Arama Logo

Yazarlardan Beşiktaş değerlendirmesi




19
YAZARLAR DEĞERLENDİRDİ
Spor yazarları, Beşiktaş'ın sahasında Giresunspor'a 4-0 yenildiği mücadeleyi değerlendirdi. Yazıların tamamını paragraf sonunda ismi geçen gazetelerden okuyabilirsiniz. İşte Beşiktaş - Giresunspor maçı için yapılan yorumlar...
18
SÖZÜN BİTTİĞİ NOKTA
ERMAN TOROĞLU: Sergen yönetimi idare etti, takımı edemedi; nokta... Yazının sonunu başa aldım. Yani Beşiktaş için sözün bittiği nokta... Peki Beşiktaş takımının bu hale gelmesi tesadüf mü? Kesinlikle hayır. Geçen sezon şampiyonluk ile ikinci kupa alındıktan sonra yönetim ve teknik adam arasında yaşananların finalidir dün akşam. Teknik adam "Şu şu idareciler gelebilir, şu şu idareciler gelemez" diyor tesislere… Yönetim de hiçbir şey demiyor buna, "Sergencim" diyor. Yani Sergen mi Beşiktaş kulübünü idare ediyor yoksa yönetim mi? Sonradan Sergen ile yönetimin para pul anlaşmazlığı, takımın sezona geç girmesi filan gibi bin tane olay var. Alınan oyuncular bünyeye uymadılar. Geçen sezonki arkadaşlık ve takım ruhu bu sezon kayboldu. Alınan generaller iş yapmadılar gibi çok sebep var. Zaten Sergen geçen hafta maç sonu söylediklerinde ne olduğunu anlattı. Dedi ki "Bu işten ben sorumlu değilim." Peki kim sorumlu? Ben bir tek sorumlu yönetim kurulu ve başkan derim. Başka kimse değil. Zaten maçtan evvel tribünlerde 6 bin seyirci olması her şeyi anlatıyor. Hadi şunu diyebilirsiniz; "3 puanlık sistemde her şey olur." Hayır kardeşim, bu Beşiktaş'tan üç puanlık sistemde de bir şey olmaz... Bu sezon başından itibaren Sergen, yönetimi idare etti, yönetti ama takımı idare edip yönetemedi. (Fotomaç)
17
TOPARLANMASI KOLAY DEĞİL
AHMET ÇAKAR: Beşiktaş camiası bu karşılaşmaya çıkış maçı gözüyle bakıyordu ama dün gece çöküş maçı oldu. Bundan sonra Beşiktaş'ın toparlaması kolay görünmüyor. Hem puan olarak geri kaldılar hem de futbolcu ve Sergen hocayla taraftar arasındaki bağ iyice zayıfladı. Dün gece Beşiktaş coşkulu başladı, aslında her şey iyi gidiyordu ki birden geriye düştüler. Haklı bir penaltıyla Giresunspor öne geçtikten sonra Beşiktaş panikledi. Hatta bazı oyuncular sinirlendi ve yılların tecrübesi beyefendi Necip bence maçı bitirdi. Rakibinin dizinin yanına öyle bir bastı ki 'Gelin beni atın' dedi. Kolay değil, hem mağlupsunuz hem de bir kişi eksik. Beşiktaş geçen sene 1 kişi eksik kaldığı maçları da kazanmasını bilmişti ama o ruhun yerinde bu sene yeller esiyor. Kimse Hüseyin Göçek'e kızmasın. VAR davetiyle gelen iki kararda da haklı. İlkinde Rosier, topu görüyor, kolunu biraz açıyor ve top temas ediyor. Her ne kadar topla Rosier arasındaki mesafe yakın olsa bile bu penaltıyı doğru buluyorum. Necip'in kırmızısına diyecek hiçbir şey yok. Burada VAR davetine bile gerek yoktu, Hüseyin'in önünde oldu. (Sabah)
16
MURPH KANUNLARI'NI HATIRLATIYOR
GÜNTEKİN ONAY: Sezona şampiyonluğun 1 numaralı favorisi olarak giren geçen sezonun çifte kupalı şampiyonu Beşiktaş, dünkü Giresunspor yenilgisiyle lig yarışına havlu attı. Siyah beyazlılarda anlamsız şekilde ters giden işler var. Beşiktaş dün de hızlı ve istekli başladığı bir maçta daha kalesinde tek gol pozisyonu vermeden 2-0 yenik duruma düştü. 10 kişi kalmanın da çaresizliğiyle disiplinli oynayan rakibi karşısında maçın devamında çözülmeleri kaçınılmazdı. Kolunda kaptanlık pazu bandı olan Necip’in gördüğü kırmızı kart aslında maçın bittiği andı. Güvenilir bir oyuncu kimliği ile yıllardır forma giyen joker Necip’in iyi niyetinden ve aidiyetinden kimsenin şüphesi asla yok. Ancak gerçek şu ki maalesef Necip yaptığı hatalar ile en kritik anlarda Beşiktaş için hiç de güvenilir bir futbolcu değil. Öyle şeyler oluyor ki Beşiktaş’ın bu sezon üst üste yaşadıkları meşhur ‘Murphy Kanunları’nı hatırlatıyor. Beşiktaş’ın yaşadıkları akla bunları getiriyor ister istemez. Ancak üst üste bu kadar maç kaybedilmesinde... Bu felaket tabloda teknik direktör Sergen Yalçın, oyuncu grubu ve sessizliğe gömülen yönetim kurulunun da ciddi payı var. Göz göre gelen çöküşte ayağa kalkmak için herkes üzerine düşeni yaptı mı? Görünen o ki ‘Hayır’. (Hürriyet)
15
HER SATIRINI İNKAR EDİYOR

