Türkiye ile Romanya arasında sadece 11'e 11 bir futbol maçı değil, üst düzey bir kenar yönetimi satrancı izleyeceğiz.
Türkiye ile Romanya arasında sadece 11'e 11 bir futbol maçı değil, üst düzey bir kenar yönetimi satrancı izleyeceğiz.
Bir tarafta modern futbolun gereksinimi olan coşkulu, pres odaklı Vincenzo Montella; diğer yanda Türk futbolunun DNA'sını, oyuncu psikolojisini ve tribün reaksiyonlarını ezbere bilen "kurt hoca" Mircea Lucescu...
Mircea Lucescu, kariyeri boyunca "önce durdurmayı" felsefe edinmiş bir teknik adam. Türkiye'yi hem kulüp hem milli takım düzeyinde çok iyi tanıması, onun en büyük silahı.
Lucescu, Türk futbolcuların ve taraftarın ne kadar duygusal ve heyecanlı olduğunu biliyor. Temel amacı maçı ilk 20-25 dakika rölantide tutmak, tempoyu düşürmek ve oyunu "sıkıcı" hale getirmek olacaktır.
Romanya'nın bloklar arası mesafeyi daraltıp, merkezde etten bir duvar öreceğini öngörebiliriz. Topu bize bırakıp, kendi yarı alanlarında hata yapmamızı bekleyeceklerdir.
Vincenzo Montella ise göreve geldiği günden beri A Milli Takım'a ön alan baskısını ve topsuz alanda hareketliliği aşıladı.
Klasik bir santrforumuz olmadığı için sürekli yer değiştiren, rakip stoperlerin dengesini bozan hareketli bir ön hat planı, Montella'nın zorluk seviyesi yüksek maçlarda sık sık kullandığı bir formül...
Top kaybedildiği an reaksiyon gösterip, topu Romanya yarı alanında geri kazanmak Montella sisteminin kalbini oluşturuyor. Bu şekilde çok gol bulduk, bu maçta da Romanya topu kaptırdığı ve savunma hattını tam oturtamadığı anlarda hızlıca gol bulmaya çalışacağız.
Taktik tahtasının ötesinde en büyük savaşı zihnimizde vereceğiz; hem oyuncular hem tribünler olarak. Eğer maç 60. dakikaya 0-0 girerse, tribünlerdeki sabırsızlık artabilir ve bu panik hali sahaya yansıyabilir. Montella'nın takımının, gol gecikse bile planına sadık kalması ve Lucescu'nun "kaos yaratma" tuzağına düşmemesi gerekiyor.