Milliyet gazetesi köşe yazarı Osman Şenher, Galatasaray'ın gündemini değerlendirdi. Şenher'in yazısının tamamını okumak için 26 Mart 2021 tarihli Milliyet gazetesini satın alabilirsiniz.
Süper Lig’in bitmesine 11 hafta kaldı. Galatasaray’da o kadar çok sorun var ki bunun altından kulüp nasıl kalkacak bilmiyorum. Sarı-kırmızılılar takım olarak bir türlü istikrarı sağlayamadı. Futbolcular bir maç tavan yapıyor, ikinci maç yerlerde sürünüyor.
Kayseri ile oynanan karşılaşmaya baktığımız zaman iki bek, Saracchi ve Yedlin, harika futbol oynuyorlar, takımın golcülerine sayısız orta yapıyorlar. Bir maç sonra Rize mücadelesinde bu iki ismin tek ortası yok. Çok kötü bir performans sahaya koydular. Orta saha, santrforlara doğru bir pas veremiyor. Bu şartlarda bırakın Fatih Terim’in çift forvetli sistemini, golcüsüz oynasa daha iyi.
Geri pas hastalığı takımın başını yakıyor. Yedlin taç atışında ileri kullanacağına Luyindama’ya veriyor. Luyindama da ağır kalınca takımına gol yediriyor. Aynı şekilde solda Saracchi topu ileriye vuracağına, dönüyor Marcao’ya 50 metre geri pas veriyor. Marcao kötü zeminde ayağının altından topu kaçırınca takımı bir gol daha yiyor.
Hatay maçı Galatasaray’ın ya yarışın içinde kalacağı ya da kopacağı bir karşılaşma olacak. Luyindama ile Marcao cezalı. 11 futbolcu milli takıma gitti. Oradan sağlam mı, sakat mı, hasta mı yoksa bitik mi dönecekler... Bu koca bir soru işareti.
Hakemler Galatasaray’ın üstünü çizmişler. Alanyaspor maçında Zorbay Küçük’ün yaptıkları hafızalardan silinmedi. Ankaragücü karşılaşmasında Halil Umut Meler’in Mustafa’yı atışı... Aynı hakem daha sert pozisyonlarda Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde kart kullanmadı. Rizespor maçında Selim Ay’ın oyundan atılması lazımdı. Volkan Bayarslan da bu pozisyonlarda sessiz kaldı.
Tamam Galatasaray kötü futbol oynayabilir, gerçek gücünü de sahaya yansıtamıyor. Ama hakemlerin de adaletli düdük çalmadığını düşünüyorum. Bu şartlar altında zirve mücadelesinin içinde sarı-kırmızılılar ne kadar olabilirler, onu bilemiyorum.