TURGAY DEMİR: Ligin başından bu yana, Sergen hocanın, Kenan, Salih ve Gökhan Töre başta ısrarla şans verdiği etkisiz elemanlarla başlayan yanlışlarını yazmaya kalksam bu sütunlar yetmez.
Can Bozdoğan, Montero ve Serdar Saatçi'nin ısrarla görmezden gelinmesi, 14 sakat varken şans bulup kendilerini göstermelerine rağmen sonra tekrar kızağa çekilmeleri ise bu sezonun diğer gariplikleri… Dün de başka bir fantezi yaptı Sergen hoca… Welinton, Serdar ve Montero varken devşirme stoper olarak Necip'i kullandı! Bravo! Ben bugüne kadar Necip'in zorunlu şartlarda kadroya girip kötü oynadığını görmedim ama aynı şekilde hiçbir zorunluluk yokken kadroya girip iyi oynadığını da görmedim… Necip zevk için oynatılmaz, oynatılırsa kendisini başka biri zanneder ve öyle oynamaya çalışırken bir çuval inciri berbat eder! Dün yaptığı da budur. Nokta! Sergen Yalçın geride kalan iki sezonda resmen destan yazmıştı, bu sezon ise o destanın her satırını inkar ediyor vesselam. Yazık, çok yazık. Bana göre bundan sonra hocanın işi zor. Efsane başkan Seba'ya karşı olan sevgi ve saygı bile bir noktada bitmişti! Başka söze gerek var mı!? (Fotomaç)

