"Şampiyonlar Ligi, lig, kupa... Oyuncular için zor olabiliyor. Maç başlangıcı bu anlamda iyi değildi. Devamında daha iyi olduk. Kazanmasını bildik."
"Oyuncularım fedakarca ellerinden geleni yapıyorlar. Destekleyen seyircimiz vardı. Oyunda bu gücü hissettirdik. Önemli bir galibiyet oldu. Kritik bir dönemdeyiz. 120 dakikadan 3 gün sonra maç, 3 gün sonra kupa, ondan sonra lig ve ondan sonra Şampiyonlar Ligi. Çok şükür sakatlıksız bitirdik."
"Oyuncuları değiştiriyoruz, çünkü sakatlık yaşamak istemiyoruz. Önemli bir kadro kurduk. Kullanmak istiyoruz. Kazanamayınca eleştiriliyoruz. Oyuncuları değiştiriyoruz, çünkü oyuncuları en formda ve en sağlıklı şekilde kullanmalıyız. Bu riskleri almalıyız. Çünkü oyuncuları kaybedebiliriz. Yine bu şekilde maç kaybedebiliriz. Hem çok transfer yapalım, geniş kadro olsun ama hep aynı oyuncularla oynayalım olmuyor."
"Hepsi milli takım oyuncusu, hepsi çok değerli. Bugün de değişiklik yaptık takımda ve oyunda. Bizim için güzel geçti.
Skordan bağımsız oynadığımız oyun eleştirilmeyi hak ediyordu. Bizim istemediğimiz düşünmediğimiz bir oyun, 11'e 10!
O oyunu oynuyorsanız, 2 gol yiyorsanız eleştirilirsiniz. Eleştirilecek bir oyun. Teknik direktör de, oyuncular da eleştirilir."
"Her maçın atmosferi farklı. Bu tür maçları devamlı oynamıyoruz. 5-2 kazandıktan sonra ikinci maça ne psikolojisiyle gideceksiniz, her zaman oynamıyorsunuz, değişik bir psikoloji oluyor. 11'e 10'dan sonra kafa karışıklığı oldu. Rakip de bizden daha iştahlıydı.
Birinci golden sonra onların oyuna sarılmaları, istemeleri, bizim cevap veremememiz... Ben de soyunma odasında oturup kendimi gözden geçirdim. Oyuncularımla dün de bunu paylaştık.
İstemediğimiz bir şeyi yaşadık ve tecrübe. Bu tecrübeleri de çok yaşamayalım. Bir sonraki tur için bizim adımıza ders olacak bu. Bu da Liverpool maçı."
"Liverpool'la oynadık, çok oyuncu değişikliği olmadı. Bizim tanıdığımız bir rakip. Beşiktaş maçı cumartesi salı. Belki 4'üncü gün olsaydı daha iyi olabilirdi. Sonra Başakşehir, ardından Liverpool.
Dört tane üst seviye maç oynayacağız. Kupa maçı var. Bazı oyuncuları dinlendireceğiz. En güçlü halimizle önce Beşiktaş, sonra Liverpool maçları. Bizim için ilk düşündüğümüz Beşiktaş maçı..."
-"Beşiktaş maçının ertelenmesi için talebiniz olacak mı?"
Okan Buruk: "Bundan haberim yok. Ligin fikstürü de belli. Zaten milli takımdan dolayı Göztepe maçı aynı güne geldiği için erteleniyor, o maçın nereye koyulacağı belli değil. Beşiktaş maçıyla ilgili talebimiz olmadı. Çıkacağız oynayacağız."
"Oynadığımız döneme göre baktığımızda, formda olan bir Liverpool vardı oynadığımızda. Biz oynadıktan sonra üst üste çok maç kaybeden, kendi kalitesinin altında sonuçlar almışlardı. Tekrar yükselişe geçtiler. O zamana göre daha oturmuş bir kadro ama aynı kadro, aynı oyuncular, aynı sistem. Neler yapabileceklerini biliyoruz. Biz de benzer bir kadroyuz, bazı oyuncular eklendi. Bundan önceki turu nasıl geçtiysek... Juventus favoriydi, turu Galatasaray geçti. Yine aynı şekilde Liverpool favori ama biz turu geçmek için elimizden geleni yapacağız. Bu seviyede hata yapmamak gerekiyor. Maçın içerisindeki konsantrasyonunu kaybetmemek gerekiyor. Bunu Juventus maçında yaşadık. 11'e 10'dan sonra konsantrasyonu, rakibin önemini düşünmediğinizde sizi cezalandırıyorlar. Bizim için ve Türk futbolu için kritik. Son 16'dayız ve seviniyoruz ama hedefimiz burada bitirmek değil. Çeyrek finale çıkmak istiyoruz."
"Sacha Boey uzun süre oynamamıştı, hastalık yaşamıştı. Maç eksiği de var, onu tamamlamaya çalışıyoruz. Onu da üst üste değil, maç maç oynatarak performansını yakalamasını istiyoruz. Takıma katkı veriyor. Hep aynı şey oluyor; bonservisini alacak mısınız diyorlar, Noa Lang, Asprilla, Boey... Sezon bittikten sonra değerlendirilecek. En iyi şekilde performanslar görülüp ondan sonra bir karar verilecek. Asıl odaklanmamız gereken lig, kupa ve Şampiyonlar Ligi."
"Gelmeden ona tekrar baktım. Hem topa vuruyor hem Osimhen'e vuruyor. Hakemin takdiri. VAR hakeminin takdiri. Topa da vuruyor, ayağı Osimhen'e de geliyor. Penaltı da verebilirdi. İkisine de ben çok şey demeyeceğim, yüzde 100 penaltı veya yüzde yüz değil demeyeceğim."
"Biz zaten hücum oynayan bir takımız. Orada üreten bir takımız. Osimhen çok koşan, mücadele eden, her yerde olan, ceza sahası içine rakipleriyle birlikte... Oyun kuran bir oyuncudan çok ceza sahası içine giren bir oyuncu. Top bizdeyken Osimhen'i gezerken görmezseniz. Rakibin de onu 2 oyuncuyla marke etmesi, takımın da onu pozisyona sokmasını zorlaştırıyor. Bu diğer oyuncuların pozisyona girmesini sağlıyor. Biz çok çalışamıyoruz zaten, 3 günde 1 maç yapıyoruz ocak başından beri. Çok kısa taktiksel antrenmanlarla oyuncuları dinlendirip maça çıkıyoruz. Videolarla, rakip analizleriyle, kendi analizlerimizle desteklemeye çalışıyoruz. Osimhen'i ceza sahası içinde ne kadar çok topla buluşturabilirsek Osimhen'den daha çok yararlanacağız, daha çok gol atacak. Bu tabii ki hücum yanı. Savunmada, son maçlarda defansın önüne kadar gelip yardım ediyor. Bunu savunmacılara göre daha da iştahlı yapıyor. Bu da önemli bir duygu bizim için, önemli bir katkı. Bu kadar gezen, çalışan, basan bir oyuncunun, bazen pozisyonlarda yüzde yüz olamaması da normal oluyor."