığı garip stildeki penaltı vuruşu direkte patlarken, birkaç dakika sonra gelen Braga'nın 2. golü tribünleri adeta çılgına çevirdi. Beşiktaş'ın belki bahanesi çok ama buna rağmen kötü oynayan bir türlü form tutmayan futbolcuların varlığı da tribünlerin malumuydu. Zor günler yaşayan Beşiktaş'ı pazar günü zor bir derbi bekliyor. (TAKVİM)
Beşiktaş'ta 7 sakat olmasına rağmen yenilgiyi hak etmedi. Oğuzhan iyi başladığı maçta inanılmaz bir hatayla Braga'nın golünde asist yapması ve Boyd ile Ljajic'in direkte patlayan şutları büyük şanssızlıktı. 1-1 iken penaltı maçın kaderini belirledi. Taraftarın ıslıkladığı Caner ilk 45'te bindirmelerinde çok çalışırken Umut'un attığı golde nefis bir orta yaptı. Ve bence bu kadar tepkiyi de hak etmedi. (FOTOMAÇ)
Dün gözüme çarpan ikinci yarı oyuna giren genç Kartal'dı. Oyuna girer girmez attığı paslarla taraftarları da ayağa kaldırdı.
Umut attığı golde fırsatçılığını konuşurken Güven yine hayal kırıklığıydı. Gerçek olan şu; eski başkan ve eski yöneticiler kötü bir miras bıraktı. Evdeki yangını göz göre göre semte yaydılar. Yeni yönetimin futbol takımında önemli bir devrim yapması gerek. Şu anki tabloya bakarsak; bu sezon matematiksel olmasa da; Avrupa defteri kapandı. Bu malzemeden çok şey beklemek hayalcilik olur. Kartal ve Umut ile devre arasında gelecekte Beşiktaş'a hizmet edebilecek en az 5 yetenekli genç için geleceğin planları yapılmalı. (FOTOMAÇ)
Beşiktaş'ta dün en önemli değişiklik, yönetiminin (başkan dahil çoğu giden başkanla çalışmış olsa da) yeni olmasıydı. Bu değişimin takıma da tribüne de bir yeni enerji vermesi bekleniyordu. Tribünler dolmadı, takım ise hırsı olsa da yine çaresizdi. Evet, Beşiktaş maça iyi başladı. İlk 10 dakika topu alan yüzünü kaleye döndü ve gitti. Bu bölümden en az bir gol çıkmalıydı. (HÜRRİYET)
Taşların yerinden oynaması Caner’i klasik stiliyle oyuna dahil etti. Gol ve kazanılan ama kaçırılan penaltı pozisyonu öncesinde başroldeydi. Asli görevini yerine getirmekten uzak olan Ljajic’in penaltıyı da kullanması Beşiktaş’ı kırdı. İlk defa geriden gelerek maç kazanma şansı kaçtı. Oysa Beşiktaş’ın buna o kadar çok ihtiyacı vardı ki... (HÜRRİYET)
Elbette zaman ve destek lazım, Abdullah Avcı’ya. Ancak “Sistemime uygun kadrom var” diyebiliyorsa. Bunu diyeceğini hiç sanmıyorum. Beşiktaş, oyun olarak her maç biriktirerek gitse, skorlara bakmam. Fakat bu Beşiktaş, hazırlık maçları ve 11 resmi maçta bir şey biriktiremedi. Her maç sıfırdan başlıyor ve giderek sıfırı da tüketiyor! Gerçek bu... (HÜRRİYET)
Maçın ilk 35 dakikası, "Siyah-Beyazlı takım çok arzulu. Oğuzhan da kendini toparlamış..." dediğimiz anlardı. Ne var ki 38. dakikada öyle bir hata yaptı ki Braga'nın golünü hazırladı. Golle sonuçlanan bu pozisyona kadar Braga'nın ne net bir pozisyonu, ne de net oyun üstünlüğü vardı. 6 oyuncusu sakat olmasına rağmen ilk 45 dakika daha önde oynayan 2 topu direkten dönen Beşiktaş'tı. Bir hatanın bedeli ağır oldu, takımın dengesini bozdu. (SABAH)
Oğuzhan, yüksek maaşlı 5 yıllık sözleşmeyi uzattığı o günden bu yana mıknatıs gibi olumsuzlukları üzerine çekiyor. 61'de Oğuzhan'ın yerine geleceği aydınlık olan genç Kartal Yılmaz'ın girmesi gecenin ironisi. Buradaki şansızlık ise Abdullah hocanın yedek kulübesindeki alternatifsizliği. Ağrıları olan Atiba'nın, G.Saray maçı öncesi oynayabileceğine de ihtimal vermiyorum. (SABAH)
Biri penaltı 3 topu direkten dönmenin ağır şansızlığını ya da beceriksizliğini yaşayan Beşiktaş, Braga'ya bu sefer Caner'in hatasıyla 2 gol atma fırsatını verdi. 2 hata 2 gol ve tribünlerde yükselen ıslıklar ve "Avcı istifa" sesleri... Tamam kalite sorunu var, takım çok iyi değil, tamam oyuncular hatalı, vasat. Evet sistemde uyum sorunu var ve Avcı'nın performansı da kötü. Ancak sezon başından bu yana bu kadar terslik bu kadar şansızlık olur mu? (SABAH)
Ya bu geriye pas nedir Allah aşkına. Geriye vereceksen topu niye alıyorsun. Playmaker adam topu alır ve döner, yüzünün istikameti hep karşı taraf olur. Top atıyorlar sana, 3 kişi deplase oluyor sen topu tekrar geriye veriyorsun. Yazık vallahi ya! 65’inci dakikaya kadar duvardaki tablo aynı yerinde duruyordu. Ya tabloyu değiştirecektin ya duvarı. Tabloyu değiştirme kararı çıktığında, genç Kartal ve bir Umut oyuna girmişti. (AKŞAM)
Hele şükür sesleri bir anda Allah’a şükür nidalarına dönmüştü. İspanyol hakem golden hemen sonra penaltı noktasını göstermişti zira. Ljajic topun başına geldiğinde, başımıza neler geleceğini çözememiştik daha, Ljajic topu direğe attı, takım oyundan düştü, altın kural işledi. Atamayana atarlar oldu. Takımın maç kazanması lazım. Yoksa her şey hava. (AKŞAM)
Uzak mesafelerdeki serbest atışları Caner kullanmamalı; çünkü Caner, ayağının ucunu topun altına sokmadığı için hem topu kaldıramıyor hem de falso veremediği için topa Magnus kuvveti katamıyor. Beşiktaş tepeden tırnağa yenilenmeli demiştik. Başkanla başladı ama yetmez. Mutlaka takviye yapılmalı. Yaşlılık sakatlıkları dolayısıyla oynamayan futbolcular, yetersizler ve Beşiktaş'ı sıradanlaştıran, mağlubiyete alıştıranlar da gitmeli. (TAKVİM)