Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Benfica'ya 1-0 mağlup olduğu mücadeleyi değerlendirdiler ve temsilcimizin Kadıköy'de turu geçebileceğine vurgu yaptılar. İşte yazarların değerlendirmeleri..
Veriler ilk yarıda "yüzde 73" diyor Fenerbahçe'nin pas ortalamasına. Türkçesi ; "Rezalet"... Topu almışlar, rakibe vermişler ve yeniden peşinde kopmuşlar yani. Bunu tersine çevirecek hamle, orta saha kalitesi. Ama bir bakıyorsunuz, en büyük beklentin olan oyuncular; Giuliano veya Valbuena top kayıplarının, hataların sahipleri.
Bu maçın İstanbul etabında, herkesin kalbinde ve aklında "eleriz" umuduyla gelmesinin tek göstergesi de takımın direncinden, isteğinden vazgeçmeden oynaması. Luz Stadı'ndan bu kadar teslim olunan maçta, bu sonuçla çıkmak net başarıdır. Geriye düşmeden önce Mehmet Ekici, sonrasında ise Soldado hamleleri de bize Cocu'nun yenilgiyi kabul etmeyen yapısını gösteriyor. Oyunu değil ama oyuncuyu değiştirerek, bir şans varsa bunu yakalamak istedi. Bir hafta sonra Kadıköy'de, Lizbon'daki 100 gönül vermişin üstüne, 40 bin "inanmış" eklenecek. O gün; bir şeyler olacak...
Fenerbahçe, kâğıt üzerinde Benfica’nın üçte biri değerinde gözükmesine rağmen; Portekizliler’den çok zayıf bir takım değil. Dün Alper’le Giuliano daha realist bir top oynasalar, ayakta kalsalar, serseri topların tamamı Benficalılar’ın olmasa pekala Fenerbahçe oradan 0-0’la dönebilirdi. Rövanşta Phillip Cocu, karşısında Pizzi-Fejsa-Gedson’lu harika bir orta üçlü olduğunu unutmamalı. Sistemi muhakkak 4-3-3’e evirmeli.
Fenerbahçe'nin hazırlık maçları karnesine bakıldığında sağ açıkta formayı hak eden isim Barış’tı. Yeni transfer Ayew’in sağlıklı olduğunda otomatik tercih edilmesi doğal. Ama o yokken Dirar’ın başlaması bana anlaşılmaz geldi. Cervi golünde de seyirciydi Dirar.
Taktik, teknik, şema, organizasyon filan bir yana. Ayakta kalmak bir yana. Alper Potuk bu sezona fena olmayan bir giriş yaptı ama her omuz darbesinde kaybeden o olursa bu seviyede hayatta kalması imkansız. Alper üst seviye oynamak istiyorsa kuvvetlenmek zorunda.
F.Bahçe'nin aslında tek kale oynanan bu yarıyı bir gol yiyerek bitirmesinin nedeni; defans bloğunun ve hiç oyundan düşmeyen Mehmet Topal'la Elif Elmas'ın yürekli oyunlarının yanı sıra Benfica'nın çok etkili olan sol kulvarında büyük mücadele vererek Isla'ya devamlı yardım eden Dirar'dı.
Fenerbahçe için en çok eleştirilecek konu bu tip bir maçta santrforunun olmayışıydı. Olsaydı ilk yarıda pozisyon çıkabilirdi ve de ikinci yarıda bu kadar yoğun baskı altına girilmezdi. Zaten ben Fernandao'nun bırakılmasına çok şaşırmıştım. Tabii ki bu skorun telafisi olabilir ama rövanş çok zor. Çünkü açıldığın anda geçiş oyununu çok iyi uygulayan Benfica her an gole gidebilecek bir takım. Cocu'nun planlarını buna göre yapması lazım ve de taraftara büyük iş düşecek.
Fenerbahçe ikinci yarı çok baskı yedi. Cocu, oyuncu değişiklikleri ile müdahale etse de baskıyı bir türlü kıramadılar. Rakibin fiziksel gücü ile oyun sistemini iyi uygulaması onları çok zorladı. F.Bahçe ilk maçta rakibi kadar hazır gözükmese de, böyle bir deplasmanda en iyisini yaptı. Ama öyle bir gol yediler ki, defansif konsantrasyonun eksikliğiydi.
Sonuçta gol atamadan mağlup olundu. 1-0’lık skor, Kadıköy’de gol yemeden 2 gol atmak demek. Hatta Benficalılar’da da Kadıköy’de 1-0 yetmeyebilir düşüncesi hakimdi. Bu yüzden ikinci golü çok aradılar. Olur mu? Neden olmasın!.. Evet, taraftarla olabilir ama öncelik fiziksel olarak daha iyi olmamız lazım.. İkinci yarıda bu gözüktü. Yoksa gücümüz yetmeyebilir...
