Nani, ayağına aldığı her topta duvara toslamaya hazır bir araba gibiydi. Dripling yaptığı zaman da genellikle rakiplere çarpıp top kayıplarıyla oynadı. İstatistikleri göz attığımızda ilk yarı itibariyle Fenerbahçe 19 orta yapmıştı ve sadece ikisi isabetliydi. 17’si ise karavana olmuştu.
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Kayserispor'u Kadıköy'de 1-0 mağlup ettiği mücadeleyi gazetedeki köşelerinde değerlendirdiler.
Ankara'da bomba patlamış, moralimiz sıfır. Yüreğimiz yanmış terör lanetinden. Sahada iyi mücadele olur mu, güzel futbol izler miyiz diye bekliyoruz. Kayserispor iyi savaşıyor. Maç 11'e 11 oynanıyor. Güzel mücadele var.
Hiç olmazsa pozisyonları olan çatır çatır bir maç oynanır da 90 dakika da olsa bomba etkisinden kurtulur, kendimize futbola veririz diyoruz. Ama burada da statta da bir başka canlı bomba var. Bu canlı bomba göstere göstere ortada geziyor; Fırat Aydınus...
Bak Fırat kardeşim. Sen iyi hakemdin. Avrupalara gidiyor, geliyordun. Ama sonra geriledin. O kadar çok geriledin ki işi bu noktalara getirdin. Seni profesyonel yaptılar. Ama sen hakemlikte değil, maç idare etmede tam profesyonel oldun! Olmayanlara sarı verip kırmızı gösteriyorsun, ama sonra bu sefer hakiki sarıdan kırmızıları gösteremiyorsun. Eyyamın kralını yapıyorsun!
Fırat Aydınus, ne yaptığını bir tek kendisi biliyor. İlk yarıda Nani'ye yapılan mutlak bir penaltıyı vermedi. İkinci yarıda sarı kartlı Kjaer'i ceza alanının hemen dışında yaptığı faulde ikinci sarıdan atamadı. Üstelik faul bile vermedi.
İnanın Fırat artık Türk futbolu için çok tehlikeli... İşin kötüsü artık tehlikeli olduğunu bazı emarelerle çok net açık ediyor.
Maçın 11. dakikasında Mijailovic ceza alanı içerisinde top Nani’nin ayağındayken kayarak hamle yapmaya çalıştı. Topla oynayamayacağını anladığı anda ayaklarını bükerek hem Nani’ye hem de topa müdahale etmeme isteğini gösterdi. Aydınus’un penaltı vermeyerek oyunu devam ettirmesi bence de doğru karar. Yalnız penaltı da çalmış olsaydı kimse bir şey diyemezdi.
Maçın içerisinde konuşulacak ve kritiği yapılacak en önemli pozisyon Mabiala’nın gördüğü kırmızı kart. İkinci sarı kart ve gördüğü kırmızı kart pozisyonunda pozisyon almaya çalışan Fernandao’ya eliyle ve vücuduyla kontrolsüz hareketini net bir şekilde gördük. Karar doğruydu ve Mabiala’nın daha kontrollü olması gerekirdi.
Oyun tek kaleye döndü. Tempo isteği yoktu. Risk almak için de istekli değillerdi. Perşembe günkü kadrodan biri mecburi (Alper cezalıydı), beş rotasyon ile çıkmışlardı sahaya. Kazanacaklarını biliyorlar, Kadıköy'ün sinerjisini kendi lehlerine kullanıyorlardı.
Sonuçta Beşiktaş'ı erteleme maçına yine ikinci olarak gönderiyorlar. Baskıyı ve kazanma mecburiyetini, şampiyonluktaki rakiplerine transfer ettiler. Nefes nefese geçen ligde, "elim sende" oynanıyor.
Kadlec'in hakkını yiyoruz. Adamın kumaşında kalite olmasa Çek Milli Takımı'nda oynamaz. F.Bahçe'de ise üçüncü sınıf adam muamelesi görüyor. Sol beke koyuyorsun, kapris yapmayıp oynuyor. 'Sağ bek' diyorsun oynuyor. 'Stopere geç' diyorsun baş üstüne diyor.
Orta sahada, ön liberoda görev veriyorsun, en iyisini yapıyor. Kjaer ile Alves'in arasına giriyor, göbeğin çimentosu oluyor. Sonra sürpriz atağa çıkıyor. Top kazanıyor, hücuma destek veriyor. Ağzı var, dili yok. Sorunsuz, verilen her görevi en iyi şekilde yapmaya çalışan bir profesyonel.
Bir de Nani'ye bakıyorum. Dünya umurunda değil. Sahada kafasına göre takılan, özel bir kişi… Kaleye attığı şutlar, verdiği paslar bile heyecan vermiyor. Topu ayağına aldığı vakit, birçok kişi 'Eyvah şimdi kaptıracak' diye yüreği cız ediyor. Diego da öyle…
Vitor Pereira, rotasyon yapmakta haklı. Braga ile rövanş maçı var. Üstelik kadro geniş. Her oyuncuya şans vererek takım içi rekabeti üst seviyede tutmak lazım. Ancak ilk yarıdaki performans düşündürücü. Fenerbahçe orta sahası Mehmet’siz topallıyor. Rakip eksikken bile ona ihtiyaç nasıl oldu. Çok yönlü oyunu ile Mehmet, Kanarya’nın vazgeçilmezlerinden...
Fernandao ve van Persie ayrı birer yıldız. Birliktelikleri faydasız. Van Persie forvet geleneklerine saygılı. Pas alışverişini, topsuz deparları, ön direk ve arka direk paylaşımını, duvar olmayı gereğiyle yerine getiriyor. Fernandao’nun tarzı farklı. Olması gereken yere değil, yüreğinin götürdüğü yere gidiyor.
Pereira'nın ikinci yarıya Van Persie ile başlaması 3-5-2'ye dönmesi son derece doğru bir teknik direktör hamlesiydi. Fenerbahçe ikinci yarıda Van Persie'nin ayağından bulduğu tek golle maçı kazanırken en az 3-4 gol pozisyonundan da faydalanamadı.
Van Persie'nin penaltıyı Fernandao'ya bırakması takımdaşlık adına son derece güzel bir görüntüydü. Son olarak Fırat Aydınus ile ilgili bir şey söylemek gerekirse Mabiala'yı attığı pozisyonda yanlış karar verdi. Orda faul dahi yoktu. Buna karşı Zeki Yavru'yu ikinci sarıdan atması gerekirdi. Ama yine yanlış yaptı.