Arama Logo

Yazarlardan Beşiktaş yorumları




SPORX AI BAKIŞI
Açık

Paylaş:

Google News
9
YAZARLARDAN BEŞİKTAŞ YORUMLARI
Spor yazarları köşelerinde Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris maçını değerlendirdi.
YAZARLARDAN BEŞİKTAŞ YORUMLARI
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
8
"YILDIZLARIN FORM TUTMASI ŞART!"

Güntekin Onay: "Beşiktaş’ta Dusan Vlahovic ve Leandro Trossard henüz ısınma turlarında. Bu 2 yıldızın bir an önce form tutması şart. Aksi takdirde görünen o ki Beşiktaş gol sorunu yaşamaya devam edecek." [Hürriyet]

\
7
"YOLA DEVAM AMA DERS ALMAK LAZIM"

Cem Dizdar: "Hata bekleyen rakip hatayı bulup, golü attı. Böylece Beşiktaş’ın temel sorununun Vincenzo Italiano’nun sık sık belirttiği gibi sadece bitiricilik olmadığı da ortaya çıktı. Maç sonuna doğru Kauno’nun üst üste girdiği ve tamamlayamadığı pozisyonlar Beşiktaş’ın çalışması gereken çok ders olduğunu göstermiştir umarım. Çünkü özellikle ülkedeki rakipleri için Alanya maçından sonra bir de bu maç, epey veri sağlamış olmalı. Bu sayede futbolun, sadece pahalı oyuncu ya da hakem kararına bağlı olmadığını gösteren derslerle dolu olduğunu bir kez daha idrak ettik. Evet Beşiktaş yola UEFA’da da devam ediyor ama çalışması gereken çok ders olduğu da muhakkak." [Fanatik]

\
6
"KALİTESİNİ HER HALİYLE BELLİ ETTİ"

Turgay Demir: "Beşiktaş'ın büyük umutlar bağladığı Vlahovic dün yeteri kadar topla buluşamadı ama kalitesini her hâliyle belli etti. Yavaş yavaş kendine gelecek ve bu sezon muhtemelen lige damga vuracaktır. Buna hiç şüphe yok. Semih ve OH ise forma için çok daha büyük çaba sarf etmek zorundalar. Dün kendilerine verilen şansı çok iyi kullandıklarını söyleyemem. Daha dikkatli, daha istekli ve daha üretken olmaları gerekiyor. Kalan dakikalarda Zalgiris saman alevi gibi bir şeyler yapmaya çalışırken Beşiktaş, özgüvenli oyununu son dakikaya kadar sürdürdü. Kartal maçı kaybetti ama turu aldı. Bazen futbolun en güzel tarafı da budur: Skoru kaybedersin ama hedefi kazanırsın. Şimdi sırada Avrupa'da daha büyük hedefler var. Bu takımın doğru teknik adam, doğru transferlerle çok güçlendi biraz daha oturmuş bir oyunla çok daha iyi yerlere gelebileceğine inanıyorum." [Fotomaç]

\
5
"KETEN HELVA YANAR!"

Attila Gökçe: "İstanbul’da üç atmışsın, Litvanya’da ortada yoksun. Bu nasıl iş, anlamadım. Zaten gol kısırlığı çekiyorsun, Kauno Zalgiris gibi takımı bir kez daha yakalamışken kontrol futbolu ne demek, anlamadım. Beşiktaş’ın oyunu hiç iç açıcı değil… Evet her şeye rağmen kalite farkı görünüyor ama, Vincenzo Italiano dahil, takımda heyecansız, etkisiz ve verimsiz haller var… Bu hallerin süreklilik kazanması, sıkıntı yaratabilir. Italiano önlemini alacaktır, gereğini yapacaktır ama… Başka gariplikler de var… Dusan Vlahovic için yorum yapmak erken olabilir. Kumaşının sağlam olduğu belli.. Fundamental sıkıntısı da yok. Pozisyona girdi, denedi, olmadı. Ancak Güney Koreli Hyeongyu Oh gibi kabına sığmayan enerjisi yok gibi. Belki de hazırlık döneminde takımla çalışmadığı için hızı, vuruşları ve zamanlaması zayıf görünüyor. Yine de iyi bir hücum oyuncusu ve golcü olduğunu unutnayalım, bekleyelim. Neyse, UEFA Avrupa Ligi biletiyle döndüler. Ama Çorum ve Kadıköy dönüşleri de kayıplı olursa… Keten helva yanar!" [Milliyet]

\
4
"NAZAR BONCUĞU OLARAK GÖRÜYORUM"
Fatih Doğan: "Beşiktaş, İstanbul'da 3-0 kazandığı Kauno Zalgiris karşısına turun büyük bölümünü cebine koymuş olarak çıktı. Ancak tam da burada Avrupa futbolunun en tehlikeli tuzağı devreye girdi: rehavet. İlk maçın rahat skoru, Beşiktaş'ın temposunu aşağı çekti. Siyah-beyazlılar oyunu kontrol ediyor görüntüsü verse de rakibin direncini kıracak, maçı kendi istediği noktaya taşıyacak futbolu ortaya koyamadı. İlk yarının 0-0 bitmesi aslında Beşiktaş adına alarm ziliydi. Çünkü 3-0'lık avantaj, oynamama hakkı değil, hata yapmama avantajıydı. Beşiktaş ise zaman zaman bu ikisini birbirine karıştırdı. Ve 64. dakika… Zalgiris golü buldu: 1-0. Bir anda İstanbul'daki 3-0'ın verdiği konforun yerini, sahada yeniden hesap yapma zorunluluğu aldı. Zalgiris golle birlikte cesaretlendi, Beşiktaş ise ister istemez geriye yaslandı. Nübel, Vlahovic, Trossard, Orkun ve Salih yapılanmanın önemli parçalarının bulunduğu bir Beşiktaş'ın artık skoru korumaktan daha fazlasını yapması gerekiyor. Böyle maçlar sadece tur geçmek için değil, takımın karakterini oluşturmak için oynanıyor. Djalo'nun bireysel hatası ve 64'te gelen Zalgiris golü, Beşiktaş'a çok net bir mesaj verdi: Avrupa'da turun kapısını açmak yetmez; o kapıdan geçerken rehavete kapılırsan, rakibine yeniden hayat verirsin. Bu maçı nazar boncuğu olarak görüyorum." [Sabah]
\
3
"BİRİ ITALIANO'YA SÖYLESİN"

