Rusya, çok kaliteli bir takım olmamasına rağmen, ne yaptığını o kadar iyi bilen, o kadar organize bir ekip görüntüsü verdi ki... Birinci ve ikinci bölgede şemalarını hiç bozmuyorlar, kazandıkları topları da hemen Dzyuba’ya indiriyorlar. Dzyuba özel bir adam. Onu bir stoperle değil, belki bir ön liberoyla savunabilirsiniz. Onun kuvvetinde bir ön liberonuz yoksa da, çok doğru paylaşımcı bir alan savunması planınız olmalı. Bizde o da yoktu. Dzyuba çok rahat aldı-verdi, maçı da istediği gibi yönetti ve kazandı bence.
19
ESAS HEDEFİMİZ...
21 Mart’ta Euro 2020 elemeleri başlayacak. Bence bizim esas hedefimiz o olmalı. O güne kadar oynayacağımız 3 Uluslar Ligi maçını da, resmi hazırlık müsabakaları olarak görüp, Mart’a kadar ideali yakalamalıyız sanki.
18
ÖYLE ŞEYLER SÖYLÜYOR Kİ...
Lucescu bazen öyle şeyler söylüyor ki, hayretler içinde kalıyorum. Galatasaray-Beşiktaş-Shakhtar dönemlerindeki o bilge adamın yerinde yeller esiyor zaman zaman. Mesela bir süredir tutturdu, “ulusal takımı 3-4 takımdan oluşturmak isterdim” diye.
17
AKLIM ALMIYOR
Bu nasıl bir talep, aklım almıyor doğrusu! 80’lerin Türkiye’si böyleydi. Romanya böyleydi. Shakhtar-Dinamo’lu Ukrayna böyleydi. Lucescu’nun istediği bu mu sahi? Gerçek rekabeti olmayan bir lig mi? 2-3 takımın süper, diğerlerinin figüran olduğu bir lig mi hayali? Yurtdışına oyuncu gönderemeyen, kapalı devre bir lig mi? Aklım almıyor bazen!
16
HER ATAK TEHLİKE...(RÜŞTÜ REÇBER)
Rus savunmacıları ve önlerinde oynayan orta saha oyuncuları o kadar ağır ki, bu takımı her atağımızda nasıl geçemedik çok şaşırdım. Bırakın bir atakta geçmeyi, koca ilk yarı boyunca hata yapmaya zorlayamadık. Ruslar ise her atakta bize tehlike yaşattılar. Öyle bir gol attılar ki, bizim degansif olarak rakibi karşılayamadığımızın bir örneğini gördük. Stoper uzun top atıyor, sağ bek Fernandes orta yapıyor ve gol yiyoruz.
15
HAKAN'A DA YAZIK
Hakan Çalhanoğlu sol kanat oynayamaz. Hem Hakan’a yazık ediyoruz hem de takım saha eksik kalıyor. Hasan Ali’nin kanadından her atak yediğimizde Hakan ya gelemedi ya da geldi geç kaldı.. Şimdi attığımız gole gelelim... Ruslar o kadar kaçırdıktan sonra, bizim yaptıramadığımız hatayı kendileri yapınca Serdar da cezayı kesti.
14
GELİŞTİRMEMİZ LAZIM
İkinci yarıya iyi başladık ama yine bir defans hatasıyla tekrar mağlup duruma düştük. Kaan defans çizgisini oluşturmada gecikince, arkaya atılan topta kalemizde ikinci golü gördük. Defans olarak bu hataların önüne geçmeliyiz. Top bizdeyken oyunu açmada çok zorlandık. İç içe çok girdik, açılıp top istemedik. Hareketli oynamayı biraz daha geliştirmemiz lazım.
13
YARAMA TUZ BASTI
Lucescu dedi ki; “21 takımdan gelen oyunculardan bir milli takım kurmaya çalışıyorum.” O kadar güzel söyledi ki, kanayan yarama tuz bastı. Hemen kendi dönemime bakıyorum; milli takımın omurgasını 1 veya 2 takımdan, bilemediniz 3 takımdan kurardı hocalarımız. Ama şimdi birbirleriyle aynı takımda oynamamış oyunculardan kuruyorsun.
12
YABANCI SORUNUNU ÇÖZMEDEN...
Bu futbolcuların birlikte oynama alışkanlıklarını kazanma ihtimali o kadar zayıf ki, Lucescu ne yaparsa yapsın bu oluşum gerçekleşemeyecek. Şimdi diyeceksiniz ki; Rusya da farkıl takımlardan kurulu bir milli takım. O da doğru ama 1.5 aylık bir kamp süreci yaşadılar. Acı ama gerçek şu ki; 14 yabancı sorununu çözemediğimiz sürece, milli takımda süreklilik yaratmak ve başarı beklemek hayalden başka bir şey değildir.
