Spor yazarları, Galatasaray'ın Fenerbahçe karşısındaki performansını değerlendirdi.
17
ÇARESİZLİKTEN KAYNAKLANDI(ŞANSAL BÜYÜKA)
Galatasaray maçı iki farka getirene kadar gerçekten rahat oynadı. Kalesinde tehlike görmedi, pozisyon yaşamadı. Üstelik attığı iki golün çok daha fazlasını bulabilirdi. Ancak kabul edelim ki, sahada 2-0’ı yakalamış olsa bile, öne çıkan çok fazla oyuncusu yoktu. Bu fark Galatasaray’ın becerisinden çok Fenerbahçe’nin çaresizliğinden kaynaklandı.
16
FATURASINI AĞIR ÖDEDİ
Galatasaray’ın tek kale oynadığı ve maçı önde götürdüğü dakikalarda çok önemli iki Harun kurtarışı olmasa, Fenerbahçe’nin geri dönüşü hayal bile olmazdı. Ama futbolun şakası yok... Ne kadar rahat oynarsan oyna, ne kadar gol atmış olursan ol, yetinmeyeceksin, girdiğin pozisyonlarda yeni goller bulmaya çalışacaksın. Ama Galatasaray büyük ihtimal “maç bitti, bu Fenerbahçe bize direnemez” anlayışının çok ağır bir faturasını ödedi.
15
TERİM ÇOK GEÇ KALDI(UĞUR MELEKE)
Fatih Terim tecrübeli bir isim. Bir motivasyon ustası. Başlangıç 11’i de olması gerektiği gibi cesur ve enerjikti. Hak ettiği gibi 2-0’ı buldu. Ancak maça başlayan 11’i ne kadar doğruysa, bitiren 11’i o kadar tartışmalı. Koeman, takıma zarar veren Benzia’yı devrede hemen çıkarırken; Terim yürüyen Rodrigues’i almakta çok geç kaldı. Onu çıkarırken de Malatya’da ihanet eder gibi oynayan Selçuk’u sokarak bir yanlış tercih daha ekledi tabloya.
14
G.SARAY'A İHANET ETMİŞTİR
Elbette santrforsuz oynamak büyük bir sıkıntı Terim için. Ancak bu formayı ligin en iyi oyuncusu Gomis giyiyordu ve anladığımız kadarıyla zorla gönderildi. Bir kez daha tekrar edeyim: Gomis’i gönderen Galatasaray’a ihaneti etmiştir. Dünkü tablonun temelinde de bu ihanet var aslında.
13
TERİM SORUNU BÜYÜTTÜ(HAKAN ÜNSAL)
Her şeyin iyi gittiği anda gelen penaltı, kırılma noktası oldu. Panikleyen Galatasaray, kontrolü Fenerbahçe’ye kaptırdı ve beraberlik golü geldi. Fatih Hoca’nın hem bu bölümde hem de öncesinde oyuna ve takıma müdahale etmemesi sorunu büyüttü. Eren’in oyunda olmaması bir yana, Selçuk ile yaptığı hamle bir yana, Rodrigues’in çıkması kazanmak isteyen bir teknik adam tercihi değildi.
12
RAHAT KAZANILACAK DERBİ...
İlk yarısını Galatasaray’ın, ikinci yarının son bölümünü Fenerbahçe’nin iyi oynadığı bir derbiydi. Galatasaray maçı erken koparacak pozisyonları buldu ve harcadı. Elbette bir golcü eksikliği bariz şekilde hissedildi. Bu eksikliğe Fatih Hoca’nın kötü performansı da eklenince, rahat kazanılacak bir derbi kaybedilecek hale döndü. Aslında bu sonuç Galatasaray için kayıp. Moral, sıra, özgüven ve prestij kaybını telafi etmek ilk yarıda çok zor olacak.
11
YORGUNLUK PANİK GETİRDİ(ÖMER ÜRÜNDÜL)
Bütün saha içi dengeleri hem skor hem de moral aç-ı sından Galatasaray lehineydi. İşte bu arada Galatasaray'ın kontrol futboluna yönelmesi gerekirdi. Çünkü aşırı 60 dakikalık tempodan bu fiziki yorgunluk baş gösterecekti. O tempoya ve prese devam etmek mümkün değildi. Sonrasında birçok maçta hakemi atlatan Muslera bu sefer VAR'a takılınca fark bire düştü. Tabii ki bu yorgun Galatasaray'a panik getirirken Fenerbahçe'yi de morallendirdi.
10
GERİ DÖNÜŞÜ DÜŞÜNMEDİ
Kısa süre sonra Jailson'dan mükemmel bir beraberlik golü geldi. Son bölümde Galatasaray değil de üç fırsatı değerlendiremeyen Fenerbahçe galibiyeti kaçıran taraf oldu. Üstelik de penaltı golüne kadar sahada hiç varlık gösterememesine rağmen. Bana göre Terim 2-0'dan sonra Selçuk'u oyuna almalıydı. Ama o dakikaya kadar o kadar kötü bir F.Bahçe vardı ki böyle bir sürpriz geri dönüşü düşünmemiş olacak.
