Spor yazarları Trabzonspor ile Başakşehir'in 0-0 kaldığı maçı değerlendirdi.
ERMAN TOROĞLU: İki takıma da helal olsun, bize çok güzel 90 dakika yaşattılar. Bu kadar kötü bir lig, bu kadar kötü maçlar oynanırken; hani dün akşamki maç sanki çölde bulduğumuz bir şişe soğuk su gibi geldi bize. Ama bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim. Trabzon'da Hamsik diye bir oyuncu var. Arkadaş bu adam ayağına mıknatıs mı takıyor, ne yapıyor? Veya maça çıkmadan önce topların içine çip mi koyuyor, bir çip de ayakkabısında var sanırım; rakiplerine çaktırmadan o topları atıyor. Arkadaşının ayağı rahatsa oraya atıyor, kafa pozisyonu rahatsa oraya atıyor. Sahada hiç pislik yapmıyor. Arkadaşlarına da rakiplerine de son derece saygılı. Daha da önemlisi, teknik adamın sahadaki eli ayağı oluyor. Bu tarz futbolcuların aldığı para helal olsun. Bazı gelen yabancılar ve yerliler örnek almak istiyorlarsa bu oyuncuyu alsınlar. Maçın iyi oynanmasında hakem Halil Umut Meler'in de payı vardı. Her ne kadar Beşiktaş Başkanı beğenmese de bu çocuk iyi hakem. (SABAH)
AHMET ÇAKAR: İlk yarıya bakıyoruz Trabzonspor'un direkten sekip dışarı çıkan iki topu var. Onun haricinde de maçta net pozisyon var mı, ben hatırlamıyorum. Ama hatırladığım bir şey var, Hamsik çok büyük oyuncu. İlk yarıda Cornelius'a öyle bir pas attı ki çok az kişi yapabilir. Aslında Cornelius da iyi vurdu ama top direkten dışarı gitti. Sonuçta iki takım da mutlu ve tabii ki hakem bana göre mükemmel maç yönetti. Bir kritik pozisyon var. Hasan Ali'nin eline çarpan top. Doğru, eline çarptı ama kasıt yok. El normal bulunması gereken yerde ve Hasan Ali vuramayıp eline çarpıyor. Bence penaltının tartışması bile olmaz. (SABAH)
İSKENDER GÜNEN: Maçın Trabzonspor adına kilit ismi orta alanda Hamsik. Gerçekten tam bir lider, büyük bir karakter. Bakasetas'a attığı mükemmel topta Başakşehir savunması araya girdi, ardından Cornelius'a attığı bir top var ki ne kadar büyük bir oyuncu olduğunun göstergesi. Önde Nwakaeme'nin yokluğunda öne çıkması gereken yani bireysel becerileriyle rakibi zorlaması gerekli olan A.Ömür ve Bakasetas kendilerinden beklenen performansı ortaya koyamadılar. Takım savunması ise eksikliklere rağmen üst düzeydeydi. Savunmada yapılan bireysel hatalarda ise sigorta Peres oldu. İki kritik pozisyonda yaptığı kademeler mükemmeldi. Maçın hakkı beraberlikti diye düşünüyorum. Fakat bir başka gerçek var ki Trabzonspor'un ligin ilk yarısında oynadığı oyun ve aldığı puan ve rakiplerle arasındaki fark övgüye değer. (SABAH)
REHA KAPSAL: İki takımın dengeli ve kontrollü oynadığı 90 dakikadan çok fazla pozisyon çıkması beklenemezdi. Trabzonspor, çok iyi başlangıç yaptığı lige, iyi devam ederek ve puan farkını açarak ilk devreyi düşündüğü ve hayal ettiği yerde bitirmesini bildi. (FOTOMAÇ)
YUNUS EMRE SEL: Bazı medya organlarında Trabzonspor'un ligde koyduğu ağırlık, ligin heyecanının kalmadığı şeklinde yorumlanıyordu. Bu bir sitemden de çok şikayetti aslında. Ama kime sitem, kime şikayet ve ne gibi bir beklentiyle yapıldığı konusu muğlaktı. "Ligde heyecan kalmadı" yani? Trabzonspor'un ortaya koyduğu oyun neticesinde bulunduğu konum ligde heyecanı götüren bir unsur ve bu yüzden mi birileri bir şey yapmalı acaba? Çünkü maç içinde maça dikkat kesilmeden seyreden tarafsız gözlerin bile rahatlıkla sezdiği bir karar çifte standardı vardı. Trabzonspor bir bütün olarak şunun bilincinde: Rakipleri, ezberleri, algıları ve bununla beraber çifte standartları da yenmeden hak edilen kupayı kazanmamız zor. Neyse ki bu sezonun Trabzonspor'u bütün zorları kolaylıkla yapıyor.
SİNAN ENGİN: "Şenol Güneş'ten sonra Trabzonspor tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kalecisi Uğurcan Çakır'dır. Uğurcan Çakır dünya çapında bir kaleci. Roma'da oynasaydı, Avrupalı olsaydı 50 Milyon €'ya giderdi." dedi.