Antalya ligin en zor deplasmanlarından. Hele ki bu nemli mevsimde. Hele ki bu kadar hücum yatırımının karşılığı henüz alınmamışken Rıza Çalımbay’ın sert ve rahat bırakmayan futbol anlayışı ile. G.Saray etkileyici başlangıcının ardından dün bu zor deplasmanda sürpriz sayılmayacak bir sonuç aldı. Maça bakacak olursak; Antalya ileride baskı ile başladı ve Sarı-Kırmızılılar’ın ani driplingli çıkışlarını engelledi.
27
BELHANDA 8 MİLYON EURO EDER Mİ?
Dolayısıyla hücum alanına bir türlü çok adamla yerleşemediler ve istedikleri üretkenliği sağlayamadılar. Bu tür maçlarda takım oyun olarak kilitlendiğinde ‘yıldız’ dediğimiz oyuncuların devreye girmesi gerekir. Muslera ve Maicon bu işi üstlendiler ve gereğini yaptılar. Ama G.Saray’ın Belhanda’yı tartışması lazım. Acaba bu oyuncu 8 milyon Euro bonservis ödenecek, yılda da 3.5 milyon Euro’dan fazla ücret alacak bir oyuncu mu?
26
NDIAYE DEĞİL, BELHANDA...
Ligde 0-0’ı iyi oynayan ama 1-0 öne geçince adeta canavarlaşan takım olan G.Saray, klasiğinin dışına çıktı. 2. yarıda tamamen defansa gömüldüler. Tudor belli ki “Düşük tempoda kalalım, 1-0’ı savunalım” demişti. 80’e kadar da getirdiler. Ev sahibi tempoyu da artıramıyordu ama kaliteli oyunculara sahip bir rakibiniz varken arada sırada ön alanda topu tutabilmek gerekir. Bana göre Selçuk’u almak “pas yapalım” mantığı açısından doğru olsa da Ndiaye yerine Belhanda çıkmalıydı. Çünkü Badou topla çıkabilen tek oyuncu. Değişiklik tercihleri çok önemli değil ama Tudor’un şunu görmesi lazım; G.Saray bekleyecek bir takım değil.
25
YIKIP GEÇMİŞTİ(ŞANSAL BÜYÜKA)
Galatasaray ilk üç haftada “Irma fırtınası” gibi esmiş ve önüne geleni yakıp yıkıp geçmişti. Antalya’da önce bunaltıcı sıcak, sonrasında rakibin sert, disiplinli ve geniş alan bırakmayan oyunu bu hızı kesti ve Galatasaray ilk puanlarını kaybetti. Galatasaray ilk üç haftada maçlara çok hızlı başlamış, daha ilk yarım saat dolmadan en azından bir-iki gol atıp fişi çekmişti. Antalya’da bırakın bir-iki gol atmayı, bu ilk yarım saatte bir-iki pozisyon bile yaratamadı. Üstelik kalesinde çok önemli iki gol tehlikesi yaşadı.
24
GOMIS'E YAZIK
Feghouli sağ kanada geldiğinde sola Rodrigues mi geçer, yoksa başka bir alternatif mi yaratılır bilemem. Bildiğim şu: Gomis’in daha fazla gol atması için daha fazla top gelmesi gerekiyor. Böyle büyük bir golcü maç boyu sadece bir kenar topuyla buluşturuluyorsa, hem Gomis’e, hem Galatasaray’a yazık...
23
BELHANDA'YI GÖRMEDİK BİLE
Antalyaspor, Galatasaray’ın şimdiye kadar oynadığı rakipleri gibi savunmaya çekilip “golü ne zaman yiyeceğim?” diye bekleyeceğine, çok akıllı bir taktikle orta sahada basarak sarı-kırmızılı ekibin en büyük etkinliğini bitirdi. Çıkana kadar Belhanda’yı görmedik bile... N’Diaye, o meşhur slalomlarını yapacak geniş alanları bulamadı.
22
G.SARAY SIKI TAKIM
Sonuç şu: Karşında Rıza Çalımbay disiplinini taşıyan “taş” gibi bir rakip ve virajı dönerken “kaza yapmayayım” diye frene gereğinden fazla basan bir Galatasaray... Olur böyle vakalar... Bazen duracaksın, bazen eseceksin. Bu puan kaybına rağmen şu gerçeği kabul edelim: Galatasaray sıkı takım...
