ERMAN TOROĞLU: Katar'da öyle bir maç oynanmalıydı ki Katarlı seyircilerin "Bizimkiler bundan daha iyi" dememesi gerekiyordu. İki takımın da iyi futbol oynaması gerekiyordu. Ama ilk yarıya bakıyorsun ortada futboldan eser yok. Maçın hakemi Halil Umut, oyunu oynatmaya çalıştı ama oyuncular buna ayak uydurabildi mi? Hayır… Kendilerini yere atmaktan top oynamadılar. İlk yarıda tatsız oyunda Beşiktaş bir gol buldu. Golü atan Atiba, 39 yaşında… Türkiye Kupası'nın, Süper Kupa'nın gol atan en yaşlı oyuncusu. O golün dışında bir aksiyon yoktu ilk yarıda. Bir de şu var; Bizim oyuncular sürekli yerde yatıyor. En ufak şeyde eller havaya! Dışarı çıkıyor, hemen geri dönüyorlar. Bunlar İngiltere'de, Almanya'da, Avrupa'nın başka ülkesinde oynasalar 5 dakika sahada kalamaz herhalde. Futbolun zevki kaçıyor arkadaş! Ayıptır, bu kadar yatılmaz. Maçın hakemiyle ilgili de şunu söyleyeceğim; zaten oyun olarak kendisini yormayan, düşenin yerden kalkmadığı, temposuz bir maç oynandı. İdare etti… (Fotomaç)
ÖMER ÜRÜNDÜL: Beşiktaş'ın ciddi eksikleri vardı. Ama geniş kadroya sahip olduklarından bu şartlarda da sahaya geçerli bir 11 çıkardılar. Antalyaspor'un sınırlı kadrosu olduğundan defansın sigortası Naldo ve geçiş oyunlarının en önemli sprinteri Fredy'nin yokluğu handikaptı. Bir de buna Nuri Şahin'in yanlış takım tertibi eklendi. Orta sahaya ağırlık vereceğine Naldo'nun yokluğunda Eren'le üçlü defansla devam etmek istedi. Amilton ve Mukairu'yu da kulübede tutunca ilk yarıda Beşiktaş oyunun hakimiydi. Atiba, Pjanic ve Josef'ten kurulu deneyimli ve kaliteli orta saha, Antalya orta sahasına büyük üstünlük kurunca Beşiktaş adeta ilk yarıyı tek kale oynadı. Golü buldular, rakibe de pozisyon vermediler. Nuri Şahin ikinci yarıya hatasını düzelterek başladı. Eren'i çıkarıp Mukairu'yu aldı ve dörtlü defansa döndü. Beşiktaş'ın ilk yarıdaki orta saha üstünlüğüne son verdi. Bu yarıda önce karşılıklı ataklar vardı. Sonra Larin işi bitirecek ikinci golü net pozisyonda kaçırdı. Artan Antalya baskısıyla skora denge geldi. Sonra tempo düştü, maç uzatmalara gitti ve iş penaltılara kaldı. Atiba bu sezonun en iyi oyununu oynadı. (Sabah)
TURGAY DEMİR: Yılların tecrübesi Atiba'nın attığı gol öncesinde deyim yerindeyse Başkan Ahmet Nur Çebi dışında herkes topa dokundu, katkı verdi… Gerçek bir takım golüydü. İkinci yarıda özellikle Mukairu Beşiktaş savunmasına zor anlar yaşattı. Nitekim o zor anlardan birinde Atiba'nın bu kez kendi kalesine attığı golle tabela eşitlendi. Beşiktaş savunması demişken, Vida artık o kadar gevşedi ki, tahammül etmek kolay değil! Antalyasporlu oyuncular önde baskı yaparken bir tek Vida'yı boş bırakıyorlar, top ona gitsin diye! Penaltılarda panter Ersin sahne aldı ve Beşiktaş geride kalan sezonu üç kupayla taçlandırmış oldu. Unutmadan, Montero ile birlikte genç Emirhan da bana göre gecenin en iyisiydi. (Fotomaç)
ALİ GÜLTİKEN: açın normal süresinin iki yarısında da farklı oyunlar vardı. İlk devre Beşiktaş'ın, ikinci yarı Antalyaspor'un istediği şekilde geçti. Atiba yine yarattığı farkla hem saygıyı hem de alkışı hak etti. Kolay değil çöl ikliminde çok farklı değişebilen ısı derecelerinde bu performansları ortaya koyabilmek büyük bir iş. Her iki takımı da kutlamak gerekiyor. Zor dönemlerde ortaya çıkan fırsatlar yeni yıldızlara da yol açıyor. Önder hocanın sahaya sürdüğü Emirhan'ın topu her ayağına aldığında ortaya koyduğu performans milyonlarca Beşiktaş taraftarını heyecanlandırmıştır. Maça katkısı oldu. Tabi penaltılar hem tecrübe hem de güven işi. Beşiktaş hem atanlarında hata yapmadı hem de Ersin, tecrübesiyle ve kurtardığı penaltıyla farkını konuşturdu. Beşiktaş, lig ve kupa şampiyonu olarak yeni bir zafere imza attı. Önder hoca da hem takım yönetiminde gösterdiği başarı hem de kupa için takdiri hak etti. (Sabah)
