Endüstriyel futbolda, taraftarın ötekileştirilmesi ve bununla ilişkili olarak müşterilerin statlardaki varlığıyla dönüşüyor stadyumlar. Statların modernizasyonu kılıfıyla veya yıkılıp yeniden inşa edilmesiyle beraber ayakta maç izlemenin yerini oturarak maçın izlenmesi, stadyumların bir tüketim merkezi haline dönüştürülmesi ve özellikle de otopark ön koşulu karşımıza çıkıyor.
Biraz geriye gidersek, antik dönemden beri statların anıtsal yapılar olarak varlıklarını sürdürdüğünü görebiliriz. Statların, onlara atfedilen görkem, kitlelerin oradaki varlığıyla bir taraftan da iktidarın güç gösterisi haline geliyor. Bugün bunu da kapsayan bir dönüşüm söz konusu. Modernlik maskesiyle statların yıkılması ve tamamen oturulan, otopark ön koşulu olan ve haftanın her günü tüketimin yapılabildiği mekanlar olarak dönüşmeye başlaması endüstriyel futbolun en büyük dayatması konumunda.
Bu noktada Türkiye'de de Beşiktaş taraftarı bu dayatmayla karşı karşıya. İnönü stadı, taraftarın kendi tarihi ve kültürüne sahip çıkarak var olabildiği ender statlardan. Mekandaki yapılacak dönüşüm taraftar profilini de dönüştürecek. Beşiktaş, herkesi oturarak maç izlediği, loca ve VİP'in genişçe yer aldığı, kameralı ve otoparkı olan bir stada sahip olduğunda, artık bugün onu var eden Çarşı'nın da stattan kopuşu başlıyor olacak. Bugün İnönü stadında var olabilen, hala ayakta maçı takip eden, şiirsel bir dille, zaman zaman politik tutumuyla öne çıkan Çarşı'nın var olabileceği bir mekan olmayacak yeni stat.
Yeni stadın inşası konusunda özellikle otoparka dikkat çekmek gerekiyor. Örneğin 40 bin kişilik bir stada (10 bin veya 20 bin araçlık) otopark ön koşulu ne anlama geliyor? Bu durum bir tarafından da sınıf savaşındaki bir dayatmayı gösteriyor bize. Beşiktaş'tan devam edersek: Bugün Beşiktaş bir halk/semt takımı özelliğini kaybetmemiş durumda ve bundan oluşan bir tribüne sahip. Bunun da en önde gelen grubunu Çarşı oluşturuyor. Beşiktaş çarşıda toplanıp, oradan maça gitmek bir yaşamın parçasını oluşturuyor. Bu açıdan da yapılacak olan yeni statta böyle bir kültüre yer olmayacak ve daha çok müşteri olan bir seyirci profiliyle karşılaşacağız.
Örneğin bugün Maracana stadında otopark bulunmuyor. Fakat hafta sonu insanlar stadı doldurup, maç izliyorlar ve stat sorunsuzca boşalıyor. UEFA'nın bugün Avrupa Kuplarını da öne çıkartarak en baştaki dayatmaları arasında otopark kriteri yer alıyor. Endüstriyel futbolda stadı maçın oynandığı bir mekandan öte, binlerce aracın park edildiği bir görünümü arzuluyor ve dayatıyor.
Endüstriyel futbolda taraftar profilinin dönüştürülme sürecindeki en dikkat çeken adımlar arasında statların modernizasyonu (veya yeniden inşası) geliyor. Stadyumlar, sınıfsal farklılıkların bir mekandaki varlığı ve böylece sınıf savaşının da resmini gösteren mekanlar olmaktan çıkıp, artık sınıfsal uçurumun daha da derinleştiği ve işçi sınıfının ötekileştirildiği/ dışlandığı bir mekan olarak sunuluyor. Bu, orta sınıfa kaydırılmaya çalışılan futbolda, müşterileri statlarda görmek istenilen bir sürece karşılık geliyor.
Yeni stat ve getireceği dönüşüm Çarşı'ya yer bırakmadıkça bir süre sonra ambiyans da kaybolmaya başlayacak. Yeni stada ilk başta Çarşı'nın karşı çıkması gerekiyor. Bugün yeni stada karşı Beşiktaş tribünlerinin var olmanın savaşını vermesi gerekiyor. İnönü'nün yıkılmasına karşı durmak, taraftarı ötekileştiren, orta sınıf müşterileri statta görmek isteyen endüstriyel futbolun yerli aktörlerine karşı durmak üzerimize düşen.