14
MİLYONLARCA BEŞİKTAŞ TARAFTARININ
ALİ GÜLTİKEN: Geçen sezonu şampiyonlukla kapatmış üstüne bunu bir de Türkiye Kupası ile taçlandırmış bir takımın bu görüntüsünü kabul etmiyorum. Şampiyon bir kadronun oynadığı son 6 lig maçının 5'ini kaybetmiş olmasının mazeretlerini de kabul etmiyorum. Oyun içerisindeki kabullenişi, sıradanlığı ve boş vermişliği de kabul etmiyorum. Yeni gelen transferlerin verimsizliğini, katkısızlığını ve etkisizliğini de kabul etmiyorum. Geçen sezon büyük bir liderlik gösterip takımın başarısında başrol oynayan Sergen Yalçın'ın bu kadar uzun süren başarısızlık sürecinde takımına etki edememesini de kabul etmiyorum. Oyuncuların geçen sene aldıkları büyük başarıları sanki başkaları yapmış. Bu işin hiç içerisinde olmamışlar gibi sahada başıboş dolaşmalarını da kabul etmiyorum. Yönetimin bu sürecin içerisinde daha önceden müdahil olması gereken konularda dışarıda kalıp etkisiz durmasını da kabul etmiyorum. Bu kadro ligin yanında Şampiyonlar Ligi'nde de başarılı olması için takviye edildi. Şampiyonlar Ligi'ni bir kenara bıraktık, ligde bu kadar büyük hayal kırıklıkları ve hüsranları yaşatmasını da kabul edemiyorum. Bu sözler benim değil milyonlarca Beşiktaş taraftarınındır... (Sabah)
13
LİGE VEDA MAÇI OLDU
İLKER YAĞCIOĞLU: Beşiktaş için 'lige dönüş' maçı geçmesi olarak beklediğimiz karşılaşma Beşiktaş'ın 'lige veda' karşılaşması olarak gözüktü. Açıkçası bu saatten sonra zirve yarışına ortak olmaları zor gözüküyor. Sergen hoca dün ilk kez çift forvetle sahada yer aldı. Mantığı doğruydu… Rakip zaten zayıftı ve Beşiktaş'ı tehdit etmelerini kimse beklemiyordu. Beşiktaş maça da iyi başladı, herkes 'Siyah-Beyazlılar ne zaman gol atar?' derken Beşiktaş'ın kalesine gelen ilk top penaltıdan gol oldu. İkinci yarıda futbolda çok karşılaşamayacağımız birçok olaya şahit olduk. Beşiktaş'ın yediği iki golde kalesinde kaleci yoktu. Birincide Mert büyük bir hata yaptı, ikincide de sakatlandı ve yerdeydi. Futbol şansının Beşiktaş'ın hiç yanında olmadığı bir maçtı. (Takvim)
12
ARTIK BİRİLERİ ELEŞTİRMELİ
ATİLLA GÖKÇE: Beşiktaş yenilgi üstüne yenilgiler serisini sonlandırıp olumlu bir dönüş yapma isteğiyle başladı maça… Daha çok koşan, yardımlaşan, bastıran ve hemen her dakika pozisyona giren taraftı. Sergen Yalçın, savunma risklerini göze almış, ilk kez çift santrforlu 4-4-2 formasyonuyla sahaya sürmüştü takımını… Larin ve Batshuayi, doğal olarak gol beklentisini de katlamıştı… Ne var ki futbol, mimarlık ve mühendislik gibi statik hesaplar ya da yaratıcı düşüncelere uymuyordu zaman zaman. Beşiktaş için dün işte böyle bir gündü.Futbolda her şeyolur. Dünkü maç da o her şeyden biriydi… Tarihe geçecek sayfa yazdı Giresunspor. Galibiyeti kesinlikle hak ettiler. Sergen Hoca, VAR kararlarını eleştirebilir. Penaltıya, kırmızı karta itirazı da anlaşılabilir… Ama yapacağı başka işler de var. Bu kadar yenilgiyi hakemle, sakatlıkla, talihsizlikle anlatamazsınız. Artık birileri de Sergen Hoca’yı eleştirmeli. Önce kendisi! Aynaya baksın ve konuşsun. (Milliyet)
11
HAYATIMDA SEYRETMEDİM
SİNAN VARDAR: Beşiktaş özellikle ilk 15 dakika oldukça coşkuluydu. Larin ve Batshuayi ile baskı artıkça artıyordu. Ama 15 dakikanın ardından Beşiktaş tam bir rezalet ötesiydi. Sahada art niyetli bir hakem vardı. Beşiktaş'ın maçlarında iyi hakem görememeye alıştık ama dünkü başka bir rezillikti. Dünkü farklı yenilgide 'Tek suçlu hakemdi' dersek hata yapmış oluruz, Öyle değil mi Sevgili Sergen Yalçın! Beşiktaş'ta dün ne oyun planı ne de futbol adına olumlu bir yan vardı? Sergen lütfen şapkayı önüne koy ve neler yapılması gerektiğini düşün artık! Olmuyor böyle? Takım dökülüyor ve futbolcuların fizik kondisyonu da yerlerde sürünüyor. Larin, Batshuayi, Rosier berbat ötesi oynadılar. Allah'ı var Pjanic bir şeyler yapmaya çalıştı ama Batshuayi, Larin'in hali neydi öyle!!! Ben hayatımda bu kadar kötü Beşiktaş seyretmedim, Allah bir daha da göstermesin! Sevgili hocam aylardan kasım ve biz kepenkleri indiriyoruz. Takım neden böyle Sergen hoca? Takım formsuz, sen takımdan daha formsuzsun sevgili Sergen Hoca! Taraftarın sonunda sabrı sonunda taştı. Haklılar! (Fotomaç)
10
ÇÖKÜŞ MAÇI HALİNE GELDİ
OKTAY DERELİOĞLU: Beşiktaş'ın üst üste aldığı kötü sonuçlar sonrası Giresun maçı ile artık bir reaksiyon vermesi gerekiyordu. Ancak çıkış maçı olması beklenen karşılaşma Siyah-beyazlılar adına hepten çöküş maçı haline geldi. Dün akşam Beşiktaş adına dramatik bir oyun ve bir sonuç oldu. Şunu gördük ki Beşiktaş takımının havası kaçmış, oyuncuların saha içinde birbirleriyle ve teknik heyet ile olan iletişimi kesilmiş. Bunu da net bir şekilde görebiliyoruz. Geçen sezon daha zayıf bir kadro ile gelen iki kupa ve bu sezon daha güçlü bir takım ile ortaya çıkan bu kötü tablonun çözümünü teknik heyet yine takım içinde bulmalı. (Takvim)
9
REÇETEYİ KİM YAZACAK?