9
TEK SORUMLUSU TARAFTAR(LEVENT TÜZEMEN)
Skor 2-0'dan 2-2'ye gelmişse bunun baş sorumlusu Galatasaray taraftarıdır. Linnes'in golünden sonra Galatasaraylı oyuncuların yaptığı pas alışverişine tribünler uluslararası bir kelime olan 'Oley!' diyerek tempo tuttu. Eğer rakibin duyguları ile alay ederseniz bedelini de ödersiniz. Oley çekilmesi Galatasaraylı oyuncuların dikkat kaybı yaşamasına neden olurken, Fenerbahçeli futbolcular da ciddi bir direnç kazanıp, inanılmaz mücadele etmeye başladı.
8
BÜYÜK HATAYDI
Fenerbahçe'nin etkili geldiği dakikalarda Galatasaray'da Rodrigues ve Sinan Gümüş oyundan düşmüştü. Terim skorun 2-2'ye geleceğini hesap etmemiş ki hamle yapmayı bile düşünemedi. Muslera gibi deneyimli bir kalecinin İsla'ya kontrolsüz girmesi büyük hataydı. Cocu'nun sildiği Valbuena, Fenerbahçe'ye liderlik yaptı, mükemmel bir penaltının dışında Jailson'a da golü attırdı.
7
RAHAT KAZANMALIYDI(OKTAY DERELİOĞLU)
Galatasaray kazandığını düşündüğü bir maçtan hiç ummadığı bir puan kaybı ile ayrıldı. Şunu da belirtmek gerek ki Galatasaray 2-0 önde olduğu döndem de galibiyeti tam olarak hak etmiyordu. Fenerbahçe gibi bir takımı böyle zayıf bir şekilde yakalamışken maçı rahat bir şekilde kazanmalıydı..
6
DARMADAĞIN G.SARAY(AHMET ÇAKAR)
2-0'a kadar hiç oynamayan bir Fenerbahçe; iyi kötü bol pas yaparak fazla pozisyon bulmasa da duran toplardan iki gol bulan Galatasaray vardı. Ama ikinci yarıda Fenerbahçe, neredeyse tüm kontrolü eline aldı ve penaltıdan golü buldu. İşte bu dakikadan sonra sahadan silinen, darmadağın olan bir Galatasaray izledik.
5
İŞLERİ ÇOK ZOR
kinci golde pozisyonu Valbeuna yarattı, Jailson'a bıraktı, o da çok iyi vurdu ve Türk Telekom Stadı'ndaki 50 bin Galatasaray taraftarına soğuk bir duş yaşattı. Aslında bu dakikadan sonra Fenerbahçe, öyle pozisyonlar kaçırdı ki birini atsa Türk futbol tarihinin en önemli geri dönüşlerinden birine imza atabilirdi. Ama bence dün geceki 2-2 sona eren kritik derbide kaybeden ev sahibi Galatasaray oldu. Galatasaraylı futbolcular, kondisyon olarak çok kötüler, takım savunması olarak daha da kötüler. Bu tabloda işleri gerçekten çok zor.
4
ŞAMPİYONLUĞA OYNAMAZ(ERMAN TOROĞLU)
Fenerbahçe takımı fizik olarak Galatasaray'a göre daha iyi. Galatasaray 2-0 öne geçmesine rağmen maç 2-2 bittiyse bu Fenerbahçe'nin şanssızlığı ve beceriksizliği... Peki, bu Galatasaray şampiyonluğa oynuyor. İşi çok zor, oynayamaz! Çünkü sahada sağlam duramıyor.
3
EN KÖTÜ 35 DAKİKA(OSMAN ŞENHER)
Herşey Fatih Terim’in istediği gibi giderken, iki farklı skoru bulmuşken Muslera’nın affedilmez hatası ve 65. dakikada yaptırdığı penaltı bir anda sahadaki o iyi Galatasaray görüntüsünü bitirdi. Bu sefer galip gelmek isteyen, gol arayan takım Fenerbahçe oldu. Jailson’un ikinci golünden sonra ev sahibi ekibe yakışmayacak pas hataları, top kayıpları, adam kaçırma ve o iyi oynayan Galatasaray gitti yerine belki de sezonun en kötü 35 dakikasını oynayan takım geldi.
2
BU KADAR KIRILGAN OLMAMALI
Fenerbahçe üçüncü, dördürcü golü bulacak fırsatları da yakaladı. Ne olursa olsun Şampiyonlar Ligi’nde oynayan bir takımın futbolcuları bu kadar kırılgan olmamalı ve paniklememeli. Donk, Ömer, Onyekuru, Sinan, Ndiaye olsun, son bölümde tanınmayacak kadar kötü futbol oynadılar. Evet bir kaleci hata yapabilir ama penaltıdan yenen bir gol bir takımı bu kadar demoralize etmemeli.
1
RODRIGUES'İ TANIYAMIYORUM
İlk yarı Belhanda iyi oynadı diye düşündük. İkinci yarı ise sahada göremedik. Sinan gol pozisyonlarına girdi. Ama son vuruşlarda sıfır, becerisi yok. Onyekuru hiç bir katkı sağlamadı. Rodrigues’i zaten tanıyamıyorum. O her maç takımını sırtında taşıyan oyuncu gitmiş, tanıyamadığımız kadar savruk ve dengesiz futbolcu gelmiş.