İlk 20 dakikada şutlarda Malatya 4-0 galipken, devrenin sonunda bu istatistik 5-6’ya geldi. İlk 20 dakikada hiç faul yapmayan ev sahibi ekip, 20-45 arası tam 8 faul yapmak zorunda kaldı. Fenerbahçe de, sadece 25 dakika, 20 ile 45 arası büyük takım gibi oynayıp, ikinci devre vitesi tamamen küçülterek almayı başardı 3 puanı.
25
ÇIKIŞ YOLU...
Çalışılmış korner organizasyonları, sıkışan maçları çözmek için bir numaralı çıkış yolu. Dün de öyle oldu. Malatya akan oyunda iyi bir savunma takımı olmasına rağmen, duran toplarda aynı standardı tutturamıyorlar. Daha önce Göztepe’ye karşı da iyi futbol oynayıp, 3 duran toptan yedikleri 3 golle yenilmişlerdi.
24
PUAN ALAMAMALARI DOĞAL
Malatya’nın ofansif planı, orta sahada kazandıkları toplarla yapacakları baskın hücumlara bağlı olmalı. Ancak ileri uçlarında o tip araya koşucu santrfor yok; Boutaib hava silahı, Adem de kendini sol çizgiye yapıştırdı nedense. Dolayısıyla Malatya taktiksel olarak ne kadar iyi bir maç oynamış olsa da, gol yollarına çözüm bulamadıkları için puan alamamaları doğal.
23
VOLKAN AYAKTA TUTTU(SERDAR ALİ ÇELİKLER)
F.Bahçe’yi Volkan ayakta tuttu. Malatya’nın gol atamaması Volkan’ın formu ile alakalıydı. 30’a kadar F.Bahçe rakip yarı alana doğru düzgün geçemedi desek yeridir. Bir duran top organizasyonunda Roman, golü atınca kaleci farkının skora da nasıl yansıdığını görmüş olduk. Bu dakikadan sonra F.Bahçe toparlandı oyuna ortak oldu.
22
HİÇ Mİ HÜCUM DÜŞÜNMEZ?
İkinci yarının başında Fernandao ile 2 tane iyi pozisyondan yararlanamadılar, 60’la 80 arasında ise tamamıyla stop ettiler. Yani bir takım deplasman oyununda edilgen olmayı kabul edebilir, “Rakip gelsin ben bekleyeyim” diyebilir ama hiç mi hücum düşünmez, hiç kontraya kalkamaz, hiç mi topu kenarlara taşıyıp rakibin baskısını kırmayı düşünmez?
21
DEĞİŞİKLİK YOK
Ama Aykut Kocaman’ın hep diyoruz ya idefixleri var. 60 ile 80 arasında 1-0 öndeyken savunursun, bu esnada gol yersen Valbuena’yı hemen oyuna sokarsın, son 5 dakika da Soldado’yu koyarsın. Yok, dünkü gibi gol yemezsen rakibin iyice risk aldığı 80’den sonraki dakikalarda kontradan ikiyi ararsın. Sezon başından beri en ufak bir değişiklik yok.
20
ÇOK MU İYİ OYNADI?(AHMET ÇAKAR)
Fenerbahçe iki haftadır yeniliyordu. Aslında maça baktığımızda sarı-lacivertliler çok çok mu iyi oynadı? Hayır... Özellikle ilk yarının ilk 30 dakikasında çok mahkum oynadılar. Bu dakikalarda, kaleci Volkan Demirel'in çıkardığı önemli birkaç pozisyon var. Ama 30. dakikadan sonra oyunu dengelediler ve daha önceden çalışıldığı belli olan bir korner organizasyonunda da golü bulmayı başardılar.
19
KALKAVAN'I BEĞENDİM
Hakem Mete Kalkavan'ı beğendim. Yeni Malatya'nın ofsayt diye iptal edilen golünde haklı. Fenerbahçe'nin attığı ilk gole ofsayt diye itiraz edildi, burada da gol kararı doğru. Yardımcıları bu kritik pozisyonlarda verdikleri doğru kararlardan dolayı kutlamak gerek. İlk yarının son dakikalarında ceza alanı çizgisi üzeri veya hemen dışında Yeni Malatyasporlu futbolcunun topu elle oynayışını göremedi, fark edemedi, tek hatası da buydu.