BİLAL MEŞE: Birisi eline-koluna sahip çıkamıyor penaltıya neden oluyor, diğeri rakibine paldır-küldür giriyor, kızarıyor! Hadi Rosier’in penaltısı hoş görülebilir. Peki, kaptan Necip’e ne demeli? Güzel adam, top kalenden oldukça uzakta... Tehlike yok, niye rakibine sert giriyorsun ve takımını yalnız bırakıyorsun? Bitmedi... Birisi kalesini terk ediyor, eli - ayağına dolaşıyor, topu ıskalıyor, gol oluyor. Durun, durun... Son golde Mert çime takıldı, sakatlandı, oyun dışı kaldı, rakip topu yine boş kaleye gönderdi. Kaldı ki, VAR’a takılan iki pozisyonda orta hakemin kararı doğru, tartışılacak yanı yok. Tribünlerde yer-yer boşluklar var. Belli ki taraftar da umudunu kesmiş! Koskoca Beşiktaş, maçın ikinci yarısına protestolar altında oynamak zorunda kaldı. Belli ki taraftarda da bıçak kemiğe dayanmış, sabır taşı çatlamış! Zirve artık Kartal için ‘hayal’ konumunda! Hatta Kartal ‘komada’ dersek abartmış olmayız! Bakalım komadan çıkaracak reçeteyi kim yazacak? (Milliyet)

