Murat Özbostan, Sabah'ta, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile ilgili son dönemdeki eleştirileri değerlendirdi. İşte o yazı...
"Türk futbolunda başarı ile eleştiri arasındaki çizgi hiçbir zaman dengeli olmadı. Son günlerde Okan Buruk üzerinden yürüyen tartışmalar da bunun en güncel örneklerinden biri. Üç yıl üst üste şampiyonluk yaşamış bir teknik direktörün bugün bu kadar sert şekilde eleştirilmesi, hatta yer yer hedef haline getirilmesi, futbol kamuoyunun reflekslerini yeniden sorgulamayı gerektiriyor."
"Önce hakkı teslim edelim. Üst üste şampiyonluklar, özellikle Türkiye gibi baskının ve rekabetin yüksek olduğu bir ligde, tesadüf değildir. Bu başarı; doğru kadro mühendisliği, soyunma odası yönetimi, kriz anlarında alınan kararlar ve sezon geneline yayılan istikrarın bir sonucudur. Galatasaray'ı üç sezon boyunca zirvede tutmak, sadece iyi bir kadroya sahip olmakla açıklanamaz; bu, aynı zamanda güçlü bir teknik aklın ürünüdür."
Ancak futbolun doğasında şu gerçek var:
"Başarı sürdükçe beklenti büyür. Beklenti büyüdükçe tolerans azalır. Bugün gelinen noktada eleştirilerin tamamen temelsiz olduğunu söylemek de mümkün değil. Son haftalarda sahaya yansıyan bazı problemler dikkat çekiyor. Özellikle Trabzonspor karşısında yapılan taktik tercihler yoğun şekilde tartışıldı. Göztepe maçında alınan galibiyete rağmen ikinci yarıda yaşanan kırılma anları, takımın kontrolü ne kadar kolay kaybedebildiğini gösterdi. Kocaelispor karşılaşması ise fiziksel ve mental düşüşün daha net hissedildiği bir tablo ortaya koydu."
"Bu düşüşün nedenleri çok katmanlı. Sezonun ilerleyen bölümünde yaşanan fiziksel yorgunluk, oyuncu grubunda oluşan mental tükenmişlik ve en önemlisi başarıya doymuşluk hissi… Bunlar üst üste gelen şampiyonluklardan sonra birçok takımın yaşadığı doğal süreçlerdir. Ayrıca kilit oyuncuların yokluğu da bu süreci derinleştirir. Victor Osimhen gibi belirleyici bir ismin eksikliği, hücum organizasyonlarının doğrudan etkilenmesine yol açar."
"Fakat bütün bu tabloya rağmen asıl mesele şu: Eleştiri ile linç arasındaki fark giderek siliniyor. Futbol kamuoyu, özellikle sosyal medya etkisiyle, çok hızlı şekilde uçlara savruluyor. Dün alkışlanan bir teknik direktör, bugün neredeyse gözden çıkarılabiliyor. Oysa sürdürülebilir başarı, panik kararlarla değil, istikrarla mümkündür. Burada sorulması gereken basit ama kritik bir soru var: Eğer Galatasaray bu sezon şampiyon olamazsa, bu durum üç yıllık başarıyı siler mi? Daha da önemlisi, böyle bir senaryo bir teknik direktörün tamamen değersiz ilan edilmesini haklı çıkarır mı? Futbol sadece sonuç oyunu değildir; aynı zamanda bir süreç yönetimidir. Süreçleri doğru okuyamayan kulüpler, kısa vadeli tepkilerle uzun vadeli kazanımlarını riske atar. Bugün yapılan tartışmaların önemli bir kısmı da bu sabırsızlığın ürünüdür."