Biraz geriye gidersek, antik dönemden beri statların anıtsal yapılar olarak varlıklarını sürdürdüğünü görebiliriz. Statların, onlara atfedilen görkem, kitlelerin oradaki varlığıyla bir taraftan da iktidarın güç gösterisi haline geliyor. Bugün bunu da kapsayan bir dönüşüm söz konusu. Modernlik maskesiyle statların yıkılması ve tamamen oturulan, otopark ön koşulu olan ve haftanın her günü tüketimin yapılabildiği mekanlar olarak dönüşmeye başlaması endüstriyel futbolun en büyük dayatması konumunda.
Bu noktada Türkiye'de de Beşiktaş taraftarı bu dayatmayla karşı karşıya. İnönü stadı, taraftarın kendi tarihi ve kültürüne sahip çıkarak var olabildiği ender statlardan. Mekandaki yapılacak dönüşüm taraftar profilini de dönüştürecek. Beşiktaş, herkesi oturarak maç izlediği, loca ve VİP'in genişçe yer aldığı, kameralı ve otoparkı olan bir stada sahip olduğunda, artık bugün onu var eden Çarşı'nın da stattan kopuşu başlıyor olacak. Bugün İnönü stadında var olabilen, hala ayakta maçı takip eden, şiirsel bir dille, zaman zaman politik tutumuyla öne çıkan Çarşı'nın var olabileceği bir mekan olmayacak yeni stat.
Yeni stadın inşası konusunda özellikle otoparka dikkat çekmek gerekiyor. Örneğin 40 bin kişilik bir stada (10 bin veya 20 bin araçlık) otopark ön koşulu ne anlama geliyor? Bu durum bir tarafından da sınıf savaşındaki bir dayatmayı gösteriyor bize. Beşiktaş'tan devam edersek: Bugün Beşiktaş bir halk/semt takımı özelliğini kaybetmemiş durumda ve bundan oluşan bir tribüne sahip. Bunun da en önde gelen grubunu Çarşı oluşturuyor. Beşiktaş çarşıda toplanıp, oradan maça gitmek bir yaşamın parçasını oluşturuyor. Bu açıdan da yapılacak olan yeni statta böyle bir kültüre yer olmayacak ve daha çok müşteri olan bir seyirci profiliyle karşılaşacağız.
Örneğin bugün Maracana stadında otopark bulunmuyor. Fakat hafta sonu insanlar stadı doldurup, maç izliyorlar ve stat sorunsuzca boşalıyor. UEFA'nın bugün Avrupa Kuplarını da öne çıkartarak en baştaki dayatmaları arasında otopark kriteri yer alıyor. Endüstriyel futbolda stadı maçın oynandığı bir mekandan öte, binlerce aracın park edildiği bir görünümü arzuluyor ve dayatıyor.
Endüstriyel futbolda taraftar profilinin dönüştürülme sürecindeki en dikkat çeken adımlar arasında statların modernizasyonu (veya yeniden inşası) geliyor. Stadyumlar, sınıfsal farklılıkların bir mekandaki varlığı ve böylece sınıf savaşının da resmini gösteren mekanlar olmaktan çıkıp, artık sınıfsal uçurumun daha da derinleştiği ve işçi sınıfının ötekileştirildiği/ dışlandığı bir mekan olarak sunuluyor. Bu, orta sınıfa kaydırılmaya çalışılan futbolda, müşterileri statlarda görmek istenilen bir sürece karşılık geliyor.
Yeni stat ve getireceği dönüşüm Çarşı'ya yer bırakmadıkça bir süre sonra ambiyans da kaybolmaya başlayacak. Yeni stada ilk başta Çarşı'nın karşı çıkması gerekiyor. Bugün yeni stada karşı Beşiktaş tribünlerinin var olmanın savaşını vermesi gerekiyor. İnönü'nün yıkılmasına karşı durmak, taraftarı ötekileştiren, orta sınıf müşterileri statta görmek isteyen endüstriyel futbolun yerli aktörlerine karşı durmak üzerimize düşen.















Beşiktaş


