New York'ta fark iktidarlı ihtiyarlar

Geçen sene Knicks oyun kimliği değiştirmekte yeşil suratlı kahramanımız Maske ile yarışacak haldeydi. Mike D’Antonie, Mike Woodson, Amar’e, Carmelo, Jeremy Lin derken takım bir sezonda beş mevsim yaşamış oldu. Şimdi ise Game of Thrones’vari sezon boyu sürecek uzun bir yazın arifesinde olabilirler.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 11 Kasım 2012 16:59
Haber: Sporx.com
New York'ta fark iktidarlı ihtiyarlar
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Prensip olarak yeniden yapılanan New York Knicks, bu sezon aradığı kadroyu nihayet buldu. Sezona 4-0 giren yegâne namağlubun, geçen seneden farklarını mercek altına alalım.

Geçen sene Knicks oyun kimliği değiştirmekte yeşil suratlı kahramanımız Maske ile yarışacak haldeydi. Mike D’Antonie, Mike Woodson, Amar’e, Carmelo, Jeremy Lin derken takım bir sezonda beş mevsim yaşamış oldu. Şimdi ise Game of Thrones’vari sezon boyu sürecek uzun bir yazın arifesinde olabilirler.

NBA tarihinin en yaşlı takımı olan Knicks’in bu yaz yaptığı takviyeleri ‘diyabetik’ sırayla tekrar hatırlayalım: Kurt Thomas(40), Jason Kidd(39), Marcus Camby(38), Rasheed Wallace(38), Pablo Prigioni(35), Raymond Felton(28), Ronnie Brewer(27). Her ne kadar çoğu rol oyuncuları olsa da “NBA tarihinin en yaşlısı” unvanına sahip bir takımdan biraz daha ağırkanlı bir oyun beklenirken saha içinde gördüklerimiz bunun uzağında.

San Antonio Spurs’ün geç form tutacağını unutmamak kaydıyla ligin an itibariyle en iyi “spacing” yapan takımı New York Knicks. Peki, bunun sonuçları neler? John Rothchild, “İstatistikçi işkenceci gibidir. Uygun şekilde bükerek istediğini söyletir.” dese de ben modern istatistiklerle istişare edeceğim. NBA’de an itibariyle Miami’nin ardından en efektif hücum eden takım New York(100 pozisyonda 112 sayı). Bunun akabinde en yüzdeli hücum eden 4. takım da yine zaat-ı alileri(%53). Doğru şutu bulup bunu sayıya çevirmede ise 5.’ler(%56.9).

Bu nasıl mümkün oldu? Öncelikle takım sezona beni şaşırtan bir kararla girdi. Genellikle yarı saha hücumundaki ufak nüanslar ile sayıya giden Koç Woodson, oyuncularına biraz daha serbestlik verdi. Takım artık “at çatlatan” olmasa da tempo sahibi. Doğru koşuların yanı sıra maçın genelinde çift “oyun kurucu” oynamaları büyük avantaj.

Takımın tempo merkezi Raymond Felton. Kendisi geçen yaz NBA sezonuna değil de Oktober Fest’e hazırlanmış olsa da NY’u çok sevdiğinden olacak kendisine çok iyi bakmış. Yanındaki Kidd, başka bir sistemde yavaş ayakları ve –geçen sezonki- riskli şutu ile atom bombası olabilir. Fakat alan paylaşımı iyi olunca o da nükleer enerji tesisinde reaktöre enerji sağlıyor. Üstelik benim izlediğim dönemde üç dört yaş gençleşmiş gibi. İhtiyar çaylak Prigioni’nin şaşalı istatistikleri olmasa da sirkülasyonu sürdürmede oldukça etkili. Konu oyun da olsa zekâsını belki sadece rahmetli Steve Jobs küçümseyebilirdi. Ha bir de House M.D.

Düzen bu olunca atıcıların istatistikleri de parlıyor. Ligin ‘üç şekerlilerinden’ JR Smith eskiden 10 şut çekse (evet, onunkisi şut çekmek) 11.’nin hatırı kalmış mıdır acaba diye düşünüyordu. Merak etmeyin hâlâ öyle. Fakat bu sefer sokuyor. Hem de %69 ile 3’lük atıyor. 17.5 sayı ile Melo’nun en büyük destekçisi. Minnesota’lı vergi memurumuz Steve Novak da bıraktığımız gibi. Sahanın tenhalarında kendini unutturup, rakibi ıssızda çökertiyor. Transferin son günlerinde gelen kelepir Ronnie Brewer esasında bir atıcı değil –idi-. Daha çok savunma departmanında görev alması beklenen Brewer, kariyer 3’lük yüzdesini ikiye katlayıp (%54) 10.5 sayı, 7 ribaunt üretiyor.

Ve elbette ki bir de Carmelo Anthony var. Geçmişte yaptığı adölesanlıkları bir kenara bırakırsak o da artık taşın altına elini sokuyor. Takım artık Amar’e&Melo takımı değil. Bu takım Carmelo Anthony’nin takımı ve o da bunun hakkını veriyor. Hâlâ ucuz seyirciyi tavlama numaraları ve saçma şut tercihleri yapsa da daha konsantre.

Carmelo Anthony bu sezon, liseden müsabıkı LeBron gibi 4 numarada başladı. Takımın ekstra hareketliliği de bundan. İyi top çevirmeyle bol bol çok sevdiği dip çizgi oyunlarını yapabiliyor. Oyunun merkezinde kendisini hissettiriyor.

Uzun rotasyonunun çoğunu yukarıda belirttim. The Empire State Building ile bolca metafor kurabileceğimiz bu kadronun en temel özelliği çember savunmak. Camby de Thomas da biraz taraftar ara gazı ile gelen Sheed de kısa sürelerde bunu layıkıyla yapacaktır. Tabii ki Tyson Chandler’ın arkasında. Yerel yazarlardan Vladimir Ozcanov son zamanlarda gelişen Marvel akımından etkilenmiş olacak, kendisine “Hulk” ünvanını vermekte oldukça kararlı. Cadılar bayramında ne giydi acaba?

Takımın geleceğindeki tek problem bir All-Star; Amar’e Stoudemire. O, bu sisteme maalesef uymuyor. Takım artık pick n roll düzeninin dışında. 6. adam olması gündemde fakat bunu kabul edeceğine dair inanç kimsede yok. Oyununun yanında sigortasız kontratı takası imkânsız kılıyor. 1,5 ay daha sahalardan uzak kalacak yıldızın dönüşü ertelenirse, takım yönetimine kriminal bir gözle bakacak çok insan olacaktır. Diğer sakat Iman Shumpert ise birkaç haftaya takımda olacak. O ise bu sisteme başta savunmada olmak üzere oldukça iyi katkı verecektir.

New York’un tek bir kurşun hakkı var. Isiah Thomas döneminin ardından takımın sahadaki karakteri hiç bu kadar dik olmamıştı. Bunu sağlayan da karakterli, iktidarlı ihtiyarlar. Umarım lig sonuna kadar tansiyonları müsaade eder de kendilerini finalde izleriz.

Not: Cemal Süreya’nın bir dizesini deforme ederek kullandım. Hassasiyeti olanların affına sığınırım.

Tümü
 Reklam