İlker Yağcıoğlu, TRT Spor'da Fenerbahçe'nin Kayserispor karşısındaki galibiyetini değerlendirdi.
"Asensio'nun olmadığı bir maçta Fenerbahçe'nin hücum anlamında neler yapacağını hepimiz aslında merak ediyorduk. Bir de Kayserispor gibi işin tamamen savunma tarafını oynayan, çok fazla hücuma çıkmayı düşünmeyen takımlara karşı Fenerbahçe bugüne kadar sürpriz puanlar kaybetti. Yani bakıyorsun Kasımpaşa, Antalya, Karagümrük bu gibi takımlar Fenerbahçe'yi hep zorladı. Ne zamana kadar? İlk gole kadar. Dolayısıyla da Asensio'nun da olmadığı bir maçta bu gol gecikirse Fenerbahçe adına işler acaba zorlaşabilir mi falan diye bir düşüncemiz vardı ama maç başladı, tamamen tek kale oynanan bir oyun. Kante'nin kusursuz oyunu. Kusursuz oynadı. Yani işin hem savunma tarafını yaptı, hem hücuma büyük destek verdi. İlk devre aynı şekilde Guendouzi de Kante'ye eşlik etti ve Fenerbahçe oyunu oraya yığdı."
"Fakat üretme anlamında, net pozisyona girme anlamında, o dar alan becerisi, işte sıfıra inip sıfırdan çıkarılacak toplar falan çok fazla üretemedi. Net bir pozisyon yok. Yani ama sonlara doğru duran toplar, bir tanesinde işte direkten dönen top, devamında gelen topta Kante'nin harika vuruşu, sezonun en güzel gollerinden bir tanesini attı ve maç devreye 1-0 bitti. Olabilecek en iyi senaryolardan bir tanesi devreye 1-0 önde girebilmek. İçeride çünkü konuşursunuz, birçok şeyi toparlarsınız."
"İkinci yarı biraz daha Fenerbahçe'nin topu rakibe birazcık bıraktığını, daha kontrollü bir oyun oynadığını gördük. Bu doğru bir strateji miydi? Bence üç puanın önemli olduğu haftalarda yapılabilecek bir şey. Kaptığı zaman atağa çıktı. Sonrasında da işte zaten Talisca'nın çok zeki, çok zeka kokan, akıl dolu bir vuruşu iki. Hop sonra bir hata üç, maç da bitti. 62. dakikada maç zaten bitmiş oldu."
"Ligin artık son haftaları geliyor. Aradaki puan farkı 4. Maç fazlasıyla 1'e indi. Dolayısıyla hani oynanmamış maç kazanılmamıştır. Fenerbahçe taraftarı şu anda aradaki puan farkı 1 diye bakıyor. Ama şunu ben net bir şekilde gördüm, eminim Fenerbahçe taraftarı da görmüştür; 'santrfor' diye bağırıyor bu takım. Olmuyor. Sidiki Cherif geçen hafta kaçırdıklarının üstüne bu hafta da çok müsait pozisyonlarda o kadar acemice işler yaptı ki. Yani özellikleri olan bir oyuncu, güçlü, defans arkası iyi koşu yapıyor, hava hakimiyetleri var ama son vuruş becerisi artı takım oyunu o konularda biraz eksik. Yani bir forveti olsaydı Fenerbahçe'nin o kaybedilen puanlar da belki kaybedilmezdi. Doğru dürüst bir santrforu olsaydı bugün farklı bir senaryodan bahsediyor olabilirdik hakikaten. Zaten şampiyonluk kaçarsa da iş dönecek dolaşacak 'bu santrforu kim istemedi'ye gelecek. Hoca mı istemedi, yönetim mi almadı? Sanki ona gelecekmiş gibi duruyor."
"Bu maratonda kazanılması gereken bir deplasmandı. Fenerbahçe takımı özellikle ilk 45 dakikada son derece iyi bir oyun ortaya koydu, 1-0, sonrasında da 4-0 kazandı devam ediyor. Fenerbahçe'nin bu maçı kazanması normal bir skor olduğu için çok fazla abartılacak, normal bir olay olduğu için çok fazla oyunda da abartılacak bir şey yok yani ne anlatayım bilmiyorum."
"Bence iki taraf da hatalı. İki taraf da hatalı yani. Son gün uğraşıldı biliyorum Shomurodov'la fakat işte olmadı o da bir şekilde. İkisinin birden, En-Nesyri'nin ve Jhon Duran'ın gelip bir anda 'biz gitmek istiyoruz' demesi de olmuş olabilir o saatte. Çünkü bir ara Lookman çok konuşuldu, ona çok üzerinde düşüldü, Sörloth'un üzerine çok gidildi... Sonuçta iyi bir santrforla Fenerbahçe bugün daha farklı bir konumda olurdu, onu da net bir şekilde söyleyelim."