8
TÜKENMİŞLİK SENDROMU VAR
MURAT ÖZBOSTAN: Taraftar zaten havlu atmış.. Galatasaray, Fenerbahçe'ye 52 bin seyircisi önünde mağlup oluyor.. Birkaç gün sonra Marsilya maçına 45 bin kişi geliyor. Hem de hafta içi.. Sanki derbi kazanılmış sanki Galatasaray, Trabzonspor ile nefes nefese mücadele ediyor!.. Galatasaray derbinin yarattığı şoku 3 günde çözerken, Beşiktaş 2.5 aydır komadan çıkamadı. Çünkü reçete yazacak doktoru yok. Beşiktaş taraftarı da umudunu kesmiş ki sadece 5 bin kişi geliyor maça.. Takımın teknik direktörü çıkıp, "Sorumluluk takımda ben de değil" derse. Oyuncular ile teknik kadro arasında bağlar koparsa. Avrupa'da oynanan her maçta mağlubiyet gelirse. Hep 'Hakemler suçlu' denirse sonuçları normal görmek lazım. Tükenmişlik sendromu gibi bir durumu var. Beşiktaş'a iki kupa kazandıran efsane isim daha fazla zarar görmeden yönetimin de önünü açması lazım. Yani artık veda vakti. Beşiktaş bu ligin en iyi kadrosuna sahip. Başka bir teknik adamın ellerinde tekrar yarışa tutunabilir. Bunun için de fazla zaman kaybetmeden yönetimin operasyonu yapması lazım. Daha oynanacak 24 maç var! (Sabah)
7
GELDİĞİ NOKTA ASLA TESADÜF DEĞİL
REHA KAPSAL: Ligimizle ilgili 2-3 aydır hep bir hakemlerin verdiği yanlış kararların Beşiktaş'ın performansını etkilediği söylemleri vardı. Sergen Yalçın'ın elinde geçen seneye göre daha derin ve daha çok performans beklenen oyuncu topluluğu varken bu öz eleştirileri doğru yapmadığı gibi hep bahane üretildi. Sergen Yalçın bu kötü gidişatı doğru tespitlerle tedavi edip takımı geliştireceğine hep halının altına süpürdü. Günü kurtarıcı yaklaşımlar ve saha içinde oyuncuların kalitesiyle günlük-anlık performanslarıyla maçı çözmesini beklediğinden Beşiktaş'ın geldiği nokta hem Süper Lig'de hem de Şampiyonlar Ligi'nde asla 'tesadüf değildir' Beşiktaş'ın bu krizden çıkması için Sergen Yalçın'ın da saha içinde olsa da olur olmasa da modundaki yaşlı ve heyecanı geçmiş oyuncular oynatmak yerine daha genç, dinamik olan Can Bozdoğan, Güven, Serdar ve Rıdvan gibi isimlere yönelmesi gerekiyor. Sergen Yalçın'ın geçen sezonki gibi daha fazla gençlere güvenmesi gerekir. Tecrübeli oyunculara vereceği bu mesajda geç kalmasına rağmen formanın bu kadar kolay kazanılmadığını göstermesi lazım. (Fotomaç)
6
İNSAN KİME KIZACAĞINI BİLEMİYOR
SERDAR SARIDAĞ: En kötüsü ne biliyor musunuz? İnsan kime kızacağını bilemiyor! Dünkü maçı seyretmek için Vodafone Park’a gelen taraftarların yüzündeki ifadeleri anlatmak mümkün değildi. Üzüntü ile kızgınlık arasında gidip gelen surat ifadeleri, yenilen üçüncü golden sonra tam bir çaresizlik içerisindeydi. “Beşiktaş taraftarı ne dese hakılı” konumundadır artık. Aslında o konuma çoktan geldiler ama ya sabır dediler hep. Bu dakikadan sonra ne transfer takviyesi ne de radikal taktiksel değişimler, hiçbiri çare olmaz. Beşiktaş’ın bundan sonraki ilk idmanı yeni sezon hazırlıklarının başlangıcı olur. Kimse kimseyi kandırmasın! 90. dakikada Champness’in attığı gol skoru 4-0 yaptı ama Mert yerdeyken atması, etik mi tartışmalarını da yanında getirdi. (Miliyet)
5
BÖYLESİ TARİHTE YOK