Sinan Vardar: "Beşiktaş, Süper Lig'de oynadığı ikinci hafta müsabakasında hakem Ali Deniz Karatepe'nin verdiği skandal kararlar ve VAR hakemi Bülent Birincioğlu'nun da bu kararlara sessiz kalması sonucu kaybettiği üç puanın ardından Avrupa play-off aşamasında Zalgiris ile ikinci maçına çıkıyor. Tabii hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz ama gerek ilk maçın 3-0 sonuçlanması gerekse Zalgiris'in gücüne baktığımızda, Beşiktaş açısından bu maç için "turistik bir maç" ifadesini kullanabiliriz. Dünkü maç üzerinden değerlendirmiyorum ama yetkili biri Italiano'ya burasının Beşiktaş olduğunu, sürekli rotasyon yapılacak bir takım olmadığını anlatmalı. Tabii keşke İtalyan hocanın yanında camianın içinden bir yardımcı teknik adam olsaydı. Gerçek olan iki önemli nokta var: Düşündürücü olan; Beşiktaş kadrosu ne olursa olsun dünkü kadar enerjisi düşük olmamalı. Başka bir deyişle, geçen sezonki Sergen Hoca dönemi hatırlatılmamalı. İyi olan şey ise; yaz sıcaklarında başlayan Avrupa ön elemesi başarıyla aşıldı. Artık UEFA Avrupa Ligi'nde başarılara yelken açma zamanı." [Fotomaç] 

\
2
"İKİ POZİSYON VAR SADECE"

Bilal Meşe: "Düşünün topla oynama yüzdesi 74’e 36 Beşiktaş lehine... Ne var ki bu kadar topa sahip olmak oyunu domine etmek anlamına gelmiyor bazen! Koca ilk yarıda aklımızda kalan iki pozisyon var Kartal adına. Biri Salih’in kaleyi bulan şutu, diğeri ise İlhan’ın ortasında direkten dönen top, hepsi o kadar! Teknik patron Vincenzo Italiano, ilk maçın verdiği 3-0’lık skor avantajı nedeniyle yine 11’de ufak tefek rotasyona gitmiş, hadi bu su götürür. Ancak ilk yarıda Orkun Kökçü’nün yokluğunu Kartal, iliklerine kadar hissetti! Onun tarzında Kartal’da oyuncu yok, varlığı yeter! Vlahovic tamam iyi golcü, ancak kanatlardan ve merkezden yeterli servisler alamayınca etkisiz kaldı." [Milliyet]

 

\
1
"BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI"

Murat Özbostan: "3-0'lık avantajla çıkılan rövanşta turu geçmek elbette önemliydi. Avrupa Ligi bileti cebimize kondu. Ancak skora bakıp sahadaki görüntüyü görmezden gelmek, asıl problemi halının altına süpürmek olur. Çünkü Alanyamaçındaki az tempodan bile eser yoktu. Vlahovic, Kartal Kayra ve İlhan Fakılı gibi isimlerin ilk 11'de başlaması rotasyon açısından anlaşılabilir. Fakat rotasyon yapmak başka, oyunun karakterini kaybetmek başka. Takım daha ilk dakikalardan itibaren 3-0'ın rahatlığını üzerinde taşıdı. Top dolaştı ama oyun akmadı. Sağdan sola, soldan sağa yapılan paslar rakibi çözmeye yetmedi. Dikine oyun yoktu, tempo yoktu, baskı yoktu. Net pozisyon sayısı da bunun doğal sonucu olarak düşük kaldı. Orta kalitesive son vuruşlar ise yine beklentilerin altında kaldı. Vlahovic açısından da tablo artık daha fazla sorgulanmalı. Bir forvetin gol atamaması tek başına problem değildir, oyuncuya pozisyon hazırlayan bir hücum düzeni de ortaya konulamıyorsa, sorun yalnızca Vlahovic'e yüklenerek çözülemez. Asıl can sıkıcı bölüm ise 64. dakikada yaşandı. Djalo'nun yaptığı basit hata, golü adeta hediye etti. Bugün rakip istediği kadar mütevazı olabilir; yarın Avrupa Ligi'nde karşınıza çok daha kaliteli bir takım çıktığında aynı hata tabelayı değiştirebilir, hatta turu elinizden alabilir. Evet, tur geçildi. Evet, Avrupa Ligi'nde yola devam ediliyor. Bunlar küçümsenecek başarılar değil. Ancak bu maçın üstünü yalnızca "Tur geldi" diyerek kapatmak büyük hata olur. Çünkü kolay görünen rakip karşısında gösterilen rehavet, yarın daha güçlü rakiplere karşı ciddi kayıplara dönüşebilir. Kadro derinliği var, kalite var. Fakat bu kaliteyi sahaya yansıtacak tempo, motivasyon ve doğru zamanlama da şart. İtaliano'nun "Daha aç olmalıyız" sözü bugün belki de her zamankinden daha fazla anlam taşıyor." [Sabah]

 

\