Galatasaray'ın 2, Beşiktaş'ın 3 puan kaybettiği haftada alınacak 3 puan Fenerbahçe'nin puan farkını kapatmasını sağlayacak ve takım yeniden şampiyonluk havasına girecekti. Bu yüzden oyundan ziyade maçın sonucu herşeyden daha önemliydi.
Maçtan önce kolay bir maç olmayacağını tahmin ediyordum. Rakip Gençlerbirliği ligin en az gol yiyen takımı konumundaydı. Ümit Özat geldikten sonra da ligde hiç gol yememişlerdi. Ama şunu itiraf etmeliyim ki hücumda son yıllarda Fenerbahçe'yi bu kadar zorlayan bir takım Kadıköy'e gelmemişti..
Ne Galatasaray, ne Beşiktaş, ne Manchester, ne de Feyenoord Fenerbahçe kalesinde bu kadar pozisyon bulamamıştı.
Dün geceki 3 puanın kahramanı tek kelimeyle kaleci Volkan'dır. Öylesine inanılmaz kurtarışlar yaptı ki hem takımını ayakta tuttu hem de Gençlerbirliği'nin direncini kırdı. Son zamanlarda gördüğüm en büyük kalecilik performansını sergiledi. İki kaleciyi yer değiştirsek Gençlerbirliği maçı çok rahat kazanabilirdi. Volkan haricinde Josef'in son derece iyi oynadığını söyleyebilirim. Özellikle Lens ilk 45 dakikada o kadar çok pas hatası yaptı ki her halde kariyer rekorunu kırmıştır. Ama aynı Lens, Sow'a o kadar güzel bir gol attırdı ki bu da kaliteli oyuncuların kötü oynasalar dahi sahada kalmalarının neden gerektiğini bize gösterdi..
Eğer Ocak ayında oyuncu kalitesi yükselmezse, böyle maçların sayısı da artacaktır. Volkan Demirel'in ellerine tutunan ve Lens'in bir anlık aklıyla öne geçtiler ve üç puanı aldılar. Sonuç iddiayı ayakta tuttu ama gelişimin durması endişe verici...
Beklediğinden de uygun bir ortam bulan Gençlerbirliği riski fazlalaştırıp, sahasında boşluklar bırakınca Lens'in harika kavisli pasında Sow golü attı ve ilk yarıyı skor avantajı ile kapatmayı başardı Fenerbahçe. Fakat bu bile ikinci yarının çok daha kötü geçmesini engellemedi Fenerbahçe için. Bu yarıda Fenerbahçe'nin iki dezavantajı vardı. Birincisi kontratak silahı hiç işlemiyordu. İkincisi de takımın en önemli artısı olan geride topun arkasına geçip rakibe pozisyon vermeyen alan savunması da iflas etti.
Fenerbahçe'nin gereken değişiklikleri geç yapmasının cezasını kesemedi Gençlerbirliği. Sonra Fernandao kendi hazırladığı pozisyonda çok güzel bir gole imza atarak kara bulutları dağıttı. Benim Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat'a bir tavsiyem var: Ne yapıp edip, moral verip dün sonradan oyuna aldığı Fernandao'yu kazanmaya bakmalı. Bu Fenerbahçe'nin zirve yarışına devam etmesi için çok önemli...
Son 2 yıl içinde hiçbir Türk ya da yabancı takım, Fenerbahçe'yi Kadıköy'de böylesine sürklase etmedi. Evet, yanlış okumuyorsunuz! Gençlerbirliği özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe'yi sahasına hapsetti. Yakaladıkları en az 4 gol pozisyonu var ve maçın en başarılı ismi Volkan Demirel... İkinci yarıda Khalili, İrfan Can, Rantie'nin gollük vuruşlarını müthiş kurtardı.
Oyunun ilk yarısında da çok kötü oynayan bir Fenerbahçe vardı. Gençlerbirliği önce bekledi, sonra baktı ki Fenerbahçe gelemiyor, onlar oynamaya başladılar. Bütün kontrol Gençlerbirliği'nin elindeyken golü yediler. Bu gol kesinlikle Sow'un kalitesinden kaynaklandı diyebiliriz.
Volkan Demirel'den sonra sahanın en başarılı ismi bence hakem Fırat Aydınus'tu. İsterse çok iyi maç yönetiyor. Pabucun pahalı olduğunu hissettiğinde hakemliği bir sanat gibi yapabiliyor. Tıpkı dün geceki gibi... Harika maç yönetti. Neredeyse her kararı doğruydu. Onu hep böyle görmek isteriz.
Fenerbahçe sezonun en kötü oyununu oynadı dün gece. Gençlerbirliği iki devrede iki ayrı anlayışla Fenerbahçe'yi ringin köşesine sıkıştırdı, üst üste yumruklarla grogi vaziyete düşürdü adeta. Ama son düdük çaldığında kazanan, kadrosunda Lens-Sow’u olan ev sahibiydi. İlk yarıda topu Fenerbahçe’ye bırakan ve driplingci ileri üçlüsüyle iki ciddi fırsat yakalayan Gençler, ikinci devrede Rantie-Landel değişikliğiyle topa sahip olarak da baskı yapabileceğini gösterdi. Aydın ve Serdar çizgileri koridora çevirdiler, eğer Stancu dün sahada olsaydı muhtemelen bu ikilinin servislerinden bolca üretim yapardı.
F.Bahçe bu 3 puanı, sezonun en iyi futbolunu oynayan kaptanına borçlu. Avrupa’da ilerlemek isteniyorsa orta sahaya muhakkak yetenek takviyesi yapılmalı.
Dün bir frikiği direkt auta, birini baraja attı gayrı ciddi biçimde. Lens’in kariyeri genelde böyle; forma yarışındayken ciddi, forma garanti olduğunda davranışları değişebiliyor. Umarım burada da havaya girmez. F.Bahçe bu 3 puanı, sezonun en iyi futbolunu oynayan kaptanına borçlu. Avrupa’da ilerlemek isteniyorsa orta sahaya muhakkak yetenek takviyesi yapılmalı.
Öncelikle G.Birliği’ne tebrikler. Ümit Hoca’nın, 3 gol yiyen takımını soyunma odasında kutlaması lazım. Çünkü Kadıköy’de Manchester United’ın, Feyenoord’un, Beşiktaş’ın, Galatasaray’ın yapamadıklarını yapan bir takımı vardı. Hem pozisyon ürettiler hem de iyi top oynadılar. Futbolu çirkinleştirmeden bizlere keyif yaşattılar.
Volkan Demirel... Maça konsantre olduğunda neler yapabileceğini bir kez daha gösterdi. F.Bahçe’yi ipten alan, kazanmasını sağlayan ve arkadaşlarına da, “Hadi biraz kıpırdayın” sinyalini veren kurtarışlarıyla gecenin kahramanıydı. Onu izlerken bu yıl ilk kez maça etki eden bir performansını gördüm. Dün akşam 3 puan geldiyse, Volkan’ın elleri sayesindedir.