Yolanthe, Türkiye'ye geldiğinden beri sadece Galatasaraylıların değil, Beşiktaş, Fenerbahçe ve diğer kulüplerin de 'yenge'si oldu.
25
İşte Yolanthe'nin açıklamaları...
Yolanthe Cabau, Türkiye'deki yaşamından Sneijder ile olan ilişkisine, oğlu Xass'tan Türkçe öğrenmesine kadar birçok konuda oldukça samimi cevaplar verdi.
24
''Ne kadar uzakta olduğun önemsiz''
Benim için nerede ya da ne kadar uzakta olduğunun önemi yok. Eğer en sevdiğiniz insanlar içindeyse, orası evdir benim için.
23
''Ev olduğunu hissetmek...''
Tabii ki güzelleştirmek istemen başka bir şey. Şirin eşyaler alırım, mumlar koyarım, yemekler pişiririm... Birazcık müzik katarım... Ev olduğunu iyice hissedebilelim diye.
22
''Sonsuza kadar burada kalmak istiyorum''
Dilini bile bilmediğiniz, yabancı bir ülkeye geliyorsunuz. Ama sizi böyle kabulleniyorlar. Türkiye’yi o kadar çok seviyorum ki sonsuza kadar burada kalmak istiyorum.
21
''Türkiye'de ülke dolusu kardeşim oldu''
Benim zaten kalabalık bir ailem vardı. Dokuz kız, dört erkek kardeşiz. Şimdi çok daha büyük bir ailenin ferdiyim. Türkiye’ye gelince bir ülke dolusu kardeşim oldu.
20
''Türkçe çok zor''
Biraz Türkçe öğrendim. Ama hala zor. Günlük işlerimi yapabilecek kadar.
19
'Katibim' şarkısında zorlanmadım
Tabii bana sözlerin anlamını da gönderdiler. Çok zorlanmadım ezberlerken çünkü mutlu bir şarkı. Kolayca akılda kalıyor. ('Katibim' şarkısı için)
18
''Çok rahat giyinirim''
Bir kere çok rahat giyinirim. Makyaj yapmam, saçlarımı tepeden toplarım. Bebeğimle vakit geçiriyorum. Wesley’yle oyun oynuyoruz. Monopoly, iskambil, her şey... İkimizin de hoşuna gidiyor. Rahatlıyoruz.
17
''Türk yemeklerini öğreniyorum''
Annem ve babamdan dolayı Hollanda ve İspanya yemekleri yapıyorum. Ama İstanbul’a geldiğimizden beri Türk yemeklerini de öğreniyorum.
16
''Yaprak sarmam çok iyidir''
Yaprak sarmam iyidir. Ama Wesley en çok köftelerimi ve dolmalarımı seviyor. Her akşam yapsam sıkılmaz. Tam bir et delisi. Ben sadece balık yediğim için yemeklerde ufak tefek değişiklikler yaptığım da oluyor. Mesela köfteyi kıymayla değil, balıkla yapıyorum. Haftada en az beş akşam evde yeriz. Haftada bir kere de ya restorana ya da arkadaşlarımıza gidiyoruz.
15
''Kıvanç, en iyi arkadaşlarımızdan''
Çok fazla insan tanımıyorum İstanbul’da. Ama az da olsa tanıdıklarım çok düzgün insanlar. Kıvanç’la Başak da onlardan biri. En iyi arkadaşlarımız. Her gün en az bir kez konuşuruz. Geçen yılbaşına hep beraber girdik.
14
''Paparazzi çok zor''
Şu paparazzi meselesi çok zor. Çoğu zaman evde olmayı tercih ediyoruz.
13
''Herkesi çaya bekleriz''
Önce bir süre Nişantaşı’nda oturduk. Şimdi Ataköy’e taşındık. Herkesi çaya bekleriz. Bağdat Caddesi taraflarını da çok seviyorum ama trafik berbat.
12
''Wesley ile ben farklıyız''
Wesley’yle ben farklıyız tabii. Gol atamamışsa kendi taraftarları kızgın oluyor, atmışsa karşı taraf. Ama beni Beşiktaşlılar da Fenerliler de seviyor. Hele Xess’e bayılıyorlar. Onunla Türkçe konuştukları için Türkçe öğrenmeye başladı. Flemenkçeden ya da İspanyolcadan daha çok Türkçe kelime biliyor.
11
''Oğlum bile bana 'yenge' diyor''
Şeker, gel, hayır, evet, güzel, yemek... Ha bir de ‘yenge’... Yardıma gelen kadın bana devamlı ‘yenge’ dediği için onu da kaptı. Oğlum bile bana ‘yenge’ diyor. Bir de beraber Türkçe pop dinliyoruz. Oradan da öğreniyor.
10
''Yalın'ı beğeniyorum''
Yalın’ı seviyorum. Bir de Sezen Aksu. Çok duygusal şarkıları var.