Galatasaray, az gol yiyor. Kalesi, savunması başarılı duruyor. Bunun sebebi kalecisi Muslera. Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'dan daha az gol yiyen 2 takım var. Gol yemeyen PSG ve 1 gol yiyen Ajax. Fakat, kalesine gelen şutlara bakınca aynı şeyi söyleyemezsin. Seti çeken oyuncu Muslera. Deplasmanda güvenilir bir kalecinin olması Galatasaray için işi dengeleyen bir faktör.
İki teknik direktörün durumu aynı değil. Fatih Hoca'nın kredisi bitmez. "Fatih Terim istifa" tezahüratları kolay kolay yükselmez. Olur tabii ama kolay değil. Bu oyunla Guardiola ya da Klopp, bu performansı sergiliyor olsa şu anda tribünler "Fatih Terim" diye yıkılıyordu. Fatih Terim'e dönmez iş.
Abdullah Avcı da durum farklı. "Abdullah Avcı kalsın, zaman verin." diyen bir akım var hakikaten altta. Hatta "İstifa" diye bağıranlar da bunu düşünüyor ama işlerin de iyi gitmediği bir gerçek. Abdullah Hoca açıısndan problem şu, Başakşehir de dahil olmak üzere son 20 maçında sadece 4 galibiyet alabilmiş. Sadece Beşiktaş'taki durum değil, Başakşehir'deki durumu da tıkanmıştı. Elindeki şampiyonluğu verdi.
Abdullah Avcı'yı da yanıltan şu oldu aslında. Tüm istatistiklere bakınca oyun doğru görünüyordu. Topa sahip oluyor, pas yapıyor, pozisyona giriyor ama top bir türlü içeri girmiyordu. Bu maç düzelir, bu maç düzelir diye diye şampiyonluk gitti. 1 tane galibiyet kurtaracaktı onu, olmadı. Bu sefer durum krize dönüştü ve şimdi elindeki kadro da onun istediği gibi değil.
Galatasaray açısından durum farklı. Bence Galatasaray'da hoca oyunu bulamadı ya da oyun, oyunculara geçmedi, anlayamadılar. Çok iyi bir kalecisi var, oyunu tutabiliyor. Orta sahada çok iyi bir oyuncusu var. Atiba hala çok iyi ama Nzonzi hakikaten damgasını vuruyor. Fernando kadar iyi midir, bilmiyorum ama oraya oturdu. Fatih Hoca'nın çizdiği oyunda bir takım eksiklikler var, oyuncuların kabul etmediği bir taraflar var. Taktikle alakalı bazı sorunlar var.
Beşiktaş'ın hafta içi yediği golü hatırlayın. Sağdan sola, soldan sağa alanı çok hızlı boşalttı Braga ve çok net indi. Galatasaray'da bunu kim yapıyor, kimse yapamıyor. Galatasaray ağır ağır oynuyor. Alan boşaltmada problem var. Rakip hemen dolduruyor. Dolayısıyla, Galatasaray'da izlediğimiz şeyden memnun olmuyoruz.
Fakat, Gaatasaray'da zannetiğimiz kadar da kötü bir performans yok. Bugün kazanırsa zirveye tutunuyor puan olarak. Sadece ilk hafta yenilmiş. Sonrasında yenilmedi. Kafamızdaki soru işaretleri hep Şampiyonlar Ligi ile alakalı. Çok güçlü rakipleri olmasına rağmen daha elle tutulur şeyler yapılabilirdi diyoruz Fatih Terim'den dolayı.
Çünkü, Fatih Terim daha önce bunları yaptı. Fatih Hoca, hiçbir maçtan sonra çıkıp "Rakip Real Madrid'di arkadaşlar." demedi bugüne kadar. "Banane, Real Madrid'se Real Madrid, ben yenmeye gidiyorum." dedi.
Geçmeyen bir şeyler var. Oyun, oyunculara tam yansımadı. Onu bu maçta çözebilecek mi, çözemeyecek mi? Orada kararın ne olacağı önemli. "Başıma bir şey gelmesin." mi diyecekler, "Artık, benim ispat etmem, almam lazım." mı derler. Umarım, ikincisi olur. Çünkü, bugün Türkiye'nin en önemli 3 maçından biri. Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin ikinci yarısı gibi bir derbi izlemek istemiyorum
Beşiktaş'ta bu kadar çok sakatlık varsa şanssızlık değildir. Beşiktaş'ta en önemli eksiklik Dorukhan. Bence Galatasaray birkaç adım önde. Kim gol atacak Beşiktaş'ta?
Muslera, açık ara Karius'tan öte. Galatasaray'ın sadece iki gol yemesinin yegane nedeni Fernando Muslera. Geldiğinden bu yana en iyi sezonlarından birini oynuyor.
Zaman zaman sakarlıkları vardır Muslera'nın, onları yapmıyor. Muslera, 8. yılında. Sadece 3-4 maçında kötü olarak bulup "Bu ne biçim performans." demişizdir. Karius'un ise 2 maçında demişizdir. Çok ters.
Karius'un avantajı şu, çok yakışıklı adam. İş görüşmesine falan gittiğinizde fizik avantajdır, artı yazar. Di Maria için de aynı şeyi söylüyorum. Biraz daha yakışıklı olsa farklı olurdu. Hayat bu, realite.
Karius, güvenilir bir kaleci performansı göstermiyor. Liverpool'daki şanssız finalden sonra çok iyi bir performansını görmedim. Beşiktaş'ın ve Şenol Güneş'in onun için şans olduğunu ve doğru bir yere geldiğini düşünüyordum. Olmadı.
Muslera zaman zaman sakarlıklar yapar. Bu maçta da yapabilir ama bir sonraki maç en güvendiğin oyuncu olur. İkisinin güven durumu farklı. Kalecin, güven verecek. "İyi, kötü ama yemez o, 2-3 tane de çıkarır" deriz. Fakat, oyuncunun güveni farklı olur. Muslera, bu güveni veriyor. Karius için aynı şeyi söyleyemem.
İki takımın ideal savunma dörtlülerinin iyi oyuncular olduğunu düşünüyorum. Fakat, organizasyon ve performans açısından çok ciddi sorunlar var. Bunların temelinde de orta sahaların tam oturmaması var. İki takım da orta sahalarını oturtamadı. Galatasaray'ın orta üçlüsünü kağıt üstünde söyleyebiliyoruz. Galatasaray'da Nzonzi, Seri, Lemina olmalı bence ya da iyi bir Belhanda girebilir Seri ya da Lemina'nın yerine. Fakat, sahada bu üçlüleri göremiyoruz bir türlü. Futbolda, oyunun merkezini oturtmadan çerçeveyi toparlaman mümkün değil.