21
HAMLEYİ ERKEN YAPSA(HAKAN ÜNSAL)
Tudor, ikinci yarıda doğru zamanda iyi hamle yaptı. İyi oynamayan Ndiaye’yi kenara alıp Selçuk ile orta sahada daha fazla topa sahip olmayı, diğer taraftan maçın bir başka etkisiz adamı Belhanda’yı etkin hale getirmeyi çalıştı. Fakat son bölümde, Antalyaspor’un baskısını kırmak adına hamle yapmakta geç kaldı ve golün gelmesini seyretti. Belhanda-Feghouli hamlesini 15 dakika erken yapsa bu kadar baskı yemezdi. Galatasaray’ın puan kaybında Ndiaye, Belhanda ve Tolga gibi ilk haftaların etkili ayaklarının kötü oynaması baş rolü oynadı.
20
DOĞRU ZAMANDA...
İkinci yarının büyük bölümünü çok erken sayılacak dakikalarda geriye yaslanarak oynamak, bundan önceki maçları unutup geçen sezonki Galatasaray’ı hatırlatan bir görüntü oluşturdu. İşte Tudor’un maçları ve dakikaları bunlar. Takımın Tudor’a, buralarda doğru zamanda devreye girmesine ihtiyacı var ve Tudor bunları yapamazsa sıkıntı olur.
19
BİR AĞIRLIK VARDI(RÜŞTÜ REÇBER)
Lige verilen aradan dolayı Galatasaraylıların üzerilerinde bir ağırlık vardı. Ama yüksek öz güvenle oynadılar ve kaliteleri de üst seviyede. Antalya da çok güzel oynamadı ama iyi mücadele etti.
18
FEGHOULI KARARI...
Tudor’un Feghouli ile ilgili kararını mantıksız görmüyorum. Çünkü 3’te 3 yapan bir takım vardı ve bunu Feghouli’siz başarmıştı. Kazanan oyuncular sahaya ilk 11’de çıkmayı hak eder.
17
NASRI ÇOK ZORLARDI
Nasri, şu Galatasaray defansını çok zorlardı. Sahada, organize olmakta sıkıntı yaşayan bir Galatasaray vardı ve bu zaaflardan en iyi şekilde faydalanabilecek isim de Nasri’ydi.
16
ESER YOKTU(AHMET ÇAKAR)
Daha önceki 3 maçta bol gol ve gol pozisyonu bulan Galatasaray'dan Antalyaspor karşısında eser yoktu. Üstelik yine sezon başından beri yedikleri gollere bakıyoruz, hep yan top... Dün gece de yine bir yan toptan gol yiyip, iki puan kaybettiler.
15
MUTLAKA BOŞLUĞU BULUYOR
Gomis'in en rahat attığı, adeta bir meleke haline gelmiş gol tipi dün geceki attığı gol... Sağ ayak içini şartlar ne olursa olsun çok iyi kullanıyor. Baskıda da olsa, açısı dar da olsa mutlaka boşluğu bulup, golü yapıyor. Bu golden sonra sıcağın da etkisiyle tempo çok düştü. İkinci yarı Galatasaray bütün inisiyatifi rakibine kaptırdı.
14
İLAHİ ADALET
Özellikle son 15 dakika manasız bir şekilde geriye yaslandı ve futbolun ilahi adaleti Galatasaray'ı cezalandırıverdi. Antalyaspor korneri hızlı kullandı ve Eto'o markajsız bir şekilde 3 metreden topu kafayla ağlara yolladı. Aslında baktığımızda da maçın hakkı beraberlikti. Sahada en önemli yıldızlardan biri hakem Halis Özkahya'ydı. Zor bir maç olmasa da kusursuza yakın bir yönetim gösterdi.
13
DAHA FAZLA SORUMLULUK(LEVENT TÜZEMEN)
Oyun içinde etkili görünmeyen o Belhanda kabına sığamayan Rodrigues'e, "Belhanda kalitesinde" bir top attı. Rodrigues, yaptığı kaliteli koşuya bir de kaliteli orta ekledi. Gomis de "Golcü topa böyle vurmalıdır" dercesine ayak içiyle mükemmel bir gol attı. Galatasaray'ın oyun aklı durumundaki Belhanda'nın daha fazla sorumluluk alması gerekiyor.
12
TUDOR GEÇ KALDI
Bu sorumluluğu Belhanda almayınca devreye Tudor girmeliydi. Çünkü son 20 dakikada Antalya risk alarak tüm hatlarıyla Galatasaray'ın üstüne geldi. Tudor, hamlelerde geç kaldı. Özellikle çok koşan Ndiaye'yi Selçuk ile değiştirmesi hataydı. Hırvat hoca, takımın şuursuzca geriye yaslandığını görmesine rağmen 'kenardan çıkın, topu önde tutun' gibi talimatlar yağdırmadı.