18
TAMAM VEYA DEVAM(İLKER YASİN)
F.Bahçe bir anlamda kırılgan, doğru. Ama aynı zamanda çetin ve esnek... İki haftada 6 puan kaybedip, liderin 6 puan gerisine düştüğünde bile gücünü yitirmeden, zararlara ve negatif duruma karşı koyabiliyorlar. Şampiyonluk için, 'tamam veya devam' niteliğinde bir maçtı. Berabere kalsa dahi, haftaya çıkacağı G.Saray maçının pek kıymet-i harbiyesi olmayacaktı.
17
DERBİYE YETMEZ
Oyunun sonlarına doğru saldıran Malatya'yı kırmak için Ekici ve Valbuena gibi yıldızlara bakmamak Kocaman'ın felsefesi. Alper ve Giuliano'dan iki gol adamı yarattığı uzatmalarda F.Bahçe, Alper'in asisti ve Giuliano'nun vuruşuyla golü buldu. Dünkü futbol, G.Saray maçı için F.Bahçe'ye yetmez.
16
HERKESİN İŞİ ZOR
F.Bahçe, taraftarın beklediği, daha doğrusu tarihin herkese ezberlettiği; atak, basan, gol arzusuyla yanan futbolu oynamadıkça kulüpte başkandan hocaya, futbolcudan malzemeciye herkesin işi çok zor.
15
SIKICI, KEYİFSİZ...(GÜRCAN BİLGİÇ)
Bu sezon sıkça yaşadığı "durum" maçlarından biriydi Fenerbahçe için. Oynamaya değil kazanmaya ihtiyaçları vardı. Rakibin kim olduğuna veya ne yapabileceğine bakmadan, yüksek konsantrasyon ile önemseyerek, tam bir taktik karşılaşması oynadılar. Son derece sıkıcı, keyifsiz ve umut taşımayan bir performansın sahibiydiler. Ama üç puanı alarak döndüler İstanbul'a.
14
CESUR DÜŞÜNEBİLECEKLERDİ
Geçen haftadan kazanarak gelseler, belki de bu kadar ipin ucunda olmayacak, risk almayı deneyecek veya daha "cesur" düşünebileceklerdi. Fakat ne bu karakterde bir oyuncu grubuna sahipler, ne de sonucu almışken, işleyen düzenden vazgeçebilecek bir teknik direktöre. Sürekli olarak "rakibe saygı" diyerek, kendi takımının kapasitesini öne çıkarmayı kendine "fikir" yapmadı Aykut Kocaman.
13
BÜYÜK BİR FARK YOK
Şablonun öte tarafında ise "gücü ve kalitesi" bu kadar olduğu halde, hala şampiyonluğu zorlayan bir Fenerbahçe var. Gerçekçi düşünce içinde, lige yeni gelmiş Malatyaspor'un oyuncu kalitesi ile Fenerbahçe'ninki arasında çok büyük fark da yok.
12
BU KADAR YIPRATILMIYOR
Ligdeki hiçbir takım böylesine iddialı yola devam ederken, bu kadar eleştirilip, yıpratılmıyor. Bu kadro kalitesinin bu puan performansını takdir edeceksiniz. Ama oyunun kalitesi veya verdiği heyecanın yeterliliğine sıra geldiğinde "yetersiz" diyeceksiniz. Kocaman "iki kere iki"den "beş" sonucu çıkarmaya çalışıyor.
11
TEDAVİ YAPILAMADI(ERSİN DÜZEN)
Savunmayı ön planda tutmasına karşın son 3 resmi maçta 8 gol yiyen takımın düzeninde hiç mi değişiklik yapılmaz? Volkan maçın yıldızı ise 3 puana rağmen bir şeyler yanlış değil mi? Bu kadar geniş alanda, kopuk oynayan bir takıma 25 hafta tedavi yapılamadı.
10
PSİKOLOJİSİYLE OYNANDI
Soldado yok sayıldı, Valbuena’nın psikolojisiyle oynandı. “Bu zamana kadar performansıyla sezona kim damga vurdu?” diye sorsak, kimi gösterebiliriz? Sadece gol sayısı ile Giuliano!