METİN TEKİN: Beşiktaş için çok zor bir süreç. 14. hafta itibariyle bu kadar geride kalan, bu kadar puan farkı olan başka bir sezon var mıdır? Vitor Pereira, takım ruhu, birliktelikten bahsediyordu. Ben eleştirmiştim, hocam taktikten bahset falan diye ama bugün Beşiktaş tamamen psikolojik dökümanlarla açıklanabilir durumda... Tükenen bir kadroyla iki kupayı geçen sezon alan Beşiktaş, bu sene takviyeler, 14. hafta... Bunu sadece oyun organizasyonuyla, teknikle taktikle açıklayamasınız. En başta psikolojik bir çöküntü, bunu çok iyi araştırılması lazım, bundan sonra ne olacak göreceğiz... Beşiktaş'ın için hiç kolay değil ama... Seyirci neyi eleştiriyor? Klasik şeyler vardır, ruhunu mu ortaya koymuyor oyuncu, isteksizler mi, sorumsuzlar mı, ben hiçbirine katılmıyorum. Böyle bir oyuncu kişiliği yoktur. Böyle bir oyuncu durumu vardır. Sadece koşarak yorulmazsınız, bazen hiçbir şey yapamadığınız için yorulursunuz. Biraz Beşiktaş öyle. Beşiktaş, koştuğundan falan yorulmuyor, oynayamadığı için yoruluyor.

4
EŞYANIN TABİATINA AYKIRI

ÖNDER ÖZEN: Normal şartlarda büyük takımlarda 3 maç üst üste kaybedilmez, olamaz, olabilemez. Olabilemez olduğu için zaten o takımlar büyük kulüp olmuşlardır. Barcelona, 8 tane yer Bayern Münih'ten ama bir daha olmaz, olursa üzerinden zaman geçince olur. Hemen acayip sert bir reaksiyon gösterir, kimi görse çöker üstüne. Böyle olduğu için de büyük kulüptür. Büyük kulüpler böyle tepki gösterir. Beşiktaş'ın da tarihi bunlarla doludur. Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın üst üste 4 maç kaybetmesi normal şartlarda mümkün değildir. Eşyanın tabiatına aykırıdır.

3
SERGEN YALÇIN'IN YERİNDE OLMAK İSTEMEM

RIDVAN DİLMEN: Fenerbahçe'nin 6-1 kaybettiği maçı hatırlıyorum Beşiktaş'ın Denizlispor'a 4-0 kaybettiği bir maç var. Onun dışında uzun zamandır kendi sahasında 4 farklı kaybettiğini hatırlamıyorum. Beşiktaş'ın geçen sene kazandığı iki tane değerli kupa var ama şu anda Beşiktaş bu oyunla şampiyon falan olamaz. Bunun için müneccim olmamıza gerek yok mental olarak şampiyonluk havasına girmesi zor görünüyor. Tabii ki taraftar haklıdır serzenişte bulunurlar. Kimin yerinde olmak istemezdin diye sorarsanız oyuncular ve Sergen Yalçın'ın yerinde olmak istemem. Rakibin durumu önemli Giresun'un performansını Sergen Hoca hafife aldı. Haksız değil çok başarılı değillerdi ama penaltı sonrası takım dağıldı.

2
BUNLARIN HEPSİ PSİKOLOJİK

FEYYAZ UÇAR: Beşiktaş, kırılgan bir takım haline geldi. İlk golü yedikten sonra takımın çehresinin bu kadar değişmesinin izahı yok. Sezon başında şampiyonluğun en büyük adayıydı. Necip'in atılması maçın kırılma anıydı. Beşiktaş, orta sahadaki hakimiyetini iyice kaybetti. Bu yaşanılanların hepsi psikolojik. Takımın moralini yüksek tutması gerekiyor. Beşiktaş iyi oynamak istediği zaman oynayabiliyor. Toplanacaklar, bir araya gelecekler, birbirlerine destek verecekler ve o şekilde başarılı olmaya çalışacaklar.