“Yorumlar görüyorum arada sırada. Biliyorsunuz Sergen Hoca’yla yolları ayırdıktan sonra çok kısa bir müddet sonra Önder hocayla oturduk. İşin aslında Önder Hoca bir sene önce başlayacaktı. Yani Ole hoca ile beraber çalışma programı vardı. Kısmet olmadı. Sergen hoca başka bir ekiple çalışacağını söyleyince Önder hocayla da ilk oturduğumuzda ilk şeyimiz, ‘Hocam, bir an önce şu hoca işini halletmeniz lazım.’ Belki yarın dedi, tekrar bir buluşalım. Bizde de mevcutta olan ekibin de yaptığı bir teknik direktör çalışması vardı. Dedim beraber, dedi bir oturalım, bir maç yapalım, hangisinde anlaşırsak. Yani mesela Önder hocanın listesinde de bizimkilerin yaptığı listede de aşağı yukarı üçer hoca çakışıyordu.
Bunların bir tanesi de Italiano’ydu. İlk aradık. Italiano’nun hem menajeri hem avukatı. Bologna’da daha mukavelesini de feshetmemişti biz aradığımızda. Evet, biliyorum. ‘Ya biz Bologna ile bugün ya da yarın bu feshedeceğiz. Başka bir kulüple, Napoli ile anlaşıyoruz’ gibi. Biz söyleyince biz diğer alternatife yöneldik. Önder hoca yurt dışında diğer hoca adayıyla görüşürken Italiano’nun Napoli ile olan görüşmelerinde aksilik çıktığı haberi geldi bir ortak, bir arkadaşımız tarafından.
Bir gün içinde Önder hoca ben, ‘Geçeyim buradan İtalya’ya’ dedi. İşte birazcık da anlayışımızı rast getirdi. Yüzümüze baktı diyorum ben. İki günün içinde işte iki gün Önder Hoca kaldı Roma’da, sonra ben gittim. İki gün de beraber oturduk konuştuk. Anlaştık, aldık geldik. Ama diğer hocayla, yani Önder Hoca’nın diğer hocayla görüşmeleri de sona gelmiştik.
-Onu sorabilir miyiz?
Serdal Adalı: "Yok, artık sormayalım. Önder hoca Italiano üzerinde Allah var yani, çok ısrarcı oldu."
Sizin açınızdan en büyük transferiniz denebilir mi hoca için?
Serdal Adalı: "Evet. Yani tabii hoca transferi işin başlangıcı. Yani ona bakacak olursak başta Önder Hoca’yı saymam lazım burada.
Şimdi öncesinde de vakit harcamış Önder Hoca. İki üç gün içinde de aşağı yukarı üçüncü, dördüncü gün oturup çok böyle geniş bilgilerle bir araya geldiğimizde şey belliydi yani hangi bölgelere kaç tane transfer yapacağız.
Hani ekibinin çıkardığı futbolcu isimleri, bizim Eduard Graf’ın çıkardığı futbolcu isimleri falan. Aşağı yukarı hocada olduğu gibi futbolcu seçimlerinde de yani böyle yüzde altmış yetmiş mertebelerinde o iki liste de çakıştı."
"Sergen Hoca’nın zamanında Eduard Graf hiç ekibini falan bozmadı. Çalışmalarına devam etti. Statta zaten ayrı bir bölüm, ayrı bir birimi var. Bu bir sene boyunca da yine haftalık raporlarını, izleme sonuçlarını, yine aylık raporlarını düzenli şekilde yolundaydı.
Önder Hoca başladığında da tabii bir sene öncesinde Graf çok aktif görev yapmadı. Önder Hoca da biliyor bunu. Yani bizim Ede ile devam edeceğiz mi, Ede’nin durumunu sorduğu gün de dedim ki, ‘Ede ile o senin bileceğin iş. Çağır konuş.’ Yani çok da bana göre Önder Hoca burada isabetli karar aldı beraber çalışma konusunda.
Bu sene de çoğu transferde Graf çok faydalı oldu. Çoğu futbolcuda. Göreve geldiğinden beri herhalde en etkin olduğu dönemdi diye. Aslında göreve geldiğinde, yani göreve biz ilk ben yönetime başkan olduktan sonraki Mart-Nisan ayında yani ilk bizim Ocak ayında yaptığımız, başladığımız sene uzaktan Dortmund’la tam manasıyla ilişkisini kesmemişti.
