Real Madrid'i yıkmak: İmkansız bir görev mi?
Real Madrid, Avrupa'nın en etkileyci takımlarından biriydi. Ta ki Ivkovic tüm zayıf noktalarını hepimize gösterene dek...
SPORX ANALİZ- Fenerbahçe Ülker'in Final Four'daki rakibi Real Madrid, son iki yılın finalisti ve bu iki finale de net favori olarak çıktılar. Ancak, her iki finalde de kendilerinden kaynaklanan sorunları bir türlü aşamadılar.
Çok kaliteli oyunculara sahipler, burası kesin. Diğer tüm takımlardan bir kademe yukarıda oynadılar tüm sezonu. Ancak, Anadolu Efes Başantrenörü Dusan Ivkovic playoff turunda Madrid'in birçok eksik yanını 4 maç boyunca gözler önüne sermeyi başardı.
OBRADOVIC, LASO'YU CEZALANDIRIR!
Real Madrid Başantrenörü Pablo Laso, Ettore Messina'dan aldığı pahalı enkazı Avrupa'nın en heyecan verici takımına çevirmeyi başardı. Ancak, fazlasıyla şova dönük oyunculardan kurulu bu takımın zayıf noktaları son iki yılda hiç değişmedi.
Laso, hangi oyuncusunu hangi anda sahada tutması gerektiğine karar veremiyor. Doğru 5'i sahada bulmak konusunda çok kez sorunlar yaşadılar ama bu sorunlarını kaliteleriyle çözebildiler. Fakat, Final Four'da Real Madrid'e karşı kalite sorunu yaşayacak bir takım yok. Özellikle Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Zeljko Obradovic, Laso'nun yapacağı tüm hataları ağır cezalandırabilecek türde bir koç
A PLANLARI SAĞLAM AMA...
Real Madrid'in en iyi olduğu nokta sağlam bir A planının olması. Fakat, en büyük sorunları da düzgün bir B planının olmaması. Dusan Ivkovic, ribauntlar üstünden Real Madrid'i kıstırdığında Real Madrid buna bir çözüm bulamadı. Bu da tıpkı Fenerbahçe Ülker'in Olympiakos deplasmanındaki maçı gibi olabilir. Sarı lacivertliler o maçta ribauntlara ekstra efor sarfetmiş ve Avrupa'nın en iyi ribaunt alan takımlarından birini kendi sahasında net bir skorla mağlup etmeyi başarmıştı.
Anadolu Efes, ikinci maçta tartışmalı hakem kararları olması ve daha iyi şut atabilse Real Madrid'e karşı herkesi şaşırtabilirdi. Fakat, yeni kurulan bir takım olarak fazlasıyla kimya sorunu yaşıyordu. Ivkovic'in 2 veya 3. yılındaki bir Efes, bu Real Madrid'i kesinlikle elerdi!
EV SAHİPLİĞİ AVANTAJ MI, DEZAVANTAJ MI?
Real Madrid, son 2 yılda bu salonda sadece 1 kez kaybetti. Kendi sahalarında fazlasıyla etkileyici bir karneye sahipler, burası kesin.
Bir deplasman ortamı olarak bakacak olursak, Tel Aviv kadar sert bir deplasman değil fakat Maccabi'den daha güçlü bir takım oldukları açık. Fenerbahçe Ülker, CSKA, Maccabi, Barcelona ve Olympiakos gibi sert deplasmanlarda hiç ezilmedi ve rakibinin sinirlerini dahi bozdu.
Son 2 yılda baskı anlarında dağılan Real Madrid, kendi sahasında daha fazla baskı yaşayabilir. Fenerbahçe, onları şaşırtmayı başarabilir ve Real Madrid "A Planı"nın işe yaramadığını görürse tekrar dağılabilir. İç sahanın bir anda, nasıl avantajtan dezavantaja dönüştüğüne takım sporlarında çeşitli kez şahit olduk.