11
HERKES AYRI TELDEN...(ÖMER ÜRÜNDÜL)
UEFA Uluslar Kupası'nda ilk maçımızı Trabzon'da Rusya'ya karşı oynadık. Genelde futbolcularımızda iyi bir şeyler yapabilme arzusu ve hırsı vardı. Ama bunlar günümüz futbolunda fazla bir şey ifade etmiyor. En büyük handikabımız, belirli bir sistemimizin olmayışı ve bu eksikliği en aza indirecek kadro istikrarımızın bulunmaması. Herkes ayrı telden çalınca ofansif etkinlik sağlayamadığımız gibi savunma güvencesi de randımanlı olmuyor.
10
GOLÜN MORALİYLE...
İlk devrede erken bir gol yedik. Ondan sonra devre sonuna kadar zaman zaman tehlikeli rakip ataklarla karşılaştık. Bu arada da hiç pozisyon da bulamıyorduk. Ama beklenmedik bir anda Serdar Aziz ile skora denge getirdik. Bunun morali ile ikinci yarıda sahaya daha olumlu şeyler yansıtacağımızı düşündüm. Ama Kaan Ayhan'ın ofsaytı bozmasıyla devre başında basit bir gol yiyip tekrar skor dezavantajına düştük.
9
YOĞUN BİR BASKI KURDUK
Kısa bir şoktan sonra ise son yarım saat çok yoğun bir baskı kurduk. Rusya'nın oyuncu değişiklikleriyle kurgusu iyice bozulunca bu baskımız daha da yoğunlaştı. Şener'in üst üste kanat bindirmelerine şahit olduk. Ama en net fırsatı Hakan Çalhanoğlu kaçırdı. Onun dışında Cengiz'in bir gollük şutu var. Sonuçta beraberliği sağlayamadık.
8
AVRUPA İÇİN YETERSİZ
Tabii bunda Rusya kalecisinin de önemli bir rolü vardı. Ofansif girişimlerde yeterli üretkenliğe ulaşamamamızın bir nedeni de ileri uçtaki iki önemli oyuncumuz Cenk ve Cengiz'in sezon başındaki form düşüklükleri ve 10 numara pozisyonundaki Yusuf'un fizik gücünün Avrupa kulvarı için yetersiz olmasıydı. Sonuçta Uluslar Kupası'na kendi sahamızda yenilgiyle başladık. Üstelik de Dünya Kupası'na göre son derece rotasyonlu bir kadroyla sahaya çıkan Rusya karşısında.
7
ZAMAN VE SABIR...(LEVENT TÜZEMEN)
Lucescu'nun ifadesiyle, "Türk Milli Takımı bir değişim yaşıyor." Rumen hoca da zaman ve sabır istiyor. Ben Türkiye dışında hiçbir ülkenin Milli Takım ile ilgili değişimini yabancı hocayla yaptığına tanık olmadım. Hayatı boyunca kulüp takımlarında görev yapan, 1980'lerde çalıştırdığı Romanya'dan beri milli takım çalıştırmayan Luce, 3 aşamalı bir dönüşüm planı yapıyormuş.
6
LUCESCU GÖNDERİLİR, YERİNE...
TFF'nin aklı varsa Lucescu'ya teşekkür eder. Yerine yerli bir teknik direktör getirir. Lucescu, 20 takımdan topladığı oyunculardan Rusya önüne kafasına göre bir 11 çıkardı. "Kim kiminle uyumlu oynar" şeklinde bir düşüncesi yok. Asıl olan milli takımın belirli bir oyun şablonu yok, saha içinde bir futbol aklı da yok.
5
MILAN'DA NASIL OYNUYOR?
Savunma yaparken de pozisyon bilgileri mükemmeldi çünkü oynayacakları bir oyun sistemi var. Hakan Çalhanoğlu 10 numara gibi oynamıyor. Şut atmıyor, etkili pas vermiyor, rakibe çalım bile atamıyor. Milan'da nasıl oynuyor, anlamıyorum. Lejyoner futbolcular tepki görmeyelim diye mi milli takıma geliyorlar?
4
DEĞİŞİM ÖLÜ DOĞDU
İkili mücadelelerde topa ayaklarını sokarken tereddüt ediyorlar. Milli takımın oyun lideri Oğuzhan olmalı. Beşiktaş'ın kaptanı oyuna girdikten sonra duruşuyla, top tutuşuyla, sakinliğiyle ve dağıttığı paslarla Rusya kalesinde etkili olmamızı sağladı. Sonuç olarak bu değişim Lucescu'yla ölü doğdu.