Ligin başlamasından bu yana genellikle “kötü“ oynayan iki takımın mücadelesinden “iyi“ futbol beklemek büyük ölçüde hayalcilik olurdu... Nitekim futbol bu maçta da genel alışkanlığını ortaya koydu... İzleyenler için kötü bir maç, kazanan Fenerbahçe için “büyük vurgun“ oldu... Fenerbahçe kazanarak Beşiktaş‘ı yakaladı, hatta averajla geçti.
21
İYİ OYUNU BECEREMİYOR
Fenerbahçe “iyi oyunu“ bir türlü beceremiyor... Aykut Hoca hep son dakikalarda yedikleri gollerden şikayet ediyor ama bakıyorsunuz, Fenerbahçe öne geçtikten sonra genellikle savunmada kalmayı alışkanlık haline getirdi... Bakmayın bu maçı gol yemeden tamamladığına... Ligin en dayanıksız, gücü ve kondisyonu en düşük takımı Antalyaspor karşısında bile oyunu tutamadı, baskıyı kuramadı, ikinci golü bulamadı ve çoğu maçta olduğu gibi savunmada kalarak maçı tamamladı... Hatta doksan dakikada korner bile atamadı...
20
İYİ FUTBOLA İHTİYAÇ VAR
Fenerbahçe için üç puandan, bir galibiyetten çok ama çok daha fazlası bu sonuç... Hayata yeniden dönüş gibi... Ama mutlu olmak için, sağlıklı olmak için, gelişmek, rakiplere yetişmek için artık “iyi“ futbola da ihtiyaç var...
19
ŞAMPİYONLUK İMKANSIZ(UĞUR MELEKE)
Fenerbahçe’ninse kötü Antalya’dan bile daha iyi olduğu tek departman, organizasyon departmanıydı. Oyuncu kalitesi farkı oluşmadı, oyun farkı oluşmadı. Fenerbahçe sadece daha organizeydi, sahaya daha iyi yayıldı ve daha az boşluk verdi. Yakaladıkları neredeyse tek net pozisyonu da Janssen-Giuliano’nun sihriyle gole dönüştürüp kazandılar maçı. Fenerbahçe’nin kalan maçlarının Kasımpaşa, Bursa, Karabük ve Konya ile olduğu düşünülürse belki bu görüntü devreyi kurtarmaya yetebilir ama bu futbolla şampiyonluk yarışı imkânsız.
18
EMRE, NDIAYE GİBİ...
Eğer Kocaman, zirve yarışı yapmak istiyorsa, sahaya daha fazla kalite koyacak ekibi bulmak zorunda. Isla’nın sakatlığı Dirar’ı sağ bekte denemek için iyi bir fırsattı, ama o belki de ligin en kötü beki Şener’de ısrar ediyor. Zaten 25 kişilik kadroda kaliteli oyuncu sayısı çok az, bunlardan biri olan Mehmet Ekici’ye dakika vermekte ağır kalıyor. Beşiktaş’ta Tolgay, Başakşehir’de Emre, Galatasaray’da N’Diaye merkezde ekstra üretebilecek adamlar.
17
FERAGAT EDİP...
Kocaman’ın da muhakkak Souza-Mehmet’ten birinden feragat edip oraya yetenek enjekte etmesi gerek. Aksi takdirde Fenerbahçe her maçı böyle 1-0 kazanamaz, çünkü ligde Antalya’dan iyi takım sayısı oldukça fazla.
16
BEN DE VARIM DEDİ(AHMET ÇAKAR)
Fenerbahçe sonunda Beşiktaş'ı yakaladı ve liderin altı puan gerisine yerleşiverdi. Her ne kadar oynanan oyun, tempo, pozisyon azlığı taraftarı memnun etmese de artık "Biz de varız" diyebiliyorlar... Daha önceki haftalarda kötü oynarken bireysel hatalarla özellikle son dakika golleriyle puanlar kaybettiler. Ama dün gece şans da Fenerbahçe'nin yanındaydı.
15
HALI SAHA FUTBOLCUSU...
Antalyaspor da bazı oyuncular halı saha futbolcusuna dönmüş. Şöhretliler ama tempoları yok. Yürüyecek halleri bile yok. Böyle olunca da hem hücum eksiliyor, hem de takım savunması ve top kapma oranı düşüyor.
14
BEĞENİLMEYEN F.BAHÇE(RÜŞTÜ REÇBER)
İlk yarı oyun olarak kimse tarafından beğenilmeyen bir Fenerbahçe vardı. Mücadele vardı ancak bir o kadar da top kaybı görüldü. Özellikle Fenerbahçe’de Giuliano’nun kaybettiği toplar takımın ön tarafta organize olmasına müsaade etmedi. Ama o Giuliano kalitesini gösterircesine öyle bir gol attı ki Fenerbahçe’nin devreyi 1-0 önde tamamlamasını sağladı.