Üstelik, Final Four'da dört takımın da taraftarı o salonda olacak. Fenerbahçe taraftarlarının takımlarını yüreklendirici olması, 40 dakika boyunca orada onlar için tezahürat yapması, tahmin edilenden daha çok enerji verecektir.
İSİM İSİM REAL MADRID!
KOÇ PABLO LASO: 3. kez Final Four'da. Real Madrid bu kupayı 9. kez alabilmek için uzun süredir çaba sarfediyor. Maccabi karşısında kaybettiklerinde işine son verileceği söyleniyordu ancak ona son 1 şans verildi. Bu baskıyla nasıl başa çıkabilecek göreceğiz.
KC RIVERS: Amerikalı oyuncu ilk kez Final Four'da olacak. Üst düzey maçlarda tecrübe sorunu yaşadı. Laso ona şans verecektir ama kötü kullanırsa süresi kısa olacaktır.
RUDY FERNANDEZ: Rudy, bu takımın lider oyuncusu ve sahada her gerektiğinde sorumluluk alarak arkadaşlarını taşıdı. Fakat bu F4'e sakat olarak geliyor. Geçtiğimiz iki finalde kimse onu sorumluluk almadığı için eleştirmedi fakat baskı anlarında doğru karar verme becerisi olmadığı da bir gerçek.
ANDRES NOCIONI: Real Madrid, Mirotic'i NBA'e yolladığında yerine geldi. Çok tecrübeli ve baskı anlarını sayısız kez yaşadı. Fakat, bazen fazla ateşli olup takımını yakabiliyor.
FACUNDO CAMPAZZO: İlk kez Final Four'da olacak. Laso ona güvenmiyor ve Eurolegue'de fazla şans vermiyor. İki Sergio'nun arkasında havlu sallıyor.
JONAS MACIULIS: İyi dakikalarına denk gelince takımının en önemli oyuncusu haline geliyor. Madrid, onun ekstra faktör olmasını umuyor.
FELIPE REYES: Real Madrid'in ölümsüz kaptanı. Son iki finali kaybetti ve kafa olarak buraya %100 girecektir. Ancak, ona uygun bir maç olacak mı göreceğiz. Felipe her zaman Felipe'dir ve psikolojisi hep sağlamdır.
SERGIO RODRIGUEZ: "Sakat", iki final maçında da beklentilerin çok altında kaldı. Kötü kararlar verdi ve takım kötüyken o da çok kötü göründü. Avrupa'nın en iyi oyun kurucusu olduğu söylenebilir fakat finallerde takımını aşağı çektiği gerçeği orada duruyor.
GUSTAVO AYON: Meksikalı pivot, yeni transferler içinde bekleneni en çok karşıylayan isim oldu. NBA tecrübesi ona çok şey kattı ve pota altında gerçek bir güç. Semih Erden ve Jan Vesely gibi iki sert pivota karşı neler yapacak göreceğiz.
JAYCEE CARROLL: Amerikalı oyuncu, parmak sakatlığı sonrası performansı eskisi gibi olmadı. Şu an %100 olmadığını söyleyebiliriz. Fakat, keskin bir şutör olduğu ve asla boş bıraklmaması gereken türde bir oyuncu olduğu çok açık.
SERGIO LLULL: Real Madrid'in en enerjik ismi. Kariyerine skorer bir guard olarak başladı ve şu an Euroleague'in en göz alıcı oyun kurucu performanslarından birine sahip.
IOANNIS BOUROUSIS: Yunan pota altı oyuncuus, süre bulamıyor. Kendine güvenini kaybetti ve parkede bulduğu kısıtlı sürede de takımı baltalıyor. Laso'nun ona süre vermesini beklemiyoruz ancak bir sürpriz her zaman olabilir.
MARCUS SLAUGHTER: ABD'li pivot, pick and roll hücumlarından perdeleri, bitiriciliğiyle önemli bir silah. Ayrıca, savunmada da atletizmiyle fark yaratıyor.
