HaberTürk gazetesinden Serdar Ali Çelikler, Halil Özer, Faik Çetiner ve Meriç Müldür, Fenerbahçe seçimlerini, Galatasaray kongresinin yaptığı Mustafa Cengiz seçimini değerlendirdi.
HaberTürk gazetesinden Serdar Ali Çelikler, Halil Özer, Faik Çetiner ve Meriç Müldür, Fenerbahçe seçimlerini, Galatasaray kongresinin yaptığı Mustafa Cengiz seçimini değerlendirdi.
Fenerbahçe, başkanını çoktan seçti. Fenerbahçe’nin başkanı Ali Koç’tur. Taraftarın yüzde 90’ı Ali Koç’u başkan seçmiştir. 3-5 bin kongrebaz ile Azizbahçeli delege ile ya da Ali Koç nefretiyle, Aziz Yıldırım’a oy verenler muhakkak olacaktır. Ancak Fenerbahçe Cumhuriyeti, bir grup tarafından yönetilemez. Fenerbahçe halkın takımı ise halkın iradesi muhakkak er ya da geç tecelli edecektir.
Bunun dışında Galatasaraylı ve Beşiktaşlılar’ın adayı da elbette Aziz Yıldırım’dır. Özetle, Aziz Bey’in eşi, dostu, akrabası, son dönemde üye yapılan Galatasaraylılar, Beşiktaşlılar ve dahi Trabzonsporlular ile Aziz Bey gittiğinde ekmeğinden ve suyundan veya en azından itibarından olacak Azizbahçeliler dışındaki Fenerbahçeliler, seçimini çoktan yapmıştır.
Zaten Aziz Bey de kendi ağzından itiraf etmiş ve “Onlar taraftarla biz kongre üyeleri ile yürüyoruz” demiştir. Yani kongre üyeleri taraftar değil; Azizbahçeli görülüyor zaten. Bu zihniyet işgalinin bitmesi gerekiyor artık.
Fenerbahçe’deki seçimle ilgili şu anda yorum yapamıyorum. Çünkü Aziz bey ile konuşunca “Uzak ara öndeyim” diyor. Ali bey de aynı şekilde. O yüzden net olarak bir yorum yapmak çok zor. Pazar günü Ali Koç’un söylediği gibi kimin hayal gördüğünü anlayacağız. Ben Ali Koç’u daha yakın görüyorum. Taraftar bu seçimi yapsa yüzde 98 oy alır.
Ancak kulübü taraftar değil kongre üyeleri yönetiyor. Seçimi onlar yapıyor. Ali bey kazanırsa kulüp farklı bir rüzgar ile dolacak. Yeniden heyecan gelecek. Aziz bey kazanırsa o heyecanı yakalamak için her şeyi yapacak. Ancak dışarıdaki taraftar net olarak ona karşı. Nasıl yürütecek, nasıl idare edecek, gerçekten merak ediyorum. Yani zor bir seçime girdi. Olur da kazanırsa işi çok daha zor.
Evet, üslup sertleşti, ortam gerildi. Aziz Yıldırım soğukkanlılığını korumaya çalıştı, Ali Koç dozajı giderek arttırdı. Devamında Aziz Yıldırım’da aynı sertlikte cevap verdi. Camia resmen bölündü, kutuplaştı. Sanki iki taraf birbirinin düşmanı. Kongre günü olay çıkarsa kime ne faydası olabilir? Umarım sağduyu kazanır, sonucu herkes içine sindirir.
Bu düşmanca yaklaşım pazar gününden sonra da devam ederse Fenerbahçe ciddi zarar görür. Kimin kazanacağı sorusunu ise cevaplamak zor. Sosyal medyada estirilen rüzgârın sandığa etkisi olacak mı, olacaksa ne kadar olacak? Sonuçta başkan Twitter’da seçilmiyor. Ben fark atarak değil ama Aziz Yıldırım kazanır diyorum. Bunda da vefa duygusunun ön plana çıkacağını düşünüyorum.
Aziz Yıldırım’ın kesmesi gereken bir hesap var. Zaten o hesabı kesmek Yıldırım’a yakışır. Elbette Ali Koç da bu davanın takipçisi olacaktır ama bu işe kendini adamış Yıldırım kadar etkin olabileceğini düşünmüyorum. Başkan bu hesabı görmek için bir dönem daha istiyor ve bu onun hakkı.
