
Ankara Barosu'na bağlı 50 avukat, Türkiye'de spor hukukunun tam anlamıyla bilinmemesinden dolayı, 13.03.2008 tarihinde Av. Gurur Gaye Günal başkanlığında kurdukları Spor Hukuku Komisyonu'nun çalışmalarına başladı.Kurul başkanı Av. Gurur Gaye Günal, Türkiye'de spor hukuku alanında birçok eksiklerin bulunduğunu ve hem federasyonların hemde sporcuların mağduriyetleri olduğunu belirterek, mahkemelerde birçok yanlışlıklar yapıldığını bu yüzden de böyle bir kurul oluşturduklarını söyledi.
Av. Gurur Gaye Günal, spor hukukunu kurma amaçlarıyla ilgili şunları söyledi:
"Spor Hukuku'yla alakalı olarak önümüze gelen davalarla ilgili bir eksiklik olduğunun farkına vardık. Bu konu ile ilgili uzmanlaşmış kişi sayısıda Türkiye genelinde yeterli değil. Dünya'da da bunun çok gelişmiş bir alanının olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak özellikle ülkemizde, Spor Hukuku'nun ana bilim dalı olmayışınında getirmiş olduğu bir sorun öyle zannedersem. Spor hukuku yeteri kadar gelişememiş ve buna gerekli önem verilmemiş. Bunu önümüze gelen davalarda gördük. Bu eksikliği gidermek içinde Ankara Barosu bünyesinde arkadaşlarımız ile geliştirmeye, hukuki bilgilerimizi paylaşmaya yönelik ve spor hukukunun gelişmesi için gerekli olan alternatifleri değerlendirmeye yönelik bir birlik kurduk. Bu komisyon kapsamında 10 tane toplantımız oldu. Yaklaşık 6-7 aydır faaliyet gösteriyoruz. Bunun neticesinde de belkide bir ilk olabilecek. Uluslararası bir spor hukuku kurultayı düzenlemeyi daha sonrasında ise ilki İstanbul'da Kadir Has Üniversitesi'nde düzenlenen sertifika programlarına benzer sertifika programlarını baro bünyesinde oluşturmayı düşünüyoruz."
Gurur Gaye Günal, Federasyonlarda birçok yanlışlıklar olduğunu belirterek, "Elime bir sporcunun Federasyondan biri ile uyuşmazlığı üzerine dosya geldi. Söz konusu ana statüleri hukuki açıdan incelediğim zaman korkunç bir boşluk olduğunu, o hukuka bağlı olarak o branşında tam olarak oturtulmamış olduğunu gördüm. Kişilerin haklarının zaafiyete uğratılabilecekleri gördüm. Bu konuda ön bir araştırma yaptım. İlgililerle görüştüm. Hepsininde aynı kanaatte olduğunu gördüm. Gerçekten çok büyük bir boşluk var ve bunun geliştirilmesi içinde bunun düzeltilmesi için gereken büyük adımlar atılmamıştı. Ancak yavaş yavaş İstanbul baromuzdaki komisyon, bir takım dernekler kurmaya başladı. Bu aşamada da yavaş yavaş yol alınıyor fakat hala hazırda söz konusu spor federasyonlarının hukuki mevzuatları ile ilgili çok büyük bir açık var.
Bizim öncelikli hedefimiz, Ankara Barosu kapsamında Ankara Mahkemeleri kapsamında görülecek herhangi bir spor davası ile ilgili bir uyuşmazlıkta söz sahibi olabilecek hukukçuların yetişmesine ön ayak olmak. Bu konu ile ilgili yetişmiş bir kadroyu temin etmek ve bu konu ile ilgili kolaylaştırmayı sağlayacak bir süreç sağlamak. Öncelikli hedefimiz bu birazcıkta mahkemelerdeki hakimlerimize yardımcı olmak. Bizde konuyu içine girdikçe ve araştırdıkça öğrendik. Aslında ne kadar büyük bir alan olduğunu, bir ana bilim dalı olması gerektiğini ve bizim bu konuda ne kadar geride olduğumuzu farkettik.
Aslında gönül isterdi ki Türkiye'de de bir üniversite bunu ana bilim dalı haline getirsin. Bununla ilgili bir master programı açılsın ve bizimde söz sahibi olmamız sağlansın. Hem ulusal hemde uluslararası alanda. Henüz katetmemiz gereken çok mesafemiz var. Yoruma açık bir çok hüküm var. Bunun teori ile uygulaması arasında uyuşmazlıklar var. Futbolu ayrı tutuyorum çünkü, Türkiye'de TFF'nin özerk olması sebebiyle futbolun çok ileride ve ayrı bir yeri var. Ama diğer spor dalları için çok büyük eksiklikler olduğunu kendi açımdan kendi yaptığım değerlendirmeler doğrultusunda söyleyebilirim" dedi.