SALAH MEJRI: Tunuslu pota altı oyuncusu, birçok maçın kadrosuna dahi alınmadı. Olağanüstü bir sakatlık olmadığı müddetçe, Final Four'da onu göremeyeceğiz.
ANALİZ: HAKAN CELEP
%%EMBEDVIDEO_31396%%
Çok kaliteli oyunculara sahipler, burası kesin. Diğer tüm takımlardan bir kademe yukarıda oynadılar tüm sezonu. Ancak, Anadolu Efes Başantrenörü Dusan Ivkovic playoff turunda Madrid'in birçok eksik yanını 4 maç boyunca gözler önüne sermeyi başardı.
OBRADOVIC, LASO'YU CEZALANDIRIR!
Real Madrid Başantrenörü Pablo Laso, Ettore Messina'dan aldığı pahalı enkazı Avrupa'nın en heyecan verici takımına çevirmeyi başardı. Ancak, fazlasıyla şova dönük oyunculardan kurulu bu takımın zayıf noktaları son iki yılda hiç değişmedi.
Laso, hangi oyuncusunu hangi anda sahada tutması gerektiğine karar veremiyor. Doğru 5'i sahada bulmak konusunda çok kez sorunlar yaşadılar ama bu sorunlarını kaliteleriyle çözebildiler. Fakat, Final Four'da Real Madrid'e karşı kalite sorunu yaşayacak bir takım yok. Özellikle Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Zeljko Obradovic, Laso'nun yapacağı tüm hataları ağır cezalandırabilecek türde bir koç
A PLANLARI SAĞLAM AMA...
Real Madrid'in en iyi olduğu nokta sağlam bir A planının olması. Fakat, en büyük sorunları da düzgün bir B planının olmaması. Dusan Ivkovic, ribauntlar üstünden Real Madrid'i kıstırdığında Real Madrid buna bir çözüm bulamadı. Bu da tıpkı Fenerbahçe Ülker'in Olympiakos deplasmanındaki maçı gibi olabilir. Sarı lacivertliler o maçta ribauntlara ekstra efor sarfetmiş ve Avrupa'nın en iyi ribaunt alan takımlarından birini kendi sahasında net bir skorla mağlup etmeyi başarmıştı.
Anadolu Efes, ikinci maçta tartışmalı hakem kararları olması ve daha iyi şut atabilse Real Madrid'e karşı herkesi şaşırtabilirdi. Fakat, yeni kurulan bir takım olarak fazlasıyla kimya sorunu yaşıyordu. Ivkovic'in 2 veya 3. yılındaki bir Efes, bu Real Madrid'i kesinlikle elerdi!
EV SAHİPLİĞİ AVANTAJ MI, DEZAVANTAJ MI?
Real Madrid, son 2 yılda bu salonda sadece 1 kez kaybetti. Kendi sahalarında fazlasıyla etkileyici bir karneye sahipler, burası kesin.
Bir deplasman ortamı olarak bakacak olursak, Tel Aviv kadar sert bir deplasman değil fakat Maccabi'den daha güçlü bir takım oldukları açık. Fenerbahçe Ülker, CSKA, Maccabi, Barcelona ve Olympiakos gibi sert deplasmanlarda hiç ezilmedi ve rakibinin sinirlerini dahi bozdu.
Son 2 yılda baskı anlarında dağılan Real Madrid, kendi sahasında daha fazla baskı yaşayabilir. Fenerbahçe, onları şaşırtmayı başarabilir ve Real Madrid "A Planı"nın işe yaramadığını görürse tekrar dağılabilir. İç sahanın bir anda, nasıl avantajtan dezavantaja dönüştüğüne takım sporlarında çeşitli kez şahit olduk.
Üstelik, Final Four'da dört takımın da taraftarı o salonda olacak. Fenerbahçe taraftarlarının takımlarını yüreklendirici olması, 40 dakika boyunca orada onlar için tezahürat yapması, tahmin edilenden daha çok enerji verecektir.
İSİM İSİM REAL MADRID!
