Gelin sizi Hüseyin Göçek'in Galatasaray ve Beşiktaş formalarından çıkartıp İngiltere'nin bol yağışlı iklimine götüreyim.
Her haftasonu televizyonlarımızda bayıla bayıla Premier Lig maçlarını takip ediyoruz. Ama daha alt ligler Championship dışında pek de gözümüze çarpmıyor.
Yazımıza konu ettiğimiz United of Manchester, İngiltere ulusal futbol sisteminin 7. sırasında. Yani Premier Lig'in fersah fersah altında.
Ama Premier Lig'in mevcut lideri Manchester United'la göbek bağları mevcut. Fakat bu ülkemizdeki gibi bir pilot takım örneği değil. Manu'ya gönülden bağlı ama zihnen onların tam karşısında bir takım.
Daha doğrusu Manchester United'ın sahibi Glazer ailesinin tam karşısında. Sarı-Yeşil atkılardan ibaret zannetiğimiz Glazer karşıtlığının vücut bulmuş timsali.
3000 kadar Manchester United taraftarının Glazer ailesine tepki olarak 2005 yılında kurdukları kulüp, Bury isimli semti kendisine mesken edinmiş durumda.
Kulübün takma adı da Manchester United'ın lakabıyla benzerlik taşıyor. Fakat içinde önemli bir fark var. “Kırmızı Asiler”. Ülkemizde protesto, sadece sahaya koltuk, çakmak, bıçak atmak zannedilirken İngiliz taraftarlar daha farklı açıdan yaklaşıyor.
Fakat kulüp 7 senede beklenen çıkışı bir türlü gösteremedi. Şu an sadece yarı-profesyonel durumdalar. 2005 yılında İngiltere futbol sistemine dahil olmalarından sonra iki şampiyonluk kazandılar ama bu profesyonelliğe adım atmak için hala yeterli değil.
Ancak taraftarları bu durumdan pek de şikayetçi değiller. Çünkü takımın profesyonel olup Glazerler tarzı bir kulüp sahibinin eline geçmesindense amatör kalmayı evla kabul ediyorlar.
Bu düşüncelerini de kulübün yönetimin sisteminde gayet iyi şekilde görebiliyoruz. Çünkü kulübü şu anda mevcut 2.000 üye demokratik bir şekilde yönetiyor. Bu sayede daha geniş katılımlı kararlar alınabiliyor.
Bu özellikleri sayesinde 2009 yılında Britanya Sivil Toplum Ödülü'ne de layık görüldüler.
Öte yandan Türkiye'de çoğu kulüpten daha profesyonel resmi iletişim organlarına sahipler. Özellikle internet siteleri, resmi televizyon ve radyo hizmetiyle çoğu kulübümüze örnek olmalı. Google'da aratarak Twitter ve Facebook hesaplarını da görebilirsiniz. Resmi siteleri ise şu adreste: http://www.fc-utd.co.uk/home.php
Ülkemizde de çoğu futbolsever, takımlarının yöneticilerinden ve yönetim şeklinden memnun değiller. Ancak biz protestolarımıza daha anarşist şekilde ortaya döküyor, “futbol adam bıçaklamaktır” şeklinde sloganlaştırıyoruz.
Halbuki protestonun bu tip demokratik yöntemleri de mevcut. Kaç kişi kulak asar bilmem ama protestonun bu şeklini de düşünmek, futbolumuza çok şey katabilir. Kalın sağlıcakla...
https://twitter.com/#!/erdi_aydemir
Her haftasonu televizyonlarımızda bayıla bayıla Premier Lig maçlarını takip ediyoruz. Ama daha alt ligler Championship dışında pek de gözümüze çarpmıyor.
Yazımıza konu ettiğimiz United of Manchester, İngiltere ulusal futbol sisteminin 7. sırasında. Yani Premier Lig'in fersah fersah altında.
Ama Premier Lig'in mevcut lideri Manchester United'la göbek bağları mevcut. Fakat bu ülkemizdeki gibi bir pilot takım örneği değil. Manu'ya gönülden bağlı ama zihnen onların tam karşısında bir takım.
Daha doğrusu Manchester United'ın sahibi Glazer ailesinin tam karşısında. Sarı-Yeşil atkılardan ibaret zannetiğimiz Glazer karşıtlığının vücut bulmuş timsali.
3000 kadar Manchester United taraftarının Glazer ailesine tepki olarak 2005 yılında kurdukları kulüp, Bury isimli semti kendisine mesken edinmiş durumda.
Kulübün takma adı da Manchester United'ın lakabıyla benzerlik taşıyor. Fakat içinde önemli bir fark var. “Kırmızı Asiler”. Ülkemizde protesto, sadece sahaya koltuk, çakmak, bıçak atmak zannedilirken İngiliz taraftarlar daha farklı açıdan yaklaşıyor.
Fakat kulüp 7 senede beklenen çıkışı bir türlü gösteremedi. Şu an sadece yarı-profesyonel durumdalar. 2005 yılında İngiltere futbol sistemine dahil olmalarından sonra iki şampiyonluk kazandılar ama bu profesyonelliğe adım atmak için hala yeterli değil.
Ancak taraftarları bu durumdan pek de şikayetçi değiller. Çünkü takımın profesyonel olup Glazerler tarzı bir kulüp sahibinin eline geçmesindense amatör kalmayı evla kabul ediyorlar.
Bu düşüncelerini de kulübün yönetimin sisteminde gayet iyi şekilde görebiliyoruz. Çünkü kulübü şu anda mevcut 2.000 üye demokratik bir şekilde yönetiyor. Bu sayede daha geniş katılımlı kararlar alınabiliyor.
Bu özellikleri sayesinde 2009 yılında Britanya Sivil Toplum Ödülü'ne de layık görüldüler.
Öte yandan Türkiye'de çoğu kulüpten daha profesyonel resmi iletişim organlarına sahipler. Özellikle internet siteleri, resmi televizyon ve radyo hizmetiyle çoğu kulübümüze örnek olmalı. Google'da aratarak Twitter ve Facebook hesaplarını da görebilirsiniz. Resmi siteleri ise şu adreste: http://www.fc-utd.co.uk/home.php
Ülkemizde de çoğu futbolsever, takımlarının yöneticilerinden ve yönetim şeklinden memnun değiller. Ancak biz protestolarımıza daha anarşist şekilde ortaya döküyor, “futbol adam bıçaklamaktır” şeklinde sloganlaştırıyoruz.
Halbuki protestonun bu tip demokratik yöntemleri de mevcut. Kaç kişi kulak asar bilmem ama protestonun bu şeklini de düşünmek, futbolumuza çok şey katabilir. Kalın sağlıcakla...
https://twitter.com/#!/erdi_aydemir

















