Spor yazarları, Trabzonspor'un İstanbulspor'u 4-0 mağlup ettiği mücadeleyi değerlendirdi. İşte yazarların sözleri...
ERMAN TOROĞLU: İstanbul öyle bir sahaya çıktı ki; ilk 45 dakika hiç hücum etmeden mücadele ettiler! Nerede ettiler bu mücadeleyi, kendi ceza alanları ile santra yuvarlığının kendi tarafında olan alanı arasında... 11 İstanbulsporlu vardı bu alanda... 10 kişi de Trabzonsporlu, etti 21 kişi. Tamamen kör dövüşü. Arada bir gol. O da karambol... Düşünün hava soğuk olsa Allah muhafaza Trabzonspor kalecisi kesin zatürre olurdu. İkinci yarı Trabzonspor, ceza alanı içinde etkili olabilecek oyuncuları aldı. Zaten arka arkaya da goller geldi. [FOTOMAÇ]
AHMET ÇAKAR: İlk yarıya baktığımızda yüzyılın en sıkıcı 45 dakikası… Top tamamen Trabzonspor'da… İstanbulspor çıkamıyor ama Trabzonspor da gol atmak adına hiçbir şey yapmıyor. İki tane şut çektiler. Biri duran topun devamında Yusuf Yazıcı ile gol oldu. Ama Trabzonspor ikinci yarıya fırtına gibi başladı ve beş dakikada maçı bitiriverdi. Hazırlanış yönünden son derece iyi gollerdi. Önce Bartra, üçüncü golde de Bakasetas yukarıda dediğimiz gibi maçı sonuçlandırdı. [SABAH]
CEMAL ERSEN: Sonuca bakıp Trabzonspor’un ışıltılı bir galibiyet elde ettiğini düşünenler olabilir. Aynı fikirde değilim. Böyle bir rakip karşısında skor tatmin edici görünse de, futbol istenilen düzeyde değildi. Üstelik ikinci yarıda verdiği üç net gol pozisyonu da düşündürücüydü. Şampiyonluk iddiasındaki bir takımın futbol karakteri, oturmuş kadrosu ve rakip kim olursa olsun kabul ettireceği bir oyun anlayışı olmalı. Bunların tamamını henüz bir araya getiremedi Trabzonspor... [MİLLİYET]
ZEKİ UZUNDURUKAN: Abdullah Avcı, ideal 11'ini yavaş yavaş yakalıyor. Dün başlayan 11 çok etkiliydi. Trabzonspor dün sadece bir maç kazanmadı; aynı zamanda Yusuf Yazıcı'yı da kazandı. Sağ bek Bruno Peres ise güç ve kalite olarak Larsen'in çok önünde. Haftalardır sahada müthiş işler yapan Abdülkadir Ömür dün yine Trabzonspor'un Messi'siydi. Adeta som altından ayakları olan Ömür; bu takımın oyun zekası, dinmeyen fırtınası… Bu galibiyet ve ikinci yarıdaki güçlü oyun, Trabzonspor'u sonuna kadar şampiyonluk yarışında tutar. [FOTOMAÇ]
İSKENDER GÜNEN: Bu maçta alınan farklı bir sonuç olsa da rakibin gerek savunma gerek hücum yetersizliğini göz önünde bulundurmak daha gerçekçi bir yorum olur. Bundan sonraki haftalar için her ne kadar moral kondisyonununuz daha üst düzeye çıkarsa da böyle farklı sonuçların olduğu maçlarda bile eksikleri görmek daha gerçekçi çözümler üretmemize yardımcı olur. Kupa maçından sonra Yusuf Yazıcı'nın bu maçta da golle buluşması büyük değer taşıyor. [SABAH]
AKSAL YAVUZ: Soyunma odasında Avcı’nın öğrencilerine ne dediğini tam olarak bilemeyiz, lakin tahmin ederiz; yakışmıyor, tempo yapın, farka gidin demiş olacak ki ikinci yarıya fırtına gibi başladılar, kanatları devreye sokarak, merkezi de kullanarak; üç dakikada 2 gol… İkinci gol idmanlardaki çalışmanın sahaya, skora yansıması, 3. gol Bakasetas’ın Trabzonsporluları alıştırdığı son vuruş desek… Ve Avcı, geniş alanda oynamayı seven Trezeguet’yi sürdü sahaya. Mısırlı oyuncu da geceyi boş geçmedi, iki attı biri sayıldı, diğeri ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Özetle Trabzonspor ilk yarı durarak oynadı, ikinci yarı daha istekli, daha iyi oynayarak gol olup yağdı… [MİLLİYET]
ENGİN KEHALE: Bordo mavililerin artık sadece sahadaki oyun olarak değil, mental anlamda da yaşadığı depresyondan çıkması gerek. Ekimden beri ilk kez üst üste iki lig maçı kazanmak bu yolda önemli bir adım. Önce camia kendini şampiyon hocaya, sonra da Avcı bir şeyleri değiştirebileceğine inanacak. Trabzonspor’un elinde Konferans Ligi’nde ileri turlara gidebilecek potansiyel ve kadro var. Yaşanan türbülansın bu fırsatı yerle bir etmesine izin verilmemeli. [HÜRRİYET]