Sezona Vitor problemleri ile başlayan, Advocaat ve ekibinin ‘oturtma’ süresinceye kadar şampiyonluk yolunda epeyce kredi tüketen F.Bahçe, ligin 16. haftası sonunda liderden 5; Beşiktaş’tan 4 puan geride ilk devreyi tamamladı. Eğer Antalya’da Cüneyt Çakır’ın bile isteye katli olmasa bugün çok beğenilen Beşiktaş’tan 1 puan geride olacaklardı. O yüzden F.Bahçe yönetimi şampiyonluk bekliyorsa iki şey yapmalı:Yaratıcı, skorer orta alan oyuncusu almak ve ne yapıp edip ‘Anti-F. Bahçeli’ Yusuf Namoğlu-Metin Tokat MHK’sini göndermek. Yoksa hiiç ümitlenmesinler!
Dün sahada orta sınıf bir yabancı hakem olsa sadece Lens’e yapılan fauller nedeniyle ev sahibinden en az 3 oyuncu sarı, en az biri kırmızılık olurdu. Ali Palabıyık fırsatını bulsa hemen Fener’den birini atacak gibi maç yönetti. 3-0’dan sonra o da rahatladı. Kendisini cin; milleti de aptal sanıyor.
24
"DİĞER KANATA DA LENS BULURSA..." (ERCAN TANER)
Advocaat takımının yapısını, oyuncuların karakterini, huyunu, suyunu çok çabuk çözdü. Takıma, kötü gününde olsa bile, kontrollü oyunu çok iyi oynatıyor. Lens, dün akşam da müthiş oynadı. Ocak transferinde, diğer kanata Lens gibi bir oyuncu bulursa, Fenerbahçe için galibiyetler serisi hayal olmaz..
23
"ALİ PALABIYIK DOĞRU YAPTI" (BÜLENT YAVUZ)
Maçın en kritik anı, penaltı ve kırmızı karttı. Yusuf’un kaleye girmekte olan topu koluyla önlemesi net bir penaltıyı gerektiriyordu. Hakem tereddütsüz düdük çalarak penaltı noktasını gösterdi. Kuralın gereği olarak da Yusuf’a kırmızı kart gösterdi. Bazıları, “Kardeşim gol oldu. Bekleseydin golü verseydin” diyor. Kesinlikle katılmıyorum. Top, Trabzonlu oyuncunun kolundan döndüğünde kalenin içinde en az 6-7 kişi var. Burada yüzde 100 gol şansından bahsedemeyiz. Hakem bu kriteri göz önüne alarak düdüğünü çaldı. Düdükten sonra gol olunca haliyle “Biraz bekleseydin” diyorlar. Bekleseydi ne olacaktı? Ben bu pozisyonda hakemin doğru olanı yaptığını düşünüyorum. Sebeplerini de yukarıda izah ettim.
22
SÜPER LİGİN EN KÖTÜSÜ(AHMET ÇAKAR)
Trabzonspor için çok üzülüyorum. Eğer ismi Trabzonspor olmasa, bordo-mavili formaları da giymeseler Türkiye'nin kalitesiz ve organizasyon yönünden Süper Lig'deki en kötü takımı diyeceğim. Maça bakıyoruz, Fenerbahçe'de bazı oyuncular eksik, stat tıklım tıklım dolu, üstelik Avni Aker'deki son maç.. . Ama sahada Trabzonspor diye bir takım yok. Yabancı oyuncuların hemen hemen hiçbiri belli bir kalitenin üzerine çıkamıyorlar. Yerlilerin durumu malum. Bunlar yetmiyormuş gibi Fenerbahçe'nin en önemli hücum silahı olan kontrataklara yakalanıp maçı kaybettiler.
21
TRAKTÖR, BİÇERDÖVER GİBİ..
Mesela ikinci golde sol bek, Lens'e faul yapayım dedi, çarptı ama kendini yerde buldu. Lens de getirdi Sow'un önüne bıraktı, Sow da maçı bitiren ikinci golü attı. Aynı Lens ikinci yarıda yine traktör gibi bir performans sergiledi. Ya da başka bir deyimle biçerdöver gibi. Attığı üçüncü gole bakın, eze eze geliyor. Durdurabilen bir tane Trabzonsporlu oyuncu yok. Ve iyi vurup üçüncü golü yapıyor. Dünün en acı tablosu, Türk futbolunun en önemli mozaiklerinden biri olan Trabzonspor'un düştüğü durumdur. Bu oyuncuları kim transfer etti? Kaç para harcandı? Bu oyuncuların kariyerleri ne? Hepsi kocaman birer soru işareti. Fenerbahçe bu galibiyetle tepeye biraz daha yaklaştı.
