Spor yazarlarından Erman Toroğlu, Sözcü'deki köşesinde gündeme ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. İşte Toroğlu'nun yazısı;
Ali Koç ve Mourinho gittikten sonra Fenerbahçe’de gözle görülür bir değişim oldu. Nedir bu? Hiçbir şekilde rakiplerini muhatap almıyorlar. Onları kızdıracak bir şey de söylemiyorlar. Maçlardan sonra hakem beyanatları da vermiyorlar.
Bu Galatasaray’ın işine gelmedi. Çünkü Galatasaray yöneticileri ve Okan Buruk, Ali Koç’u sinirlendirecek işler yapıp onun daha fazla fevri olmasını sağlıyordu ve bu da Fenerbahçe’ye zarar veriyordu. Şimdi bu pozisyonda Galatasaray eskiye devam ederse tabak gibi açıkta kalacak. Yani kendi kendilerine yumruk atmış olacaklar. O zaman da Galatasaray’ın yıllarca yaptığı, “Hem yaparım hem bağırırım” şekli iyice ortaya çıkacak.
Son 11 yılda Galatasaray’ın 6 şampiyonluğu var. Fenerbahçe’nin kaç şampiyonluğu var? Sıfır! Ama 11 yılın geneline baktığında en fazla bağıran takım da Galatasaray. Bizler geçmişi çabuk unuturuz ama tablo ortada. Hakemleri en fazla korkutan takım Galatasaray ama suçladıkları takım Fenerbahçe.
Bakınız yıllar önce Fenerbahçe camiası bir laf ortaya attı, neydi bu? “Fenerbahçe Cumhuriyeti...” Bu iş öyle bir hale geldi ki herkesi kendisine antipatik yaptı. Kendilerini büyük gördüler, diğerlerini küçük. Son 3-4 yılda bu hastalık Galatasaray’a geçti. Bakınız, bu kadar fevri hareket ederseniz sonucuna katlanırsınız.
En son bir ayda yaşadıklarımıza bakın. Fenerbahçe kaptanı Mert Hakan Yandaş hapiste. Seyirciden ve Fenerbahçe yönetiminden fazla ses yok. Erden Timur, o da içeride, seyirciden ve yönetimden yine bir ses yok. Ama Fenerbahçe Başkanı Saran’a soruşturma açılınca tüm camia başkanlarına sahip çıktı. O zaman insanlar bir şeyler yaparken hesaplarını da iyi yapsınlar. Öyle bağırmayla, çağırmayla, karşı taraflara saldırmayla bu iş olmuyor.
Dursun Özbek “BEN BU SENE MUTLAKA ŞAMPİYON OLMALIYIM” diyor. Gerekçelerini de söylüyor ama ‘ESKİ ÇAMLARIN BARDAK OLMADIĞINI’, bu TFF’nin de eski TFF kadar Galatasaray’a omuz vermeyeceğini anlıyor.
Fenerbahçe yönetimi, Olimpiyat Stadı’ndaki o yağmurluk şovunu yapınca zaten takımı da derbiye 1-0 önde başladı. Bir tarafta her yerde giyeceğin bir yağmurluk diğer tarafta naylon poşet. Küçük bir ayrıntı bazen bir maçın bile önüne geçer. Öyle de oldu. Bu Galatasaray yönetimine eksi yazdı. Fenerbahçe’de bu işi kim düşündüyse helal olsun.
Tedesco geldikten sonra en önemli olay soyunma odasında oldu, futbolcular birbirine girdi. Sebebini de kimse bilmiyor ama teknik adam ve yönetim, bu işi yapanların biletini kesti. Demek ki takım içinde bir huzursuzluk vardı ve bu sahaya da yansıyordu. Ama öyle bir yerde neşter vurup, ameliyatı yaptılar ki geri kalanlar kendilerine çeki düzen verdiler. Bu, birinci şıktı. İkinci şık, Fenerbahçe koşmaya başladı. Daha da önemlisi sahada kavga etmeye başladı. Herkes herkese yardım ediyor. Yani bazı şeyler boşu boşuna olmuyor ve bu takım şu ana kadar ligde namağlup. Bu kolay bir iş değil. Eski Fener’le bu Fener arasında siyah ile beyaz arasındaki kadar fark var.
Siyah-beyaz deyince Beşiktaş’a geçelim. Hiçbir hareket yok, ölü toprağı var. Ya yönetim ve Sergen bir şeyler yapıyorlar, çok iyi hazırlanıyorlar ya da hiçbir şey yapamayacaklar ve gidecekler.