Spor yazarları, Milli Takımımızın Hırvatistan ile 3-3 berabere kaldığı mücadeleyi köşe yazılarında değerlendirdiler. Burada kullanılan yazıların tamamını, gazeteleri satın alarak ya da gazetelerin internet sitelerinden okuyabilirsiniz.
LEVENT TÜZEMEN: Eylül ayından itibaren Milli Takım'da gördüğüm en çarpıcı özellik oyuncuların "teslimiyetçi" bir ruha sahip olmamalarıdır. Çok maçta geriye düştük ama Hırvatistan maçındaki gibi yine geri döndük. Şenol Hoca oyunculara müthiş bir öz güven yüklemiş. Oyuncular Milli Takım'a koşarak geliyorlar. Hırvatlar'ın bir futbol ekolü var. Oyuncular bir sisteme bağlı oynuyor. Milli Takım'ın mücadelesi, inatçılığı, kaybetmeme hırsı alkışı hak ediyor. Ancak biz de bir sistem takımı olmalıyız. Ayrıca Deniz Türüç ile Cengiz Ünder'in attığı goller şahaneydi. [SABAH]
ALİ GÜLTİKEN: Hazırlık maçları birçok amaca hizmet ediyor. Milli Takım'a aday olabilecek oyuncuları görmek için önemli. Mert, Nazım, Dorukhan, Berkay, Deniz Türüç gibi... Bunun yanında sakatlıktan dönen Cenk gibi, Cengiz gibi oyuncuların rehabilitasyonu açısından da değerli. Bir diğer açıdan da Milli Takım'da uzun süre görev almış ama tekrar ihtiyaç duyduğumuzda kadroya kattığımız Caner gibi tecrübeler açısından da tekrardan yeni bir şans. Hırvatistan müsabakası bu amaçların hepsine pozitif yönde hizmet etti. Milliler kalesinde 3 gol görmüş olsa da attığı gollerle, sahada şans alan oyuncuların performanslarıyla Rusya ve Macaristan maçları öncesinde birçok yeni kazanım elde etti. Bazen skor olarak kazanamasanızda dün akşamki gibi performanslar olarak kazanımlar olur. [SABAH]
İLKER YAĞCIOĞLU: Çok güzel 3 gol attık... İlkinde ön bölgede baskı yaparak penaltı kazandık. İkincisinde Caner'in harika pasında Deniz, çok güzel bir geçiş oyunu buldu. Üçüncü golden önceki paslaşmalar da görülmeye değerdi. Tek problem kolay gol yemememiz. İlk golde rakip topu eliyle alıyor. VAR olsaydı gol iptal olabilirdi. Ama o kadar yüksek gelen bir topun Mert tarafından yere düşmen uzaklaştırılması gerekirdi. Puan maçı olmadığı için iki takım da defansif açıdan katı oynamadı ve keyifli bir maç ortaya çıktı. [TAKVİM]
CEMAL ERSEN: Yeni bir jenerasyon yakaladık. Birlikte oynama alışkanlığını geliştirmeye çalışıyoruz. Asıl hedefimiz Avrupa şampiyonası. Adım adım ilerlemek ve sabırlı olmak zorundayız. En az on yılımızı garanti altına alacak bir futbolcu grubuna sahibiz. Coşkulu ve umutluyuz. Bu çocukları izlemek güven duygusu uyandırıyorsa eğer... Yürüyelim arkadaşlar! [MİLLİYET]
TURGAY DEMİR: Hırvatlar ikinci yarıya fırtına gibi başladı desek yeridir. Bir anda "üçlük" olduk… Daha fazlasını da Uğurcan kurtardı. Sonra yine toparladık ve Cengiz'in imzasıyla, Türkiye-Hırvatistan maçlarında genellikle bozulmayan eşitlik, yine tabelaya yerleşti… Hazırlık maçında toplam altı gol mü? Hiç fena değil… Attığımız gollerle özgüven kazandığımız kesin, yediklerimiz nedeniyle iyi bir özeleştiriyi hak ediyoruz. Şenol hoca bunu yapacaktır. Özellikle de baskı altında doğru paslaşma konusunda iyi ders çalışmamız şart. Hırvatlar önde bastıkları bölümlerde şaşkına döndük… Hataların büyük çoğunluğunu da bu anlarda yaptık. Doğru ve çabuk paslarla baskıdan kurtulmayı ezber haline getirmemiz şart! [FOTOMAÇ]
HASAN SARIÇİÇEK: Almanya önünde testi geçen A Millî Takımızın “iskeletini korumak” -bence kolay olandı- varken büyük ölçüde değiştiren Şenol Güneş’in bu risk almaktaki amacı Hırvatistan karşısında farklı bir oyun felsefesi denemek ve oyuncu havuzuna Mert Çetin ile Orkun gibi yeni isimler kazandırmaktı. Bence amaca ulaştı... Hatta kadro açıklanırken “hâlâ mı” denilen Caner Erkin’den turnuva sırasında nasıl faydalanacağını görmek ve Deniz Türüç’e de fırsat tanımaktı. Deneme yararlı oldu. Aynı zamanda Avrupa Uluslar Kupası öncesi ay-yıldızlı ekibe güç ve dayanıklılık anlamında “turnuva takımı” özelliği kazandırmaktı ki, bu da sonuç verdi. [TÜRKİYE]