İLKER YAĞCIOĞLU: Katar'daki Süper Kupa'da Beşiktaş, Antalyaspor karşısında maça etkili başlayan, pozisyonlar bularak maça başladı. Nitekim de Siyah-beyazlılar rakibine göre daha etkili oynamasının karşılığını aldı ve Atiba ve üstünlüğü yakaladı. İlk yarıda Beşiktaş farkı açacak pozisyonları da yakaladı. Ancak oyuncuların gerek son vuruşlardaki ciddiyetsizliği gerek de beceriksizliği sebebiyle ikinci golü bulamadı. İkinci yarıda ise Akdeniz ekibi eşitliği sağladı. İkinci yarıda bu kez de onlar sonuca gitmeyi başaramadı ve maç uzadı. Uzatmalarda karşılaşmanın temposu bir hayli düşüktü. Sanki iki takımın futbolcuları da penaltıları bekliyor gibiydi. Penaltılarda Ersin'in de ön plana çıkmasıyla kupayı kazanan Beşiktaş, kupayı kazandı. (Takvim)
ATTİLA GÖKÇE: Nuri Şahin 65’de Amilton ve Hakan Özmert hamlesini yaparken, Önder Karaveli her geçen dakikada daha da yorgun hale düşen Beşiktaş’ta 79’a kadar bekledi. Teixeira ve genç Emirhan’la biraz nefes alır gibi oldular. Hele genç Emirhan’ın sağdan çalımlarla inip Antalyaspor’u paniklettiği bir tablo vardı ki umutlanmaya değer. Beşiktaş, Emirhan’ın ataklarıyla kazandığı kornerleri değerlendiremedi. Bu maçın Beşiktaş açısından parlak yanı genç Emirhan’dı. Çalımları, çabukluğu ve dikine oyunu ile göz doldurdu. (Milliyet)
SİNAN VARDAR: Beşiktaş Süper Kupa'nın özellikle ilk 45 dakikasında şampiyona yakışır bir oyun ortaya koydu. Oyunu rakip sahaya yıkan ve sağlı sollu ataklarla gol arayan takım bu sezonun rakipsiz en iyi Beşiktaş'ydı. Dün özellikle Pjanic oyunda kaldığı 67 dakikada takımı maestro gibi yönetti. Boşnak yıldız tek toplarla öyle paslar attı ki seyrederken mest oldum. Açık ve net; Pjanic Türkiye'ye gelmiş geçmiş en kaliteli yabancılardan biri. Keşke temelli Beşiktaş'ta kalsa... Emirhan Beşiktaş'a hareket getirdi. Kaliteli bir kumaş. Önder hoca bu takıma iyi geldi Süper Kupa ona çok yakıştı. Penaltılar biraz şans işi ama bir gerçek var ki Ersin penaltılarda çok başarılı... Tebrikler evlat.. Kazanılan 3 kupada senin büyük emeğin var. (Fotomaç)
OKTAY DERELİOĞLU: Beşiktaş için 90 dakikayı ikiye ayırmak gerek. İlk yarıda Beşiktaş maçı çok rahat koparabilirdi. İlk yarıda ne yaptığını bilmeyen bir Antalyaspor vardı. Eğer Beşiktaş rakibinin üzerine gitseydi ilk yarıda fişi çekebilirdi. İkinci yarı ise Antalya değişiklilkliklerle daha coşkulu oynadı ve daha etkili oldular. Beşiktaş'ın bu sezon maçların son bölümünde oyundan düştüğünü çokça görmüş olduk. Bu da sorgulanacak bir nokta. Uzatmalarda iki takımın da "Bitse de bitsek" modunda olduğunu gördük. Beşiktaş, Ersin'in katkısıyla kupayı kazanan taraf olmayı bildi. Kartal kupa ile yeniden öz güvenini kazandı. (Takvim)
BİLAL MEŞE: Bu oyunun değişmez kuralları vardır, bir gol atıp, öyle üzerine yatamazsınız. Tek farklı skorlar risklidir. İkiyi, hatta üçü bulacaksınız! Tıpkı dünkü Süper Kupa Finali’nde olduğu gibi... Doha’da oynanan finalin ilk yarısından keyif alan var mı? Bence yoktur. Varsa bile farklı bir maçı izliyordur herhalde! Tempo, mücadele, pozizyon üretme, kaçırma, yerlerde! Haa bir pozisyon var, o da Atiba’nın attığı tek gol! Hep söyledik, yazdık-çizdik, bu oyunda yaşa-başa bakılmaz, performansı önemlidir. Valla, kızmayın ama ilk yarıda aklımda tek kalan, onun attığı goldür, gerisi detaydır. Lafı fazla uzatmaya gerek yok, Atiba’nın ilk yarıda attığı gol, ikinci yarıda futbol kalitesini biraz yukarı taşıdı, hepsi o kadar! Özellikle Antalyaspor’un bu yarıda baskısı, Kartal’ı bunalıma sokmadı değil... İş uzatmalara kaldı, sonuç yine değişmedi, penaltı atışlarına kaldı. Bu kupayı kime yazacağız, tabii ki Kartal’a... Peki, ikinci kim? Sergen Yalçın mı, yoksa Önder Karaveli’mi? Valla, hiç taraf falan tutacak halim yok, bu kupa Önder Karaveli’nindir. Kendisini kutluyor, başarılı olmasını diliyorum. Ne de olsa, yerli, bizim canımız-ciğerimiz... Ha o almış, ha Sergen kardeşimiz, fark etmez... (Milliyet)