"Transfer sürecin nasıl geçti? Bu süreçte kimlerle konuştun? Burasıyla alakalı kimlerden bilgi aldın?"
"Teknik direktörümüz ve sportif direktörümüzle konuştum. Ayrıca Eduard Graf ile görüştüm. O da Alman olduğu için konuşmamız daha kolay oldu ve kulüple aramdaki ilk adımlar atılmış oldu. Devamında da her gün ya da gün aşırı konuşmalar gerçekleştirdik. Süreç her geçen gün daha da iyiye gitti. Eduard bana şehirden ve kültürden bahsetti. Ben de İstanbul'u bilen bazı takım arkadaşlarımla konuştum. Buradaki yaşamın nasıl olduğunu sordum ve buraya gelmeye karar verdim.
"Kariyerinde Schalke, Bayern Münih, Monaco ve Stuttgart gibi farklı kulüpler ve futbol kültürleri var. Şimdi Beşiktaş gibi duygusu ve tutkusu çok yüksek bir kulübe gelirken, bu tecrübelerinin hangisinin seni buraya en çok hazırladığını düşünüyorsun?"
"En büyük faktörün kesinlikle Schalke olduğunu söyleyebilirim. 18 yaşındayken kariyerim için attığım ilk büyük adımdı. Oradaki taraftar da fazlasıyla tutkulu ve duyguluydu. Stuttgart da böyleydi. Yani bu iki kulüpteki tecrübelerim beni İstanbul'a hazırladı diyebilirim. Buradaki atmosferin nasıl olduğunu göreceğiz. Benim için bir ilk olacak."
"İlk olarak Monaco'da yurt dışına çıktın. Şimdi Türkiye'de çok daha ateşli ve duygusal bir futbol ortamına geliyorsun. Seni en çok heyecanlandıran şey nedir? Futbol kalitesi mi? Atmosfer mi? Yoksa yeni bir meydan okuma mı?"
"Üçünün de Türkiye'deki atmosferi çok iyi tanımladığını söyleyebilirim. Benim için yeni bir kültür ve iyi bir futbol kalitesi. Bunlar en önemlileri diyebilirim. Bu deneyim için çok heyecanlıyım."
"Kariyerinde büyük beklentiler, kiralık dönemler, yeniden kendini kanıtlama süreçleri var. Beşiktaş'ta nasıl bir hikaye yazmak istiyorsun?"
"Öncelikle bir derbi galibiyeti elde etmek istiyorum. O atmosferi hissetmek istiyorum. O enerjiyi hissetmek istiyorum. Sonrasında sezon içerisinde neler olacağını birlikte göreceğiz. Ama hazırım. Burada iyi maçlar oynamak için hazırım ve heyecanlıyım."
"Almanya kalecilik kültürü çok güçlü bir ülke. Kahn'dan Neuer'e, Ter Stegen'e kadar birçok büyük kaleci yetiştirdi. Sen büyürken bu kültürün içinde en çok kimi izledin, kimden etkilendin? Kaleciliğinde o Alman ekolünden taşıdığın en belirgin özellik nedir?"
"Kesinlikle Manuel Neuer. Çok gençtim ve o her gün daha da iyiye gidiyordu. Benim stilim ve gelişimim için büyük bir ilham kaynağı oldu. Ayrıca Schalke'nin bir numaralı kalecisi Ralf Fahrmann da benim için önemli bir ilham kaynağıydı. Oyun stilimi bulma sürecinde bana çok yardım etti. Sakin, topu kurtarmaya odaklı bir oyunum var. Benim için en önemlisi bu. Burada hepiniz göreceksiniz. Her zaman sakinimdir. Gelen her topu kurtarmayı isterim. Takımımla birlikte oyunu oynamak isterim. Ayrıca kornerden gelen topları yakalama konusunda da iyiyim. Bu, benim gücüm diyebilirim."
"Beşiktaş formasıyla yaşamak istediğin ilk büyük duyguyu sorsak, bu ne olurdu?"
"Öncelikle derbi galibiyeti. Sonra Avrupa kupalarında yaşayacağımız özel geceler. Duygusal olarak yoğun olacağını düşünüyorum. Son olarak tabii ki kupalar kazanmak ve bunları her zaman hatırlamak."
"Beşiktaş taraftarı senin oyununda ilk olarak hangi detayı fark edecek?"
"Daha önce de söylediğim gibi sakinliğim. Kendi stilimle topu kurtarmak, köşe vuruşlarında ve ceza sahasında takımıma yardımcı olmak. Savunmada defansa destek olmak, elimden gelen her şeyi yapmak isterim. Ve tabii ki birlikte eğlenmek, kupalar kaldırmak isterim."