13
KAZANMA ARZUSU...
İkinci devre, Antalyaspor savunması ve hücumu arasındaki o boşluğu hızlı futbolla değerlendiremeyen bir Fenerbahçe izledik. Ki sarı lacivertliler oyunu hızlı oynayabilselerdi skoru da artırma adına önemli işler yapabilirlerdi. Fenerbahçe’de dün maça en çok etki eden isim kaleci Volkan’dı: Yaptığı kurtarışlar ve takıma verdiği güven, Fenerbahçe’nin kazanma arzusunu ayakta tuttu.
12
4 MAÇ KALDI
Tabii ki oyun Fenerbahçelileri tatmin etmedi, hatta belki de mutlu etmedi. Ama gerçek şu ki herkes tarafından kötü lanse edilen sarı lacivertliler yarışta halen var. Bu süreçte biraz daha göze hoş gelen futbol oynayabilse belki de bu tarz eleştirilerin dışında kalacak. Aykut Hoca’nın 6’da 6 hedefinden geriye 4 maç kaldı. Ve oyuna bakmadan devre arasına kadar alınacak puanlar Fenerbahçe’nin ikinci yarıda şampiyonluktaki isteğini daha da artıracaktır.
11
KOCAMAN'IN YANLIŞI...(ÖMER ÜRÜNDÜL)
Aykut Kocaman dün yine bana göre gereksiz bir yanlış yaptı... Hiç gereği yokken, Soldado'yu oyuna aldı. Üstelik de en çok çalışan Aatif'ın yerine! Eğer orada bir değişiklik gerekiyorsa, Aatif'ı çıkaracaksan, Valbuena'yı oyuna alırsın. Nitekim bu yanlış değişiklik, şanssızlıkla pahalıya mal oldu. Temennim yanılmak ama tahmin ediyorum Soldado'nun sakatlığı ciddi...
10
HİÇ GEREĞİ YOKKEN...
Bir hata da Janssen yaptı. Hiç gereği yokken gördüğü sarı kartla cezalı durama düştü. Üstelik de Soldado'nun problemi varken... Fenerbahçe'nin dün en çok beğendiğim tarafı; hırsları, kazanma arzuları ve de sahada yardımlaşmalarıydı. Zaten günümüz futbolunun istediği önemli ilke saha içi organizasyonu bu kadroda olamaz.
9
İŞİN GERÇEĞİ BU(GÜRCAN BİLGİÇ)
Aykut Kocaman'ın maç öncesinde, "Tedbirlerimizi aldık" cümlesini çok yadırgamıştı Fenerbahçeliler. Süre geçtikçe ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anladık aslında. İk i beki; Şener ve İsmail, top kayıpları sıralamasında ilk üçü zorlamıştır muhtemelen. Buna iki kenar oyuncusu Dirar ve Aatıif'ı da ekleyebiliriz elbette. Futbol topuna böylesine "yabancı madde" yaklaşımı yapan oyuncularınız varsa, önlem almaktan başka çareniz kalmıyor. İşin gerçeği bu.
8
TABELA KONUŞUR
Fenerbahçe prensiplerine tamamen aykırı ancak mevcut kabiliyete baktığınızda kaçınılmaz. "Tabela konuşur" bölümünden devam ederek, çok sert eleştirilemeyecek bir tavır aslında bu. Bu yazıyı okuyanların büyük bölümü, "Bana ne iyi oynadıysa.. Kazanamıyorsan, ne yapayım iyi oyunu?" diyenlere hak vermiştir bir şekilde. O zaman, sürecin "galip" kısmına takılıp, "Yine kanser ettiler" şikayetleriyle haftayı geçirmeliler.
7
HER ŞEY BAŞKA OLACAK
Valbuena gibi ekstra oyuncuların tekrar oyuna katılmasıyla, mücadelenin yanına oyun aklının girmesiyle birlikte daha farklı bir bakış açışı kazanacağız. Şu anda kazanmak zorundalar, bunu bilerek savaşıyorlar. Ne zamanki taraftar gelecek, tribündeki yerini alacak ve daha iyisini isteyecek, sahadakilere destek verecek; o zaman her şey başka olacak.
6
TRİBÜNLER BOŞ ÇÜNKÜ...(ERSİN DÜZEN)
Maç kazanabilir, ki kazandı, yarışın içinde olabilir ki içinde! Ama keyif veriyor mu, beni tribüne çeker mi? Cevabım HAYIR! Benim gibi düşünen milyonlar vardır. Çünkü artık profil değişti. Haftada onlarca maç yayınlanıyor ve insanlar iyiyi, kötüyü ayırt ediyor. Bu yüzden Kadıköy boş kalıyor.