MUSTAFA ÇULCU: "Galatasaray sakin, basit oynamayı tercih ederek başladı. Merkezi kalabalık tutarak rakibine alan bırakmadı. Doğru baskı yaparak istekli, arzulu ve keyif alarak oynadığı ilk yarıda Yunus kilit rolde kanat forvet gibi değil içe hareketlenerek oynadı oynattı. Taç atışından gelen gol akıl doluydu. Barış tek başına ama güçlü başladı. Torreira tam bir istikrar abidesi. Sporting'in beraberlik golünde Catamo 7 Galatasaraylı arasından vurdu! İkinci yarıda yaş ortalaması 23.6 olan Sporting topa sahip olunca tempo yapmaya başladı. Bu tempo Galatasaray'a iyi gelmedi. Savunma arasına ve arkasına atılan toplar hep tehlikeli oldu. Geceye berbat bir hakem ve VAR performansı damga vurunca mağlubiyet kaçınılmaz oldu." (Fotomaç)
MUSTAFA ÇULCU "Norveçli Espen Eskas 38 yaşında Elit kategori hakemi. Şampiyonlar Ligi'nde 17 maç, Avrupa Ligi'nde 9 maç ve Konferans Ligi'nde 7 maç yönetti. Son olarak Dünya Kupasında 2 maç tecrübesine sahip. Lakin bu maçta kariyerini inkar edercesine berbat bir yönetim sergiledi. 2'de Inacio'nun Barış Alper'e kontrolsüz hareketini sarı yerine sözlü geçmesini saygı duyduk ancak 22'de top yukarıda Batrakov'un kafasındayken Altimira'nın dalak, böbrek, acımasız ve gaddarlık içeren karnına girişi sahada kırmızı kart olmalıydı. Sarı ile geçiştirdi ve VAR'a yaslandı. VAR da sessiz kaldı. 43'te elini rakibin yüzüne illegal kullanımdan Sanchez'e çıkması gereken kart Suarez'e çıktı.
54'de kaleci Uğurcan yattı uzandı Suarez ile karşı karşıya ama teması yok pozisyona yetişen Jakobs ayağını sokup topu faulsüz aldı, takılan Suarez yere düştü. Espen Eskas penaltıyı verdi. Alman Christian Dingert zaten berbat bir VAR o da karışmadı. Roberto Rosetti'nin VAR için ''Clear Line'' mottosu bu pozisyonlardan sonra ''Bed Line'' oldu. Kartlarla maçı toparlamaya çalıştı ama geçmiş ola. Avrupa'da ikinci bir Ivan Bebek faciası yaşandı." (Fotomaç)
LEVENT TÜZEMEN: "İğneyi hakemlere batırdık, çuvaldızı da Okan Buruk'a batıracağız. Galatasaray 2-1 geriye düşüyor, Leao giriyor; skor 3-1 olunca Deniz Gül'ü oyuna atıyor. Oysa 1-1'lik skorla devreye Galatasaray girdiğinde oyunda sırıtan iki futbolcu vardı; Biri Leroy Sane, diğeri de kaptan Yunus. Bu ikili top ayaklarına geldiğinde oynuyor ama rakibe gölge savunma yapıyordu. Aslında Galatasaray sahada 11 kişiydi ama 9 kişi oynuyordu. Skor rehavet yaratmamalı, bir teknik adam oyunu doğru okumalı. Devre arasında oyuncu değişmez diye bir kural mı var? Sane müthiş bir pozisyonda golü resmen harcadı. Yunus da birçok pozisyonda devamlılık gösteremedi. Hamleleri Okan hoca maalesef Galatasaray geriye düştükten sonra yaptı." (Fotomaç)
BÜLENT TİMURLENK: "46'dan itibaren 1-1'i koruma amaçlı bir kafa vardı. Topa sahip olmayı kaybettiler. Penaltı ağır bir karar olabilir, üstüne bir de çıkması çok ama çok zor bir frikik. Okan Buruk ikinci yarıda değişikliklerle pozitif hiçbir katkı veremedi takımına. Ligde 4 maçta yenilen 6 golün bir devam istatistiğidir Lizbon'da yenilen 3 gol. İlk yarı bittiğinde bir puan yetmez denilen oyundan son düdükle 3 puanı bırakmak çok ama çok düşündürücü. Galatasaray adına dün geceki karşılaşmada sahanın adamı Lucas Torreira oldu." (Sabah)
OSMAN ŞENHER: "İşin gerçeği; hakem Galatasaray’ı kötü silkeledi. İlk yarının ortasında Batrakov’un karnına resmen kasti bir tekme atılıyor, bu pozisyon dünyanın her yerinde kırmızı kart ama Norveçli hakem sarı kartla geçiştirdi. Sporting’in kazandığı penaltıda Uğurcan’ın da Jakobs’un da rakibe müdahalesi yok, hakem beyaz noktayı gösterdi. Hakikaten sarı-kırmızılıları katletti." (Milliyet)
ZEKİ UZUNDURUKAN: "Maçın hakemi Espen Eskas, Batrakov'a Altimira'nın yaptığı sert faulde (Batrakov'un karnına tekme attı) kırmızı kartı atladı. Sadece sarı gösterdi. Yuh artık! Bu pozisyon nasıl sarı ile geçiştirilir biri bana anlatsın! Buz gibi kırmızı karttı pozisyon. Daha 22. dakikada 10 kişi kalacaktı Sporting! Bir hakem faciası daha!" (Fotomaç)
HALİL ÖZER: "Ve 2. yarı her şey terse döndü. Tepetaklak olduk. Daha doğrusu pil bitti. Sahneye bambaşka bir Galatasaray çıktı. Hiç bir şekilde kontrolü sağlayamadılar. Rakibin olağanüstü hızlı kontraları karşısında çaresiz kaldılar. İki top yapamadılar. Hücuma çıkamadılar. Sane, Barış, Yunus hepsi kayboldu. Bir de anlamsız bir penaltı olunca Galatasaray pes etti." (Milliyet)