Skora bakarsak 1-0 kötü gibi görünmüyor ama özellikle ikinci yarıda tablo tam anlamıyla acı vericiydi. Belki rakip Benfica çok fazla pozisyon bulmasa bile oyun genelinde maça hakimiyeti, ikili mücadele, top kontrolü ve çabukluk yönünden Fenerbahçe'yi sürklase etti. İkinci yarı, sahada atak üstüne atak yapan, topu istediği gibi kullanan bir Benfica vardı. Fenerbahçe sadece seyretti. Savunmaya çalıştı ve bu arada belli oranda Volkan'ın hatasından da golü yiyiverdi.
Fenerbahçe'de bir tek Skrtel bir şeyler yapmaya çalıştı. Valbuena 40 dakikalık oyuncu. Dirar'ın da fazla etkili olduğunu söyleyemeyiz. Düşünebiliyor musunuz, koskoca Fenerbahçe'nin santrforu Alper Potuk. Karşılaşma 0-0 bitse inanın İstanbul'daki maç yine kolay olmayacaktı. Benfica eski Benfica olmamasına rağmen, bazı oyuncularını da transferde kaybetmiş de olsalar Fenerbahçe'den birkaç gömlek üstün gözüktüler.
Fenerbahçe rakibin iyi bir santrfora sahip olmayışına dua etsin. Biraz çabuk, biraz gezen santrfor olsa dün gece senaryo felaket olabilirdi. Sonuçta İstanbul'da nasıl bir maç bekliyor, kestiremiyorum. Fenerbahçe turu geçebilir mi, 1-0'a göre geçebilir ama Allah korusun bu kadar çabuk oynayan bir Benfica'dan golü yediklerinde rövanşta işleri çok zor olur.
Valbuena geriye çok fazla yardım edince doğal olarak çabuk yorulup hücum bölgesindeki etkinliğinden uzaklaştı. Benfica deplasmanında genel olarak disiplinli bir görüntü çizen Fenerbahçe, Isla'nın bir anlık dalgınlığı sonucu kalesinde golü gördü. Deplasmandan 1-0 mağlup dönen Fenerbahçe, Kadıköy'de taraftarının gücü ile bu Benfica'yı eleyebilecek güce sahip.
Savunmaya yardım etmediği için eleştirilen Valbuena, dün defansif yönünü de ön plana çıkarmaya çalışınca tamamen ortadan kayboldu. Çünkü onun da arkadaşları gibi böyle bir kondisyon gücü yoktu. Fransız futbolcunun bu anlayışla kendisine ilk 11’de yer bulması pek de mümkün gözükmüyor. Sonuç olarak maç 1-0 kaybedildi. Peki tur kaybedildi mi? Hayır. İstanbul’daki mücadele her türlü sonuca açık. Ancak Benfica burada 1 gol atarsa tur iyice zora girer. Fenerbahçe’nin mutlak suretle gücünü dengeli kullanması gerekiyor.
Cocu'nun Fenerbahçe'sinin en önemli özelliği, tüm oyuncuların sahanın her yerinde savunmaya yardım etme mantığı ile oynaması. Benfica maçı da böyle başladı. 4-4-2 gibiydiler, önde Alper ve Giuliano vardı. Rakibe topu bıraktık, taktik icabıydı bu. Yüzdü 66-68 topla oynayan Benfica'ydı ama yardımlaşmalı savunma ile 30 dakika bir duran top haricinde pozisyon vermedik. Savunmada Skrtel mükemmeldi. Roman ise tam 4 uzun topu rakibe atarak, hücum yönünde sıkıntı oluyordu.
İkinci yarının ilk 20 dakikası baskı yedik. Çok geriye yaslandık. Topu önde ayağımızda tutamıyorduk. Rakip kaleye sadece bir kez gidebilmiştik. Ekici-Valbuena hamlesi geldi. Ekici fark ettirdi. Öne çıkmaya başladık. Castillo hamlesi geldi rakipten. Bu dakikalarda Topal dik durması da değerliydi. Ama Cervi'nin 2 oyuncumuzun bacaklarının arasından geçen şutuna mani olamadık. Baskı yerken yemedik ama oyunu dengelediğimizde yedik. Ardından Soldado-Alper ikinci hamlemiz oldu. Ama son dakikalar yine sıkıntılı geçti. Altınordu'dan transfer edilen genç yeteneklerden Barış Alıcı son dakikada kaleyi bulsa fena da olmazdı ama yine de 'HİÇ YOKTAN İYİ' sayılacak bir skorla maçı bitirdik.
Duvar tenisini andıran bir maç izledik. Fenerbahçe ayağına gelen her topu ileri vurdu, bu topları toplayan Benfica pas üzerine pas yapıp Fenerbahçe’nin altıpastan çıkmasını engelleyip kendi başına oynayıp durdu. Dün birden fazla atamayan Benfica ciddi anlamda şanssız, Fenerbahçe ise şanslıydı... Hatırlatmakta fayda var Fenerbahçe’nin yediği golde ciddi bir kaleci hatası var.