Geçtiğimiz sene de, geçtiğimiz yaz da yapılan transferlerde orada yani hepsi Ede’nin bilgisinde, yine Ole’nin bilgisinde yapılan transferler. Ama bu sene biraz daha aktif. Hani futbolcu görüşmelerinde, geçen sene de futbolcu görüşmelerinde Graf yaptı. Ama bu sene biraz daha Önder Hoca ile çok uyumlu bir şekilde iyi bir görev bölümü yaptılar. Bugüne kadar da bir sıkıntı sorun yaşamadık. Herkes görevini gayet güzel yapıyor. "
"Transferle ilgili çalışmaları durdurmadık. Yani geçtiğimiz hafta yine Ocak ayında yapabileceğimiz, yani gündeme gelebilecek futbolcularla ilgili tekrar bir toplantı yaptık. Marsilya maçından önceydi tahmin ediyorum. Var, eksiğimiz var.
Yani ben ilk listeler böyle önüme geldiğinde, işte sonra hocaya götürdüğümüzde, yani Italiano ile oturup transfer listesine beraber baktığımızda da bir çalışma da Italiano yaptırdı. Yani bizim listelerden belki bir kişiye, ‘Bu olmaz, bu bize uymaz’ dediği bir kişi ya da iki kişi. Onun haricindeki tüm listede olan futbolcuların tamamında herkes hemfikirdi.
Ben yukarıda biraz önce anlattım. Yani bizde şimdi Ede’nin ekibi gayet güzel bir çalışma yapıyor bir futbolcuyla ilgili. Önder Hoca’nın Nevzat Demir’de bir ekibi var, onlar yapıyor. İşte hoca bir izliyor, hocanın ekibi kendi arasında konuşuyor. En son herkes hemfikir olursa ben en son Gökhan Keskin’le konuşuyorum. ‘Gökhan, bu tamam mıdır, yürüyoruz buna?’
Mesela bu sene yazın bir ya da iki transferde işte birini Önder Hoca istedi, işte Ede istedi, hoca istemedi. Sonuçta yani ben çok emin değilim deyince vazgeçtik transferden.
-Son karar hocanın değil mi Sayın Başkan?
Serdal Adalı: "Ya tabii.. Herkes bir hemfikir. Yani bu kadar yani şu ekibi aşağı yukarı bir buçuk senede zor meydana getirdik.
Ya bu ekiple de zaten yanlış yaparsak o birazcık bize de yakışmaz ya. Yani herkes hemfikir olduğu transferlerde de Allah da yardımcımız oldu. Ben ilk o listeye baktığımda ya dedim ki herhalde bu şurada yazan… Ben ilk o listeye baktığımda dedim ki ya bunların bir dördünü beşini alabilirsek ne ala falan."
"26-27 kişinin Beşiktaş'tan gitmesinin bir maliyeti oldu. Biz geçen sene 2 tane takıma maaş ödüyorduk.
Biri takımda oynayanlar, bir de dışarıda olanlar. Aşağı yukarı %10 aralarında fark vardı. Bu sene Allah'a çok şükür dışarıda maaşını ödeyeceğimiz futbolcumuz kalmadı."
"Şöyle işin aslında bakacak olursak Vlahovic transferi, biz listeleri hocayla, Italiano’yla paylaştığımızda Vlahovic için, ‘Ya bu biraz ‘zaman alır’ dedi. Dedim ki, ‘Ben bekleyeceğim.’ Yani çünkü Önder Hoca da bizim diğer ekiplerin tamamı. Yani biz eğer bir santrfor alacaksak bunu alalım, başka kimseye de bakmayalım. Daha Italiano’yla görüşmeden önce.
Tabii Italiano’nun hoca olarak bizde olması müthiş bir avantaj oldu bizim için. Yani ben ilk oturduğumda, ‘Ya bu biraz zaman alır, biraz da ‘işte maliyetleri’ falan. ‘Hocam, sen ikna et, ben ne istiyorsa vereceğim o parayı’ dedim. Hatta gülüştük böyle.”
“2-3 senedir Raskin ile ilgileniyorduk. Bu sene kulüple görüşürken çat diye maç kadrosuna yazdılar. Biz ‘Yetişir mi?’ diye uğraşırken hocaları açıklama yaptı, olmadı.”
"Yayıncı kuruluşla ilgili sıkıntılar var. Derbide Vlahovic'i gösterdikleri pozisyonda 'Rakip oyuncunun görüntüleri yok mu?' diye sordum. 'O sırada yönetmen başka bir şey çekiyormuş' dediler."