20
"VOLKAN'IN 15 YAŞINDAKİ OĞLU..."
3 gol yediler ama 5 ya da 6 da olabilirdi. Acı olan şu; Fenerbahçe kalesinde Volkan değil de Volkan'ın 15 yaşındaki oğlu oynasa yine de Trabzonspor gol atabilecek bir görünüm sergilemedi. Bir duran top sonrası Yusuf tam top kaleye girerken sağ koluyla çıkarttı. Hemen dönen top da gol oldu. Hakem penaltıyı verdi, Yusuf'u oyundan attı, Fernandao da penaltıdan golü yaptı. Trabzonsporlu oyuncuların birçoğu Lens'ten utanmalı. Bir Lens'in fizik gücü, neredeyse 4-5 Trabzonsporluya eşit. Ona dokunan tüm Trabzonsporlular betona çarpmışçasına yere düşüyorlar.
19
BÖYLE ZAVALLI GÖRMEDİM (ERMAN TOROĞLU)
Bakın: Böyle bir zavallı, böyle bir dirençsiz, böyle bir amatör Trabzonspor'u ben 1967'lerden beri görmedim. Verdiğim tarihe dikkat edin. Sabır, sabır diyorlar ama şu bir gerçek; sabırla bu iş olmaz. Trabzonspor'da Ersun Yanal da olmaz. Onun kafası başka yerlerde, o kendini kurtarmaya bakıyor. Yorumculuk yapsın daha iyi.
18
GOLÜ VERECEKSİN
Hakem golü iptal ediyor, kırmızı kart veriyor, penaltı attırıyor. Arkadaşlar bakın: Futboldaki en büyük ceza goldür. Golden büyük ceza yoktur. Sen golü verirsin, sarı mı kullanırsın kırmızı mı kullanırsın o ayrı bir konu. Bunun için dünya futbolunda enteresan cümleler var. "Kırmızı kart verirsin, penaltı attırırsın, golü verirsin, sarı kart verirsin" diye...
17
NEYİN AVANTAJI BU...
Şimdi ben size soruyorum. 28. dakikada pozisyona kırmızı kart verdin yani rakibi eksilttin, bir de penaltı verdin. 28 ile 90 arasındaki süre 62 dakika. Diyeceksiniz ki, kırmızı kart önemli. Bu kural ya! 62 dakika 10 kişi oynayacak rakip. Peki penaltıyı atan kaçırdı. Rakip de 10 kişi. Sen maçı kazanmaya garanti verir misin? Bu bir... Şimdi dönüyorum. Madem bunu böyle uyguluyorsun; aynı pozisyon 89'da da oldu. Adamı attın, penaltı verdin. Penaltıyı kaçırdı. Kaldı 1 dakika... Neyin avantajı bu..
16
"2 SANİYE BEKLESE YUSUF SARI GÖRECEKTİ" (ERSİN DÜZEN)
Penaltıya kadar her şey Trabzon’un istediği gibi gidiyordu. M.Ekici etkili, Castillo ve Y.Erdoğan kanadı iyi kullanıyor, F.Bahçe oyun kurmakta zorlanıyordu. Rakibi daha fazla tehdit eden ev sahibiydi. F.Bahçe’nin tek kozu duran toptu ve maçın kaderini de korner sonrasında penaltı ve kırmızı kart değiştirdi. Ali Palabıyık, düdük çalmakta bence erken davrandı. FIFA ve UEFA’nın tavsiyesi önce gol; hakem 2 saniye daha beklese, gol kararı çıkacak ve Yusuf sarı görecekti.
15
"FERNANDAO'YA NEDEN KART VERMEDİN DEMİYORUM"
Ali Palabıyık’a konu dışında bir sorum var. Fernandao’nun gol sevincinde tribünler hareketlendi, tepki gösterdi. Palabıyık, Alanya-Konya maçında Bajic’i gol sevincinden sonra atmıştı. ‘Fernandao’ya neden kart vermedin’ demiyorum, Bajic’i niye attın hocam? Hangisi doğru?