Taraftarların büyük çoğunluğu Ali Koç’u başkan görmek istiyor. Aziz Yıldırım, Koç’un elini kaldırıp ‘Benim de adayım Ali’ deseydi, Fenerbahçeliler’in gönlünde taht kurmuş ve ölümsüzleşmiş olacaktı. Ancak bu, kongreyi kaybedeceği anlamına gelmez. Çünkü sandığa taraftarlar değil, kongre üyeleri gidecek.
‘Her toplum layık olduğu gibi yönetilir’ cümlesini bir kez daha kullanıyorum. Galatasaray toplumu da kendisine neyin layık olduğunu göstermiştir. Dursun bey tek kaybeden olmamıştır. Aday kazanınca “Biz kazandırdık”; kaybedince “Ben hiç çalışmadım” yalanını söyleyen kongrebazlar da ‘peşmergeler’ denen grup da ağır bir yenilgi almıştır.
Liseciler ağır mağlubiyet almıştır. Galatasaray’da her zaman görülmeyen taraftar-kongre üyesi fikir birliği bu kez görülmüştür. Son 2 kongredir “Dursun kazanmasın da ne olursa olsun” seçimi olmuştur. Bana göre bu havayı iyi değerlenirden ancak hiçbir icraatı olmayan, fiilen Albayrak-Terim ikilisinin etkisiyle ilerleyen Mustafa Cengiz Bey’in asıl başkanlığı yeni başlamıştır. Mustafa Bey’in sınavı geçip geçemeyeceğini göreceğiz.
Zaten Dursun Özbek’in bu işe yeniden soyunması büyük hataydı. Hiç gerek yoktu. Aday olmakla kongreyi bütünleştirdi. Birlik haline getirdi. Onun adaylığı Ozan Korkut ve ekibini de dağıttı. Herkes korkudan Mustafa Cengiz ismi altında birleşti. Başa geçmesi bu kadar korku salan bir adayın bir daha ortalıkta gözükmemesi gerekir.
Şunu net olarak söylemeliyim ki ben 4 adayın da Galatasaray’ın yapısına vizyonuna uygun bir aday olduğunu düşünmüyordum. Bu görüşüm hala geçerli. Umarım yanılırım ama sayın Mustafa Cengiz’in önümüzdeki üç yılı sağlıklı bir şekilde çıkaracağını tahmin etmiyorum.
Geçen hafta da söyledim. Yakışan buydu, şık oldu. İlk seçimde kendisini göreve getiren tepki oylarının tercih oylarına dönüşmesi gerekiyordu, öyle de oldu. Kimse ortaya çıkmazken Mustafa Cengiz göreve soyundu, altından da aslanlar gibi kalktı. En azından bir dönemi daha hak ediyordu.
Yaptıkları yapacaklarının teminatı olduğuna göre önümüzdeki 3 yılı da iyi değerlendirecektir. Ben başkanı samimi ve dürüst buluyorum. Galatasaray elbette yine her dalda şampiyonluğa oynayacaktır, Şampiyonlar Ligi’nde başarıyı kovalayacaktır ama Mustafa Cengiz yönetiminden tarihe geçecek bir hamle bekliyorum. O da kulübü taraftara açmak. Milyonların aşkı Galatasaray’ın geleceğini belirlemek 4 bin 803 kişinin elinde olmamalı.
Zor bir dönemde görev alan Mustafa Cengiz’in elini rahatlatan, onu iddialı duruma getiren; gelen şampiyonluk oldu. Galatasaray eğer şampiyon olmasaydı, Mustafa Cengiz kongreyi kaybederdi. Sarı Kırmızılı taraftarların büyük destek verdiği başkana, kongrede vefasızlık yapılmadı. Ancak bu yeni ve uzun dönem çok zorlu geçer. Futbolda ‘dün’ yoktur. Taraftarlar transfer ister, yeni kupalar ister. Onun için başkanı zor bir dönem bekliyor. En büyük avantajı ise arkasındaki taraftar desteği ve tartışmasız Fatih Terim faktörüdür.