KOÇ PABLO LASO: 3. kez Final Four'da. Real Madrid bu kupayı 9. kez alabilmek için uzun süredir çaba sarfediyor. Maccabi karşısında kaybettiklerinde işine son verileceği söyleniyordu ancak ona son 1 şans verildi. Bu baskıyla nasıl başa çıkabilecek göreceğiz.
KC RIVERS: Amerikalı oyuncu ilk kez Final Four'da olacak. Üst düzey maçlarda tecrübe sorunu yaşadı. Laso ona şans verecektir ama kötü kullanırsa süresi kısa olacaktır.
RUDY FERNANDEZ: Rudy, bu takımın lider oyuncusu ve sahada her gerektiğinde sorumluluk alarak arkadaşlarını taşıdı. Fakat bu F4'e sakat olarak geliyor. Geçtiğimiz iki finalde kimse onu sorumluluk almadığı için eleştirmedi fakat baskı anlarında doğru karar verme becerisi olmadığı da bir gerçek.
ANDRES NOCIONI: Real Madrid, Mirotic'i NBA'e yolladığında yerine geldi. Çok tecrübeli ve baskı anlarını sayısız kez yaşadı. Fakat, bazen fazla ateşli olup takımını yakabiliyor.
FACUNDO CAMPAZZO: İlk kez Final Four'da olacak. Laso ona güvenmiyor ve Eurolegue'de fazla şans vermiyor. İki Sergio'nun arkasında havlu sallıyor.
JONAS MACIULIS: İyi dakikalarına denk gelince takımının en önemli oyuncusu haline geliyor. Madrid, onun ekstra faktör olmasını umuyor.
FELIPE REYES: Real Madrid'in ölümsüz kaptanı. Son iki finali kaybetti ve kafa olarak buraya %100 girecektir. Ancak, ona uygun bir maç olacak mı göreceğiz. Felipe her zaman Felipe'dir ve psikolojisi hep sağlamdır.
SERGIO RODRIGUEZ: "Sakat", iki final maçında da beklentilerin çok altında kaldı. Kötü kararlar verdi ve takım kötüyken o da çok kötü göründü. Avrupa'nın en iyi oyun kurucusu olduğu söylenebilir fakat finallerde takımını aşağı çektiği gerçeği orada duruyor.
GUSTAVO AYON: Meksikalı pivot, yeni transferler içinde bekleneni en çok karşıylayan isim oldu. NBA tecrübesi ona çok şey kattı ve pota altında gerçek bir güç. Semih Erden ve Jan Vesely gibi iki sert pivota karşı neler yapacak göreceğiz.
JAYCEE CARROLL: Amerikalı oyuncu, parmak sakatlığı sonrası performansı eskisi gibi olmadı. Şu an %100 olmadığını söyleyebiliriz. Fakat, keskin bir şutör olduğu ve asla boş bıraklmaması gereken türde bir oyuncu olduğu çok açık.
SERGIO LLULL: Real Madrid'in en enerjik ismi. Kariyerine skorer bir guard olarak başladı ve şu an Euroleague'in en göz alıcı oyun kurucu performanslarından birine sahip.
IOANNIS BOUROUSIS: Yunan pota altı oyuncuus, süre bulamıyor. Kendine güvenini kaybetti ve parkede bulduğu kısıtlı sürede de takımı baltalıyor. Laso'nun ona süre vermesini beklemiyoruz ancak bir sürpriz her zaman olabilir.
MARCUS SLAUGHTER: ABD'li pivot, pick and roll hücumlarından perdeleri, bitiriciliğiyle önemli bir silah. Ayrıca, savunmada da atletizmiyle fark yaratıyor.
SALAH MEJRI: Tunuslu pota altı oyuncusu, birçok maçın kadrosuna dahi alınmadı. Olağanüstü bir sakatlık olmadığı müddetçe, Final Four'da onu göremeyeceğiz.
ANALİZ: HAKAN CELEP
%%EMBEDVIDEO_31396%%
Reklam
Son Dakika Haberleri