14
UYUR GEZER GİBİYDİLER (ÖMER ÜRÜNDÜL)
Dün geceki kritik maçta 27'nci dakikadaki bir korner atışında hem penaltı hem kırmızı kart olunca saha içi dengeleri terse döndü. Halbuki Trabzonspor maça hırslı, tempolu, presli ve atak başlamıştı. Fenerbahçeli futbolcular, Fernandao hariç uyur gezer gibiydiler. Takım savunması sallanıyordu. Topa sahip olunamıyor, pas yapılamıyor, sadece ileriye uzun toplar gönderiliyordu. Bu topları, hırslı Fernandao, sürekli takip ediyor, kafayla aşırtarak arkadaşlarına nefes aldırıyordu
13
ADVOCAAT'IN DOĞRUSU
Advocaat'ın en büyük doğrusu Volkan'ın yokluğunda başka macera aramayıp Fernandao ile maça başlamasıydı. Fernandao, F.Bahçe'nin yapısına baktığımızda çok gerekli bir santrfor. Dün en kritik 30 dakikada takımına nefes aldırdı. Geriye sürekli yardım edip toplar çıkardı. İşi bitiren 2. golün başlangıcı ondan geldi. Eğer Advocaat devre arasında onu kondisyon olarak daha güçlendirip şans tanırsa F.Bahçe de çok önemli bir açığı kapatır.
12
ONUR VE KARAKTER MÜCADELESİ (RÜŞTÜ REÇBER)
Liderin puan kaybettiği haftada Fenerbahçe’nin hedefinin içinde olmak için tek düşüncesi kazanmaktı... Trabzonspor ise kötü giden sezonda ‘onur mücadelesi ve karakter maçı’ olarak düşünüyordu karşılaşmayı... Nitekim Trabzonspor bu düşündüklerini 27. dakikaya kadar futboluyla yaptı. Baskılı oynadı, Fenerbahçe’nin topu rakibe vererek etkili olduğu kontratakların önlemini de aldı. Ama her şeyi değiştiren penaltı, kırmızı kart ve gol oldu. O dakikadan sonra da her şey Fenerbahçe’nin istediği gibi oldu.
11
BARİ BEN ATAYIM
İkinci yarı ise yine Trabzonspor’un dirençli mücadelesi vardı sahada. Ama bu mücadeleyi eskik kalmanın dezavantajı bir noktaya kadar devam ettirebildi, sonrasında yine Lens’e teslim oldular. Maçın yıldızı, baktı ki getirdiği topları Sow atamıyor, Fernandao atamıyor, “Bari ben atayım” dedi ve maça noktayı koydu. Fenerbahçe kazandığı bu maçla şampiyonluk yarışının tamamen içine girdi.
10
YETENEK KARŞISINDA ÇARESİZ(GÜRCAN BİLGİÇ)
Bu ortamda strateji kurmak, Advocaat için gereksiz gibiydi. Takımını kapattı, tempoyu düşürdü. Büyük maç planı içinde oyunu oynamak yerine, skoru hesaplayan fırsat anları için bekletti oyuncularını. Ve Lens ortaya çıktı. Penaltıyı getiren korner atışı onun ayağından çıktı. Moussa attığı golün pası da ve üçüncü gol de... Ne kadar plan yaparsanız yapın, "yetenek" karşısında çaresizsiniz. Ersun Yanal da, Trabzon defansı da bunu hissetti. Skor 2-0'a geldiğinde, eksik kalan Ersun Yanal'ın seçimleri de yok olmuştu
9
LİDER VE OYUN AKLI
Büyük takımların, iyi oyuncular kadar, "lider ve oyun aklı" olanlara da sahip olması gerekiyor. Fenerbahçe nasıl Lens ile "farklı" bir takım oluyorsa, Trabzonspor'un da ortamı doğru değerlendireceklere ihtiyacı var. Ve eğer eksiklik konuşulacaksa, İsmail Köybaşı'nın da dünkü performansı doğru değerlendirmesi gerekiyor. Trabzon 70, Fenerbahçe ise 90 dakika on kişi oynadı.